• $9,6091
  • €11,1432
  • 556.239
  • 1521.59
10 Ağustos 2014 Pazar

Gerçek soruları sormak

Bizim ülkemizde ahkâm kesmek çok sevilen bir şey, hele de bilmediği halde biliyormuş gibi ahkâm kesmek en fazla görülen durum. Bizde herkes uzman, böyle olunca bilgi kirliliği had safhaya çıkıyor tabii ki. Yine bu dönemde aynı süreci yaşıyoruz. Ömrü hayatında ülke eğitimine zerre kadar katkısı olmamış ama nasılsa eğitim uzmanı olmuş insanlar sürekli konuşup kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta bir haber yayınlandı. Haberin neden yapıldığı, ne amaçla yapıldığı, dahası ne katkısı olduğunu anlamış değilim. Yıllardır eğitim ile ilgili yazıp çizen insanlardan bir tanesinin hazırlattığı bir haber güya üniversite yerleştirme işlemi sonucunda bölümlere yerleşen öğrencilerin puanları arasında fark varmış bu farklarda çok artmış bu yüzden de eğitimde sorun varmış. Haber o kadar komik ki, sanki dünyanın en iyi eğitim sistemine, en iyi ölçen sınav sistemine sahibiz de bu ölçüm sonuçları arkadaşı şaşırtmış. Üstelik aynı gazete bir gün önce üniversiteye 218 gibi düşük bir puanla girmiş ama yaptığı çalışmayla Holyywooda davet edilmiş bir öğrenci haberini görmemiş gibi.
Kendisini arayıp konuşmak istedim ama daha sonra bunun boşa uğraş olduğuna karar verdim. Zira yıllardır bunu anlatıyoruz. Dünyanın en iyi eğitim sistemlerine sahip ülkelerde okuyan öğrenciler üniversitelere yetenek ve ilgilerine göre yerleşirken biz halen iki soru fazla yapanı dahi ilan edip sonra da onların hiçbir şey yapmamasına şaşıran bir ülkeyiz. Düşünün MİT gibi bir üniversiteye kabul edilen öğrencilerin kaç tanesi Türkiye’de LYS’de ilk 10 bine girebilir veya tersi bizde ilk 2000 öğrenci arasında yer alan ve bizim dahi dediğimiz kaç öğrenci MİT’ye kabul edilir. Bizim taban puan dediğimiz ve ülkemizin başarılı başarısız ayrımı için bazı arkadaşlarca çok önemli kriter olan bu durum ne kadar mantıklı. Ülkemizde üniversiteye yerleşmekte zorlanan gençler mi yoksa derece yapan gençler mi daha çok marka yaratıp, buluş yapıp bu ülkeye değer katıyorlar. Bu çocukları üniversitelerine alan anlı şanlı devlet üniversitelerin patent, marka, yayın, buluş gibi değerlerine bir bakın, acaba bu taban puanının yüksekliği ile doğru orantılı mı? Acaba bu haberi yapanlar bu üniversitelere şu soruyu neden sormuyor; son 50 yıldır merkezi sistemle bu ülkenin en zeki çocuklarını üniversitelerinize aldınız, peki sonuç nedir? Bu çocukların üretimleri ve bulundukları konumları yayınlar mısınız? Diye sormuyorsunuz. Her ile bir üniversite kapsamında açılan üniversitelerde öğrencilerin yarıya yakının kayıt dondurduğunu, buralarda hoca olmadığını söylemiyorsunuz. Oralara dokunmak herhalde hoşunuza gitmiyor.
Neden bunları sormuyorsunuz da her hafta köşenizde bu ülkeye yüksek öğretimde rekabet getiren burs imkânları, daha kaliteli eğitim, başarılı öğrencileri dünya vatandaşı yapan vakıf üniversitelerine saldırıyorsunuz?
Ama sizin amacınız zaten bu değil ki, sizin amacınız toplumun hoşuna ne gidiyorsa onları söylemek. Yani nabza göre verin şerbeti gitsin. Kimin umurunda kalkınma kimin umurunda eğitilmiş birey. Madem bu ülkenin eğitim sorunları ile ilgileniyorsunuz o zaman eğitim çıktılarının neden bozuk olduğunu, üniversitelerin neden başarılı olamadığını, öğretmen verimliliğinin neden düşük olduğunu ve çözüm önerilerinizi söyleyin. Bunları araştırın dünyanın başka ülkeleri TIMMS, PİSA sınavlarda (ABD, Finlandiya, G.kore, Japonya, Singapur) nasıl başarılı oluyorlar onu araştırın.
Gerçekten eğitimci mi yoksa sınavlardan beslenen birisi mi olduğunuzu gösterin. Bekliyorum sabırsızlıkla acaba ne zaman bu ülkede eğitimin gelişmesi için bir şeyler söyleyeceksiniz diye. Artık bekletmeyin sizin de çorbada tuzunuz olsun.

<p>Sel ve heyelan Rize'nin kaderi değil. Doğru yapılaşma soruna çözüm üretmek, can ve mal kayıpların

Rize'de taşkın önleme çalışması

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (28 Ekim 2021)

Tarım arazilerine zarar veren kahverengi kokarca ile ''samuray arıları'' savaşacak

Uyuşturucunun ''kimyasal parmak izi'' suçun kaynağına ulaştırıyor