• $7,5354
  • €9,1058
  • 444.89
  • 1513.22
03 Aralık 2009 Perşembe

Kat'kısız' sayı

Artık yazmak bile istemiyorum. Tam on yıldır tartışıyoruz, konuşuyoruz.
Kimin ne amaçla katsayı konuştuğu belli değil. Bir eğitim sistemi bu kadar anlamsız bir gündemle bu kadar meşgul edilebilir. Eğitim bir bilimdir, eğer bilime saygınız varsa ülkemizin ve dünyanın önde gelen bilim insanlarının görüşlerini alırsınız ve bilimin verdiği karara göre davranırsınız. Yok, eğer bilime saygınız yoksa -ülkemizde olduğu gibi- sokaktaki manav bile katsayıya çözüm arar. İyi günler . Geçen hafta yazdığım yazıya kızanlar da oldu teşekkür edenler de. Ama inanın hiç önemli değil. Sadece düşüncelerimi yazdım ve yazmaya devam edeceğim. Ben aşağıdaki mektuptaki öğrencinin sesi olmaya çalışıyorum. Bu ülkede "filler tepişir arada çimenler ezilir" misali olanların sesi olmaya çalışıyorum. Lütfen okuyun bakın neler duyacaksınız.
"Sizi rahatsız etmemin sebebi Danıştay'ın katsayı kararı. Birçok yerde bu kararla ilgili yazılar okudum.
Ancak sizinkini ayrı bir dikkatle okudum.
Çünkü ben de bir meslek lisesi mezunuyum ve eğitim hayatımın gidiş hattından hiç de memnun değilim.
Nedenini kısaca özetleyeyim.
Ben şu anda 19 yaşındayım. îki sene önce ÖSS'ye girdim. Ayrıca YDS'ye de girdim. Herkes söylemişti aslında, asla yabancı dille ilgili bir bölüm kazanamayacağımı. Çünkü meslek lisesi mezunlarının ağızlarıyla kuş tutsa bile kendi bölümleri dışında bir yeri tercih edemeyeceğini. Ama ben dinlemedim. Neden bilmiyorum ama o söyleyenlerin yanlış bildiğini düşündüm.
Tabii YDS'den sonra anlamıştım asla bir yere giremeyeceğimi. Benim tek hayalim vardı; o da İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü okumak. Şimdi diyebilirsiniz, özel üniversitede okuyabilirsin. Ancak şöyle bir durum var. Ben 3 ayrı işte çalışıyorum. Ailemin beni özel üniversiteye gönderebilmesi imkânsız. Neyse... Ben son hazırlık okuyan döneme denk geldim, o yüzden İngilizcem çok iyi. Hazırlık bittikten sonra ben ne okumak istediğime karar vermiştim, ingiliz Dili ve Edebiyatı. Bunu aileme söylediğimde ise o klasik soruyla karşılaşmıştım... Bu bölümü okuyup ne yapacaksın? Ingilizcen zaten iyi, bu bölümün yükseğini oku. (Bu arada bölümüm Uluslararası Ticaret-sadece Boğaziçi, Celal Bayar ve Mehmet Akif üniversitelerinde var-Bir de Sermaye Piyasası. O da Marmara'da.) Ama ben hiçbir zaman istemedim ki bu bölümü dediğimde ise bana bağırdılar. Bunu şimdi mi söylüyorsun diye!!! Bense yine bir şey demedim 'Özür dilerim ben suçluyum'dan başka. Halbuki liseye kayıt yaptırırken çok söylemiştim hem anneme hem babama ben düz liseye gitmek istiyorum diye. Ancak onlar istemediler.
Onlar benim meslek lisesine gidip en azından kolumda bir altın bilezik olmasını söylediler.
Bu sene YOK'ün katsayı kaldırıldı açıklamasını duyunca ne kadar sevindim bilemezsiniz. Eminim o anda dünyanın en mutlu insanı olmuşumdur.
A İlah im dedim, hayalim gerçek oluyor.' En sonunda ingiliz Dili ve Edebiyatı okuyabileceğim. O günden beri her gün internetten olsun, test kitaplarından olsun günde en az 100 YDS sorusu ve 50 karışık normal test sorular çözüyordum.
Böyle gidersem Boğaziçi'ni bile kazanırım diyordum kendime. Ancak Danıştay sağ olsun ben ve benim gibi binlerce insanın hayallerini yerle bir etti. Babaannemin ölümünden beri hiçbir şeye bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum. Tek hayalim vardı. Ne çok zengin olmak ne güzel bir sevgili ne de ünlü biri olmak.
Sadece İngiliz Dili ve Edebiyatı okumak istiyordum. Ama olmadı.
Şimdi nerede okuyorsun derseniz, İstanbul Üniversitesi'nin iki yıllık Dış Ticaret ve Avrupa Birliği Bölümü'nde okuyorum ve hayatımın gidiş hattından hiç memnun değilim. 14 yaşında iken ailemin benim adıma verdiği karar sonucunda hayatımdan nefret ediyorum. İyi günler." Başka söze gerek var mı? Bırakalım tepişmeyi de yukarıda olduğu gibi imam hatipli olmayan öğrencinin feryadını duyalım. Belki de çocuklarımızın tarafına geçeriz belli mi olur değil mi?

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor