• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
8 Ekim 2009 Perşembe

Eğitimci olmak veya olmamak...


Türkiye'de meslek ile ilgili sorulan iki klasik soru vardır. Birincisi küçükken sorulur "Büyünce ne olacaksın" diye. İkincisi ise büyüdüğünüzde sorulur "Tekrar dünyaya gelsen aynı işi yapar miydin" diye. Bu soruya 'Hayır' diyecek bir sürü meslek vardır. Ama ülkemizde bu soruya 'Hayır' diyeceklere bugünlerde yeni bir meslek daha ekleniyor. O da eğitim kurumu açan, eğitime yatınm yapan, okul açan, bedava öğrenci okutan, devletinin yükünü azaltan eğitimciler...
Yapılacak ve para kazanılacak bir sürü iş varken eğitim gibi para kazanılması zor bir alana yatının yapmayı seçmek herhalde farklı bir tercih olsa gerek. Okul açıyorsunuz, arsayı bile devlet vermiyor. İnşaat yapıyorsunuz tamamı cebinizden, sıra, masa, tahta, tebeşir aklınıza gelen her gideri cebinizden karşılıyorsunuz. Zaten açma iznini almak deveye hendek atlatmaktan daha zor. Şimdi izin almak zor diyence sevinmişsinizdir devlet eğitimi denetliyor diye. Hayır, canım eğitim falan denetlenmiyor, kapılar 90 cm olmalı, camların yüksekliği şu kadar olmalı gibi anlayacağınız ilginç bir denetleme bu. Yoksa, eğitimi kiminle yapacaksın, öğretmenin kim, eğitim sistemin nasıl, hangi yöntemleri kullanacaksın gibi maddeler kimsenin umurunda değil. Kapılar, bacalar ölçülür. Açma iznini alırsınız. Devlet der ki "Şimdi bu okulu açtın, buraya kayıt ettiğin öğrencilerin %5'ini burslu okutacaksın. Onlardan hiçbir masrafı istemeyeceksin." Hay hay ona da tamam. Bu arada devlet kendi okulunda kimseyi burslu okutmaz, devlet okulunda masraflan ödemeden okuyan öğrenci yoktur. Neyse burslu öğrenci de alırsınız. Böylece devletin üzerinden öğrenci yükünü azaltmış, bir de imkânı olmayan başanlı öğrencilere kapınızı açarsınız. Aradan bir ay geçer, Maliyeciler gelir "Burslu okuttuğunuz öğrencilerin KDV'sini ödeyiniz". Hoppala, 'Ben bu öğrenciden para almıyorum ki, neden KDV ödeyeyim' diyemezsiniz. Bırakın burslu öğrencilere KDV ödemeyi, ben devlete vergi veren, eğitime katkı payları ödeyen insanlann devlet okullanna çocuklannı göndermemesini sağlayarak devletin yükünü azaltıyorum.
Yani bana gelen öğrenci devlet okuluna gitse devlet o öğrenci için en az üç bin dolar harcayacakken, o parayı harcamamış oluyor. Devlet bu öğrenciden de vergi istiyor. Devlete yük olmamanın bedeli buysa, yük olanın bedeli daha yüksek olmalıdır.
ÖĞRENCİLER NE YAPMALI?
Şimdi ek kontenjan zamanı, devleti arkasına alan üniversitelerle, vakıflar tarafından kurulmuş kâr amacı gütmeyen ama tüm giderlerini öğrencilerin ödediği paralarla karşılayan vakıf üniversiteleri yanşıyor. Allahaşkına nasıl bir yanş bu?
Şartlar eşit değil birisi devlet imkânlanyla har vurup harman savuruyor diğeri bütçeyi denkleştirmeye çalışıyor. Ama ikisi de bu devletin üniversitesi. Peki ek kontenjanda öğrenciler ne yapmalı? Bence tek bir şey; herhangi bir yerle yetinmeyip ilk yerleştirmede kontenjanının en az %75'ini doldurmuş vakıf üniversitelerini tercih etmeliler. Çünkü bu üniversite yeteri kadar öğrenci aldığı için eğitim-öğretim ve öğretim üyesi sıkıntısı yaşamayacak demektir.
LÜTFEN İYİ GÖZLEMLEYİN Vakıf üniversiteleri arasındaki farklılıklan lütfen iyi gözlemleyin. Gidin görün ve vakıf üniversitesi kuran insanlann neler yaptığına şahit olun.
Devlet arazilerine bizim vergilerimizle yani paramızla yapılmış sahipsiz devlet üniversiteleri ile kendi imkânlanyla devlete yük olmadan yaratılan üniversiteleri görün ve unutmayın vakıf üniversiteleri kâr edemeyen üniversitelerdir.
Sonuçta şu soruyu sakın eğitim kurumu açanlara sormayın "bir daha dünyaya, pardon Türkiye'de dünyaya gelseydiniz aynı işi yapar mıydınız?" hepsi kesinlikle hayır diyeceklerdir. Eğitim kurumu açıp öğrenci okutacaklarına o paralarla "terlik" üretip satsalar emin olun çok daha fazla para kazanırlar hem de bu kadar sorumluluk hissetmeden.. Eee ne diyelim, burası Türkiye...

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi