• $8,1456
  • €9,6936
  • 452.904
  • 1366.42
01 Şubat 2015 Pazar

Mesleki eğitimde hibrit model

Ülkemizin en fazla tartışılan ama bir türlü sonuç alınmayan problemlerden birisi mesleki eğitimdir. Bütün dünya gezilir görülür, raporlar hazırlanır ama bir türlü uygulamaya konulmaz ya da sonuç alınamaz. Bu açıdan kalifiye insan yetiştirme sorunu da çözülemez. Bu da direkt olarak verimsizliği ve kalitesiz ve katma değersiz iş doğmasına yol açar.

Ama geçenlerde başbakan bu konuyla ilgili bir mesaj verdi. Dedi ki “mesleki eğitim önemlidir bu konuda bazı çalışmalar yapacağız eğitimde üç dönem uygulamasını getireceğiz böylece öğrenciler iki dönem okulda bir dönem sanayide ders alacaklar böylece uygulamalı eğitim alacaklar” dedi. Ekledi “hangi bölgede hangi mesleki eğitime ihtiyaç varsa, sanayi neyi istiyorsa o programı açacağız ve orada o eğitim yapacağız.”
İsterseniz bu sözlerden önce YÖK üyesi sayın Prof. Dr. Durmuş Günday’ın MYO’larla ilgili raporunu göz atalım. Rapora göre, 2008'de 547 olan MYO sayısı yaklaşık yüzde 47 artarak 2014'te 802'ye ulaştı. Türkiye'de bulunan 802 meslek yüksek okulunun 705'i yani yaklaşık yüzde 88'i devlet üniversitelerinde, 57'si yani yaklaşık yüzde 7'si vakıf üniversitelerinde, 8'i yani yüzde 1'i Vakıf MYO'larda, 32'si yani yüzde 4'ü diğer kurumlara ait MYO'larda bulunuyor. Bu MYO'ların 549'u teknik ve sosyal olmak üzere farklı eğitim programlarında, 253 MYO ise sağlık, turizm, havacılık, adalet, maden, ulaştırma gibi 20 farklı tematik alanlarda eğitim veriyor.Yükseköğretimde okuyan öğrencilerin yaklaşık yüzde 30'u MYO'larda okuyor.
Peki bu kadar okulda okuyan ve mezun olanlar ne yapıyor. İşte burası tam bir sorun çünkü MYO öğrencilerinin büyük çoğunluğu mutsuz. Ayrıca MYO mezunu olan öğrenciler çoğunlukla bu alanda çalışmıyor. Bunun birden çok sebebi var en önemlileri; birincisi mesleki eğitimin sanayiden kopukluğu, ikincisi programların ihtiyaç olan yerlerde değil karmakarışık herhangi bir plan olmadan açılması, üçüncüsü bu programların açılmasında ve yürütülmesinde profesyonellerin yer almaması, dördüncüsü öğrencilerin bu bölümleri seçerken doğru yönlendirilmemeleri diye uzatabiliriz.
Peki çözüm ne diyeceksiniz? Çözüm hibrit modelde yatıyor. Yani hibrit derken neyi kastediyorum? Bütün programlar yeniden tasarlanacak ve ülkenin her köşesinde ihtiyaca uygun hale getirilecek. Örneğin Gaziantep’te işletme, girişimcilik gibi programlar açılırken, Muğla’da turizm programları, Sinop’ta su ürünleri, İzmit’te otomotiv ve elektronik gibi programlar açılmalıdır. Bu programların müfredatlarını o alanda faaliyet gösteren odalar ve sektör kuruluşları yapacak. Öğrenciler akşama kadar sanayide işbaşında öğrenecek, akşam saatlerinde belirlenen yerlerde yüz yüze eğitim yapılacak. Programda belirlenen derslerin yarısı uzaktan eğitimle belirlenecek böylece ülkenin herhangi bir yerindeki uzmanlar her yere ders anlatabilecek. Öğrenciler eğitimlerinin son döneminde daha da uzmanlaşmak için partner şirketlerde işbaşı yapacaklar. Dolayısıyla öğrenciler yaparak öğrenecek, zaman kaybetmeyecek, yerinde ve işbaşında öğrenecek, teknolojinin yardımı ile her yerden ders dinleyebilecek.
İşte model bu, ha bu arada modeli ben bulmuş falan değilim. Mesleki eğitimi sanayiden kopuk veren ülke sadece biz kaldık.
Şimdi top YÖK’te. Başbakan ve hükümet desteğini verdi. Bu işin doğrusu da ortada, o halde neşter vurma zamanı geldi.

<p>RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ YAĞIŞLAR ÇEKİLİYOR</p><p>Hafta başında Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nu

Meteoroloji Uzmanı açıkladı... Ramazan'da hava durumu nasıl olacak?

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor

Uygarlık tarihine ışık tutan 12 bin yıllık kazı başlıyor