• $9,2639
  • €10,8148
  • 531.733
  • 1432.8
27 Ekim 2015 Salı

Global yükseköğretim

Sayın YÖK Başkanımız üniversitelerimizi kutlama yazısını görünce şaşkınlığımı gizleyemedim. Çünkü başarı diye açıklanan şey üniversiteler süper ligi değil, birinci ligi de değil 2’nci ligi klasmanı sonucu ve bunu kutluyoruz. Sayın Başkan iyi niyetli teşvik edici davranıyor ama doğruyu görmezsek sanırım kendimizi kandırmaya devam edeceğiz. Peki ben neyi kastediyorum isterseniz burada OECD raporuyla anlatayım.

OECD’nin 2030 yılında dünyada yükseköğretimin geleceğine ilişkin yaptığı kapsamlı projeksiyon çalışmasına göre; önümüzdeki yıllarda belirginleşeceği öngörülen eğilimlere şu şekilde özetleniyor;

- Öğrencilerin, öğretim elemanlarının ve kurumların hareketliliğini içeren sınır ötesi ve ulus-aşırı yükseköğretim büyüyecektir.

- Akademik araştırmalarda uluslararası işbirlikleri artacaktır.

- Araştırma bağlamında özellikle Kuzey Amerika açık ara üstünlüğünü devam ettirecektir.

- Yükseköğretimde kamu payı azalacak özel finansmanın payı ile performansa dayalı fonlama artacaktır.

Yükseköğretime erişimin kitleselleşmesi ve evrenselleşmesi açısından da değerlendirilmesi gereken uluslararasılaşma sürecinin en önemli unsurlarından biri, öğrenci hareketliliğidir. Son yıllarda dünya genelinde öğrenci hareketliliğinde ciddi bir artış gözlenmekte, bütün ülkelerce özendirilmekte, bu doğrultuda yeni araçlar ve işbirlikleri geliştirilmektedir. Son kırk yıllık süre zarfında kendi ülkesi dışında yükseköğretim için eğitime giden öğrenci sayıları dört kattan fazla artmış, 4 milyonu geçmiştir. 1975’te tüm dünyada bir milyonun altında olan uluslararası öğrenci sayısı, 1990’da 1,3 milyona, 2000’de 2,1 milyona ulaşmıştır. 2010’da bu sayı 4,1 milyon olarak gerçekleşmiştir. Yükseköğretim uzmanlarının öngörülerine göre bu artış devam ederek 2025 yılında 8 milyona ulaşacaktır
Dünyada hareket halindeki uluslararası öğrenci sayılarına yakından bakıldığında, bu öğrencilerin büyük bir bölümünün dünyanın en büyük yirmi ekonomisine sahip ülkeler ile OECD ülkelerinde eğitim gördükleri görülmektedir. Ancak daha yakından bakıldığında uluslararası öğrencilerin en çok tercih ettiği ülkelerin Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri olduğu görülmektedir. 4,1 milyon uluslararası öğrencinin yaklaşık iki milyonu Avrupa ülkelerinde, 880.000’i Kuzey Amerika’da eğitim görmektedir.
Uluslararası öğrencilerin eğitim gördükleri ülkelere göre dağılımı ise, ABD, Birleşik Krallık, Avustralya’nın toplam %37’lik bir oranla en önde gelen ülkeler olduğu görülmektedir. Kanada ve Yeni Zelanda da dâhil edildiğinde toplam öğrencilerin %44’ünün İngilizce konuşan ülkelerde bulunduğu görülür. Almanya ve Fransa da %6’şarlık oranlarla diğer önemli ev sahibi ülkeler konumunda bulunmaktadırlar. Türkiye ise %1’e yakın oranıyla diğer birçok OECD ülkesinden daha az sayıda uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor.
Bunun yanında küresel alanda faaliyet gösteren üniversite sayımız da çok çok az. Kısaca yükseköğretimde kendi içine kapanmış ülke görüntümüz maalesef devam ediyor. Sonuç olarak ülkemizdeki üniversitelerin küreselleşmeyi doğru algılayıp kendi kabuklarına çekilme yerine daha agresif politikalar izlemesi gerekiyor.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Üsküdar'da istinat duvarı çöktü,  faciadan dönüldü. O anlar kame

Üsküdar'da istinat duvarı çöktü

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor