• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
3 Ağustos 2014 Pazar

Liseler nereye gidiyor?

OECD’nin eğitim raporlarında bir ülkenin eğitim sisteminin başarısını o ülkede zorunlu eğitimden sonra okula devam eden öğrencilerin oranına göre belirlenebilir deniyor. Yani bunun anlamı biz de 8 yıllık zorunlu eğitimden sonra resmiyette zorunlu uygulamada zorunlu olup olmadığı belli olmayan lise eğitimine geçiş oranına bakmak lazım. Bu oran biz de o kadar düşük ki OECD ülkeleriyle kıyaslamak bile mümkün değil. Örneğin bizde liseye devam eden öğrenci oranı 9 sınıfa başlarken %85 ama bitirme oranı %65 civarında oysa bu oran OECD ülkelerinde ortalama %90’larda. Peki, bu ne anlama geliyor.

Bunun birkaç anlamı var. Birincisi eğitim ihtiyacı doğru belirlenmemişse ve gençlerin nasıl eğitim almaları gerektiği ve eğitim sonrası planlamalar yeterli değilse ilgi görmüyor. İkincisi eğitim sistemimizin lise kısmı acil sos veriyor. Üçüncüsü özellikle doğuya gidildikçe lise eğitimine ihtiyaç duyulmuyor çünkü kazanımları yetersiz geliyor. Bizim lise eğitimimiz diğer ülkelere göre biraz farklı. Örneğin her yıl ilköğretim birinci sınıfa yaklaşık 1,3 milyon öğrenci başlıyor ama bunların zorunlu eğitim kararından sonra 1 milyona yakını liseye devam ediyor. Geriye kalan 300 bin öğrencinin akıbetini bilen yok. Liseye devam eden 1 milyon öğrencinin ise %20 gibi bir kısmı lise birinci sınıfta okulu terk ediyor. Bu öğrencilerin ancak 800 bini liseyi bitirebiliyor. Yani ilköğretim birinci sınıfa başlayan öğrencilerin ancak yarısını lise son sınıfa taşıyabilen bir eğitim sistemimiz var. Peki, bu çocuklar neden okula devam etmiyor. Birincisi okuldan beklenilen ile elde edilen arasındaki büyük fark. Yani okula başlayan çocuk ve ailesinin eğitimden beklediği ile okulun verdiği arasında büyük uyumsuzluk var. Bir düşünün Anadolu liselerini kazanmak için üç yıl uğraşan çocuk bu okulları kazandığında bir ikisi hariç okulda öğretmen eksikliği, laboratuar yokluğu, sosyal ve sportif yönden eksiklikler, dünya ile ve yeni gelişmelerden kopukluğu görünce umudunu kaybediyor.
Tam bu noktada nasıl bir lise kavramını tartışmamız gerekiyor. MEB, okulların nitelik yönden geliştirilmesi kısmıyla pek ilgilenmiyor. Onlar sürekli kaç derslik yaptık kaç öğretmen atadık hesaplarıyla durumu kurtarmaya çalışıyorlar.
Şimdi soralım sayın yetkililer liselerimizin durumu nedir? Bu soruya ben yanıt vereyim. Fen liseleri ile başlayalım; yabancı dil bilmiyorlar, güya bilim adamı yetiştirecektik ama laboratuar ve bu laboratuarı kullanacak öğretmen yok, uluslararası arenada herhangi bir buluşumuz veya patentimiz lise seviyesinde (fen ve teknoloji lisesi hariç) maalesef yok. Kısacası Türkiye’nin en zeki 5 bin öğrencisini üniversite sınavlarına hazırlayan en iyi dershane oldu fen liseleri. Bence Türkiye’nin en iyi dershaneleri fen liseleridir.
İkincisi Anadolu liseleri; benim küçüklüğümde girmek için hayaller kurduğum Anadolu liseleri nerede bu günkü Anadolu liseleri nerede? Şimdi her mahallede spor tesisi olmayan, yabancı dil öğretmeyen, öğretmeni diğer okullardan farksız, öğrenciye yeni bir şey katamayan liseler. Üstelik bu yetmezmiş gibi MEB bütün liseleri Anadolu Lisesi yaptı. Yani tabela değiştirerek kamuoyuna sunuyor. Kalitede yarışmak yerine kalitesizleştirme operasyonu yapıldı.
Üçüncüsü, meslek liseleri ki dünyanın gelişmiş ülkelerinde mesleki eğitim için 14 yaşın erken olduğu düşünülerek kapatılmalarına rağmen bizim hükümet programımızda halen toplam liselerin %65’inin meslek lisesi olması öngörülmekte. Bence bu liseleri ya kapatalım. Ya bunları bulundukları bölgelerdeki ticaret sanayi odalarına devredelim. Ama lütfen bu şekilde devam etmeyelim. Çünkü çocukları kandırıyoruz sadece. Üstelik yeni yapılanma ile öğrenciler 9.cu sınıfta meslek lisesine yerleşiyor. Sonra o lisede çocuğun yeteneklerine uygun program var mı yok mu belli değil. Seneye öğrenciler mesleki eğitimlerine rastgele devam ederse hiç şaşırmayın. Bu da sadece bize özgü olur sanırım. Çünkü kavram olarak meslek liseleri öğrencilerin temel eğitimden sonra yetenek ve ilgilerine göre yönlendirilmesidir. Bu yapılmıyorsa mesleki eğitim olmaz zaten.
Bir de İmam hatipler var ki? O türün ne tür olduğuna karar veren henüz yok. İçinde fen ve Anadolu Lisesi programı uygulayan meslek liseleri yani ne olduğu belli değil.
Sözün özü, bu ülkede lisenin ne demek olduğunu bilen Robert Koleji, Alman lisesi, Bahçeşehir Koleji Fen ve teknoloji lisesi, Üsküdar Amerikan lisesi gibi okullar var. Tabi bunlar özel diyeceksiniz ama hepsi burslu öğrenci alıyor. Ben milli eğitim yetkililerinin yerinde olsam bu işin nasıl yapılacağını bu okulları kuran ve yönetenleri toplar ve bu işi çözerdin. Yoksa liselerimizin çökmesine çok az kaldı benden söylemesi.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!

Sosyal medyayı sallayan en ilginç ilizyonlar

Karabük'te bilim insanları otonom kontrollü kalp masajı cihazı geliştirdi