• $7,3505
  • €8,9443
  • 438.027
  • 1536.11
04 Ağustos 2010 Çarşamba

İyi ki üniversiteler var


Ülkemizde üniversite mezunu olanların oranını biliyor musunuz? Birçok kişi yeni üniversite açılmasına ve kontenjanlanna arttırılmasına karşı çıkıyor. Karşı çıkanların bazı gerekçelerine hak verebilirim.
Ama ülkemizde üniversite sayısı fazla diyenlere hak vermem mümkün değil. Öncelikle şunu tanımlamak gerekiyor. Üniversite eğitimi ile meslek edinme aynı şey değildir. Üniversite okumak meslek edinmek için bir yol olarak kullanılabilir ama asla üniversite eğitimi meslek edinmenin tek yolu değildir. Ülkemizde aileler çocuklarının mutlu ve daha seçkin yaşamalannın yolunun üniversite eğitiminden geçtiğini düşünürler. Ayrıca üniversite eğitimini, sadece 4 veya daha fazla yıl eğitim yapan okullar olarak tanımlamamak gerek. Meslek yüksekokulları da üniversite eğitimi kapsamına girmez mi?

ORAN SADECE YÜZDE 11
Bunu neden söylüyorum. Çünkü son yıllarda eğitimle ilgili kavramlar her zaman olduğu gibi yine birbirine karıştınldı. Üniversite, vakıf üniversitesi, özel üniversite, 2 yıllık, 4 yıllık, meslek vb. Sanınm benim en kısa zamanda bir sözlük çıkarmam lazım, yoksa buradan ne kadar düzeltebilirim ki. Geçenlerde eski bir rektör diyor ki, "Vakıf üniversitelerinin açılması yasaklansın. Her ile bir üniversite yanlıştır." Bu sözleri bir bilim insanı tarafından söyleneceğine asla inanmıyorum. Yazımın başında sorduğum sorunun cevabına geleyim. Hocama da sanırım iyi bir yanıt olacaktır. Ülkemizde üniversite mezunlarının oranı %11, bu fazla mı az mı? Rusya'da bu oran % 55, G. Kore'de % 51, Avrupa'nın birçok ülkesinde %50'lerin üstünde, Şili'de %22, Meksika'da %24'lerde. En önemlisi de doğu bloğu ülkeleri yani düne kadar Sovyetler Birliği şemsiyesinde kalmış sonra dağılmış ve hızla devlet olmaya çalışan ülkeler. Ortalama üniversiteli oranı %35'lerde. Tüm bunların anlamı şudur. Eğer üniversite mezunu sayınız fazla ise daha hızlı kalkınırsınız. Eğer üniversiteniz fazlaysa bu üniversiteler bulunduğu bölgeye kültür ve kalkınmışlık getirir. Hele hele bizim gibi ülkelerde daha fazla insanı üniversiteli yapmak, eğitmek hayati bir öneme sahip değil mi?
Bir de şu açıdan bakın, ülkemizin 18-64 yaş arası çalışan nüfusta eğitim ortalaması 4,5 yıldır. Yani üreten nüfusumuz ilkokul mezunu bile değil. Neden gelişemediğimizi şimdi anladınız mı? Kalkınma ile eğitim arasında çok yakın ilişki vardır. Daha fazla üniversite ve daha fazla okuyan insana ihtiyacımız olduğu kesin.

OKULLARIMIZ YÖNETİLEMİYOR
Dünyanın üniversite kavramını nasıl tanımladığına bakarak üniversitelerimizi tekrar tanımlamak durumundayız. Üniversiteler geleceğimiz, toplumumuzun sigortasıdır. Üniversiteler bilgi üreten, fabrika gibi topluma yayan kurumlardır. Bugün Harvard Üniversitesi dünyanın her tarafından öğrenci alıp ciddi bir eğitim turizmi oluştururken, neden biz Azerbaycan'dan, İran'dan, Suriye'den öğrenci alamıyoruz. Neden Kıbns'ta Amerikalılar üniversite açarken, biz büyük üniversitelerimizi yurtdışında açamıyoruz. Cevabı yine ben vereyim. Üniversitelerimiz yönetilemiyor. Üniversiteleri yönetenler YOK'ten şikâyet ederek bu işten sıynlmaya bakıyor. Kolayı bu olsa gerek. Üniversitelerimize devletin kaynak ayırmasına da şaşırıyorum, neden bu kadar profesörün, doçentin olduğu yerde bilgi üretip satamıyoruz da ilköğretime, anaokuluna harcamamız gereken parayı buralara harcıyoruz. Bir terslik yok mu?
Üniversitelerde yapıyı değiştirmek zorundayız.
Düşünün ÖSYS yerleştirme sonuçlan açıklanacak, en başarılı ilk 1000 öğrenci bir yerlere yerleşecek, malum tahmin edebiliyoruz nerelere yerleşeceklerini. Otuz yıldır ilk 1000'de yer alan öğrenciler aynı yere gitmiyor mu zaten. Peki, siz bu çocuklann gittiği yerlerden üretilen patent sayısını ve alınan ödülleri hiç duydunuz mu? Ben duymadım. Acaba bu çocuktan oralarda yanlış mı eğitiyoruz? Bu sorunun cevabını size bırakıyorum.
Biz öncelikle üniversiteleri kimin yönetmesi gerektiğini tartışalım. Kesinlikle bugünkü yapının olmaması gerektiğinde mutabık olacağımız kesin. Aynca üniversiteleri özerk hale getirelim. Kendileri kendi bütçelerini yapsınlar.
Sonuçta yükseköğretimimizin nasıl geliştiğini kısa sürede göreceksiniz. Çünkü üniversiteler özgür olursa üniversite olur.

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sosyal medyada en çok paylaşılan mantık soruları

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!