• $7,4162
  • €8,9823
  • 437.528
  • 1467
31 Aralık 2009 Perşembe

Eğitim her şeyi halleder


Eğitim her şeyi halleder. Bu konuda ısrarlı ve inatçıyım. Eğitim sorununu çözen toplumun hiçbir sorunu olmaz. Ekonomi de, zenginlik de, kalkınma da, işsizlikte eğitimle çözülüyor.
Biz bu ülkede bırakalım her şeyi, eğitime kafa yoralım, eğitim sorunlarını çözelim.
Dün Bahçeşehir Üniversitesi nde düzenlenen bir konferansa katıldım. Trafik çok yoğundu. 'Acaba yoldan geri mi dönsem?' diye düşündüm ama konuşmacıyı daha önceden bildiğim için yürüyerek de olsa konferansa yetiştim.
Konuşmacı ABD New York Üniversitesi'nden Prof. Dr. Josua Aronson, kimse kusura bakmasın ama bizim profesörlere pek benzemiyor. Oldukça sempatik, oldukça rahat, esprili ve karşısındaki grupla çok iyi iletişim kuran birisi. Ben size başarılarından veya geçmişinden bahsetmeyeyim, siz internetten bulup bakarsınız.
Konferansın konusu "Zekâ ve öğrencilik", alt başlığı ise kalıp yargılar, kalıtım ve çevre. Dr. Josua konuşmasına başladığında ilginç örnekler verdi.
ABD'de zenci öğrencilerle beyaz öğrenciler arasındaki eğitim farklarından bahsetti. İlginç şeyler söyledi. Örneğin, okula başlarken zenci öğrencilerle beyaz öğrenciler arasında zekâ farkı olmadığını ama okul sürecinde bu farkın zenciler aleyhine geliştiğini, zencilerin okul hayatında ilerlemesi gerekirken gerilediğini anlattı. Çok etkilendim. Bu durumun okul terklerine ve okul başarısızlığına yol açtığını, bunu azaltmak için ABD'de çok büyük projeler yapıldığını anlattığında ben koptum.
Çünkü yıllardır ^k^ ' söylüyoruz 4f ^^ ^ ^ yine söyleye^^ lim; eğitim sadece kapı duvar değildir.
bt.ii ar. kai itim vf. çevre önemli olan ürünlerin FSS- ~ ölçülmesi ve 4b ortaya çıkan ^^^ BAHÇtştHiR problemlerin ı,lüBB 33 üniversitesi t- .
t-ımmm^^ çözülmesidir.
Yani bizim yapmadığımız, yapmaya da niyetimiz olmayan işler bunlar.
Konferansın bence en yıkıcı anı Dr. Josua'nın verdiği bir örnekti.
Kendi cümleleriyle aktarmalıyım bunu.
"ABD'de bir mahkûmun yıllık gideri 60 bin dolar iken, bir öğrencinin gideri 10 bin dolardır.
Bu mahkûmları küçük yaşlarda eğitebilir, sonra da iş verirsek, bizim kazancımız her anlamda çok büyük olur." Şimdi bunu ülkemize uyarlayalım.
Geçenlerde sanırım Sayın Cemil Çiçekti, dedi ki "Hapishanelerimiz çok dolu bazı mahkumların cezalarını değiştirelim ya da farklı işlerle geçirmesini sağlayalım." Ne hissettiniz bilmiyorum ama ben çok üzüldüm. Neye üzüleceğimi de hesaplayamadım. Birincisi hapishaneler dolu, ikincisi suç eğilimi artıyor, üçüncüsü hükümetin çözümü çözüm değil. Neden Dr.
Josua'nın söylediğine kulak kabartmıyoruz? Neden eğiterek çözmüyoruz? Neden sorunlarımızı çözmek için eğitime sarılmıyoruz?
Neden okullarımızı ölçmüyoruz ve çocukları okulda tutmaya çalışmıyoruz?
Türkiye'de her yıl ilköğretimden 1,3 milyon öğrenci mezun oluyor, bunların sadece 850 bini liselere devam ediyor.
Aradaki 450 bin öğrenci nereye gidiyor?
Daha bunu bile kontrol edemiyoruz.
Konferans bitti. Aklımda binlerce soru, ama bu kadar soru arasında bir an nefes alıp Bahçeşehir Üniversitesi'ne ve en başta Mütevelli Heyet Başkanı aynı zamanda TÖDER Başkanı Enver Yücel'e teşekkür ettim. Ama sorular kafamda, neden biz bunları düşünmüyoruz? Neden biz hâlâ bir insan yetiştirmenin toplumu ne kadar değiştirdiğini fark etmiyoruz? İnsanların suç işlemesini önleyici değil ortam sağlayıcı oluyoruz ve en önemlisi neden bizim bilim adamlarımız bu çalışmaları yapmıyor?
Cem Yılmazın söylediği gibi eğitim şart, peki sizce değil mi?..

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı

Eren-5 operasyonunda 53 sığınak ile 62 depo kullanılamaz hale getirildi