• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
2 Haziran 2015 Salı

Eğitime katkı nasıl olur?

Eğitim alanında o kadar çok yazacak konu var ki bu hafta hangisini yazacağımı şaşırdım. YÖK kararları, LYS, TEOG tercih sistemi, meslek yüksekokullarına giriş sistem değişikliği, Boğaziçi üniversitesinin raporu ve daha nice konu. Hangisini yazacağımı şaşırdım. Ama ben bugün bunları yazmayacağım. Geçtiğimiz günlerde bir grup işadamı ile İzmir’de bir araya gelme şansı buldum. Orada kendileri ile yaptığımız bir sohbeti aktarmak istiyorum.

Konuşmada sürekli dönüp dolaşıp nitelikli insan gücü ve inovasyon konuşuldu. Çok hoşuma giden şey, bütün işadamlarının artık katma değeri yüksek teknoloji üretmekten başka çaremiz kalmadı demesi idi. Bunu o kadar güzel anlattılar ki hepsi ülkemizin orta gelir tuzağına düştüğünü buradan çıkmanın tek koşulunun teknoloji üretimi ve yetkin insan kaynağı olduğunu ifade etmeleri ve bütün çıkışı eğitimde görmeleriydi. Konu eğitime katkı, işadamları olarak eğitime yaptıkları katkıları anlattılar. Yaptıkları işler gerçekten takdir edilecek işler. Hepsi henüz otuzlu kırklı yaşlardalar ama yaptırdıkları okullardan ve dersliklerden bahsederken çok gururluydular.
Konuşmanın bir kısmında girişimcilik ve inovasyona yönelik bir çalışma yapıp yapmadıklarını sordum. Anlattılar ama girişimciliği doğal olarak gençlere yönelik değil işadamlarına yönelik bir kavram olarak anlattılar. Bende kendilerine inovasyon ve girişimcilik kavramlarının dünyada Kore gibi, ABD gibi hatta Singapur gibi ülkelerde ne tür sonuçlara yol açtığını anlattım ve onlara eğer bu ülkeye daha fazla katkı sunmak istiyorlarsa eğitime destek kavramını yeniden tanımlamaları gerektiğini anlattım.
Sonuç olarak; ülkemizde işadamları eğitime destek dediğimizde ya okul yaptırmayı ya da MEB’e bağış yapmayı anlıyorlar. Peki, bu doğru mu? Bunun doğru olmadığını size tek bir çıkarımla anlatmak isterim. İşadamları okul yaptırdıklarında okulun fiziki yapısı ne olursa olsun sonuçta bir tekdüze eğitim sistemine bir bina daha katmış olmuyorlar mı? Yani öğretmeni MEB atayacak, müfredat aynı müfredat, sistem aynı sistem, değişen bir şey yok. Bunun yerine ne yapılabilir? İşte anahtar soru bu ne yapılabilir?
İşte bu soruya bizden önce her zamanki gibi cevap veren ülkeler çıkmış; demişler ki biz ülkedeki zeki öğrencileri bulsak hepimiz bir ya da birkaç öğrenciyi yeteneklerine ve gelişeceği alanda sonuna kadar destekleyip en iyi eğitimi versek daha faydalı bir iş yapmış olmaz mıyız? Bunu daha somutlaştırayım, örneğin bu işadamları okul yaptırmak için harcadıkları parayı geçen yıl Türkiye ’de SBS birincisi olan veya LYS birincisi olan çocukların bundan sonraki eğitimine harcasalardı beş on yıl sonra Türkiye’nin dünya çapında iki büyük bilim adamı olmaz mıydı? Tabi devlet politikamızda bu yok. Çünkü bize göre herkesi aynı binaya doldurup aynı verimsiz eğitimi yapmak eşitlikçi bir sistem oysa o grup içinde geleceğin bilim adamlarını, işadamlarını, marka patent yapacakları yok etmenin neresi eşitlik. Bu olsa olsa adam kıyıcılık değil midir?
Buradan işadamlarımıza seslenmek istiyorum. Paranızı sakın ha bina yaptırmaya harcamayın. Bu ülkenin yetenekli ve yaratıcı beyinlere ihtiyacı var. Boş boş binalar yapıp sisteme boş bir bina daha ekleyeceğinize bir çocuk seçip onu bu ülke için, geleceğimiz için destekleyin en güzel okullarda okutun Size adres de vereyim; Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi, Türkiye’nin STEM eğitimi yapan tek okulu, aldığı patentlerin toplamı 136 üniversitemizden daha fazla. Okulun kurucusunun dediği gibi “benim gücüm 24 öğrenciyi okutmaya yetiyor. İşadamları desteklese daha çok çocuk okuturuz.” Bu okul henüz 5 defa mezun verdi ama mezunları dünyanın en iyi üniversiteleri MIT, Stanford, Purdue gibi okullarda okuyor. MIT’e giden öğrencisi daha birinci sınıfta patent yaptı. Alın bu çocuklardan bir tanesini okutun, memleket kazansın. Burada sesleniyorum. Bütün işadamlarına okul yaptırmak ve derslik yaptırmak yerine bu ülkenin geleceğine yatırım yapın bir beyin de siz bulun. Gelin bundan sonra her ilden en az bir çocuğu seçelim ve bu çocuğun eğitim sürecini siz yönetin işte o zaman eğitime katkı yapmış olursunuz. İşte o zaman her yıl bu ülkeye en az 1000 beyin kazandırırız ki o zaman bu ülke dünyada lider ülke olur.

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı