• $7,3494
  • €8,9413
  • 437.254
  • 1536.11
19 Temmuz 2009 Pazar

İşin doğrusu-2

Dünkü yazımdan sonra birçok il ve ilçenin milli eğitim müdürü aradı. Hatta, ismini vermeyeyim bir ilimizin valisi yazımı okuyunca ilindeki tüm eğitim yöneticilerini yann toplantıya çağırmış. Beni arayanlar özellikle ölçme değerlendirme merkezleri önerimi çok yerinde ve gerekli bulduklarını ifade ettiler.
Söyledikleri asıl önemli nokta ise, "maalesef üniversitelerimizde ölçme ve değerlendirme bölümü bulunmuyor.' Doğru, ülkemizde ölçme ve değerlendirme lisans bölümü yok. Boşuna değil sınavların, tutanın elinde kalması, eğer ölçme değerlendirme uzmanlan olsaydı sınavlar ve eğitimimiz daha doğru yorumlanırdı.
Bugün ÖSS sonuçlarının nasıl yorumlanması gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Şu günlerde kamuoyunun ÖSS'yi yorumlamasını körlerin fili tanımlamasına benzetiyorum. Herkes dokunduğu yere göre yorum yapıyor. Efendim, birincisi ÖSS dün de ifade ettiğimiz gibi, başarıyı ölçme amacıyla değil, sıralama ve yerleştirme yapma amacıyla uygulanan bir sınavıdır. Dolayısıyla ÖSS sonuçlarını bu gerçeğe uygun yorumlamak gerekir. ÖSS iki bölümden oluşan bir sınav, birinci bölüm testleri öğrencilerin ilköğretim bilgilerine dayanan sorulardan oluşur. İkinci bölümün soruları ise lise 2 ve sonrası görülen derslerden oluşur.
LİSELERİN GÜNAHI NE?
Peki, bizim günlerdir yorumladığımız fen ve matematik sonuçları neye ait, ÖSS'nin birinci bölümüne ait. O zaman liselerin günahı ne bunda. ÖSS yapısı gereği ilginç bir sınav birinci bölüm testlerini her öğrencinin yapması gerekiyor, yani ortak alan olarak kabul ediliyor. Peki, fizik, kimya ve biyoloji derslerinden oluşan fen bilimleri-1 testini, alam gereği lise-2,3. ve 4. sınıfta hiç görmeyen Türkçe matematik, sosyal bilimler, yabancı dil ve meslek lisesi öğrencileri nasıl yapabilir?
ÖSYM, fen bilimleri öğrencilerinin sınavda yaptığı fen bilimleri soru sayısını tüm adaylara bölünce ortaya bu tablo çıkmış oluyor.
Üçüncüsü, illerin basan durumu, bu listeye hiç baktınız mı? Bu liste yine ÖSS birinci bölümde yapılan yani ilköğretim bilgilerine dayalı test puanlanna göre oluşturuluyor. Peki, bu listenin l.si olan Karaman ile 59.su olan İstanbul arasında sadece sekiz puan fark bulunuyor. Yani İstanbul'daki öğrenciler sınavda sadece 4 soru daha yapsaymış İstanbul birinci olacakmış. Kaldı ki illerin basan durumu bu kadar sığ bir veri ile karşılaştırabilir mi? Eğer bir karşılaştırma yapacaksak, okul sayısı, öğrenci sayısı, okullaşma oranı, öğretmen eğitimi ve kalitesi, sınıf öğrenci sayıları, velilerin ekonomik durumu ve eğitime yaptıkları katkı vb. Bir sürü veri alınır ve raporlaştınlır.
İSTANBUL DAHA BAŞARILI Peki, size bir soru: İstanbul'dan sınava katılan öğrencilerin yüzde 35'i, Karaman'dan sınava giren öğrencilerin ise yüzde 65i sayısal öğrencisi ise ne olacak? Nasıl bu gruplan karşılaştırabilirsiniz ki.
Bakın SAY-2 puan ortalamasına göre, yani sayısal-2 puanını alalım. Bu puanı kim oluşturuyor sadece sayısal öğrenciler, İstanbul 2008ÖSS'de SAY-2 puanı 205.493, Karamanın ise 200.435. peki şimdi ne olacak? Buna göre İstanbul daha başanlı bir il. Tersini söyleyebilir misiniz? Bu sonuca göre de dün astığımız İstanbul'a bugün madalya mı takalım?
SBS'de durum daha ilginç. Bazı okullar zayıf öğrencilerini SBS'ye başvuru dahi yaptırmıyor. Bazı okullar yıl sonu notlarını öğrenci SBS'ye katıldıktan sonra veriyor. Bazı okullar eğitimi bırakmış sadece öğretim yapıyor. Yani öğrencinin kişilik kazanacağı dönemde onlan sadece SBS'ye hazırlıyor. Eğitim kimin umurunda. Sonra bu durum çok matahmış gibi bununla övünüyor. Herhalde dünyanın başka ülkesinde olsa çoktan okul incelenmeye alınmıştı. Bizde kimin umurunda.
CEVAP BEKLİYORUZ Sayın Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve yıllannı ÖSS'ye vermiş Prof. Dr.
Ünal Yarımağan ve bu ülkede ÖSYM gibi bir kurumu yaratmış olan Prof. Dr. Fethi Toker çağnma kulak verin. Ortaya çıkın ve bu sınavların nasıl yorumlanması gerektiğini anlatın. Yoksa meydan boş önüne gelen konuşuyor. Bu topluma doğruyu ve bilimselliği anlatmalısınız. Artık zaman bilimin ve aklın konuşma zamanıdır.

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında