• $7,3595
  • €8,9585
  • 436.971
  • 1536.11
17 Aralık 2009 Perşembe

Eğitim eğitim, eğitim


Eğitimle ilgili bir şey yazdığımızda ya da söylediğimizde 'Bu bizim ülkemizde olmaz' ya da 'Bizim ülkemizin koşulları buna uygun değil' denir. Acaba eğitim küresel bir kavram mıdır yoksa yerel bir kavram mıdır? Eğitim dünyanın birlikte düşünmesi ve tüm insanlığa sunması gereken bir hak mıdır? Yoksa eğitim ülkelerin kendi içerisinde kapalı kapılar arkasında organize ettikleri bir iş midir?
Eğitimi sadece ulusal bazda düşünmek, geçmişten günümüze uzanan bilim tarihini reddetmek olur ki; bu da zaten bilime aykırıdır. Bilim evrensel bir kavram ise, her ulus, her birey buna bir şey ekliyorsa ve bilimin gelişmesinin temelinde eğitim varsa o zaman eğitimin evrensel tarafı tabii ki daha fazladır.
Bence eğitimin %80'lik kısmı evrensel, %20'lik kısmı ulusaldır.
Eğer siz eğitim sisteminizi evrensel gerçeklere ve doğrulara göre düzenlemezseniz işte bugün yaşadığınız sorunları yaşamaya devam edersiniz.
Bir düşünün; son 10 yılda eğitim sistemimizde tartıştığımız evrensel bir konu oldu mu? Yani biz dünyada hiçbir ülkede olmayan ve eğitim bilimine aykırı konuları tartışıp boşuna zaman harcıyoruz. Sonra da biz neden geride kalıyoruz diyoruz. Nedeni basit; kendi günlük problemlerimizi bir kenara bırakıp okullarımızı dünyaya ayak uyduracak duruma getirsek sorun çözülecek.
Bakın son 10 yılda neler oldu; tam beş Milli Eğitim Bakanı değişti, tam dört Talim Terbiye Kurulu Başkanı değişti, iki kez ilköğretim sonu eski adı OKS, LYS yeni adı SBS olan sınav değişti. Üç kez ÖSS değişti. Bu değişenlerin hangisi sizce uzun uzun bilimsel tartışmalar sonucu yapıldı. Tabii ki hiçbiri...
Bugün YÖK toplanıyor, karar alacakları konu "katsayı." 1999 yılında da zamanın YOK'ü toplanıp sadece beş saatte "katsayı" uygulama kararı almıştı. Bu karar 10 yılda düzeltilemedi. Şimdi YÖK toplanıyor ve sanırım üç-dört saatlik toplantıyla yeni bir karar alacak ve bu karar da tartışılacak.
Kimse neyi tartıştığını bilmeyecek, herkes bilse de konuşacak bilmese de... Hatta geçen sefer baro dava açmıştı. Bence bu sefer "Minibüsçüler derneği" dava açsın. Ne fark eder ki; nasıl olsa bilim insanlarını dinleyen yok. Eğitimi tartışan da yok... O zaman kimin dava açacağının bir anlamı da yok.
Umarım bu son olur. Bilimin ve evrensel doğruların hâkim olduğu bir eğitimi tartışırız artık. Belki duymamışsınızdır, çünkü katsayı ile meşgulsünüz, ülkemizde dünya standartlarında bir lise var; "Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi". Bu okulun öğrencileri harikalar yaratıyor, bu öğrencileri şu ana kadar yurtdışında katıldıkları tüm yarışmalarda -ki bilim yarışmalarından bahsediyorum- birinci oluyorlar. Şimdi sizce katsayıyı mı tartışalım yoksa dünya çapında ödüller toplayan "Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi"nin başarısını diğer okullara uygulamayı mı konuşalım. Tabii ki daha öncede yazdım, kesinlikle katsayı kaldırılmalı ama artık gündemimiz bu olmamalı değil mi?

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...