• $7,3713
  • €8,9798
  • 443.007
  • 1551.57
09 Temmuz 2009 Perşembe

Birinci olmayan var mı?


Ben ilkokulda okul birincisiydim. Hatta bir yıl sanınm 4.sınıfta birinci olamamıştım ama bütün mahalleye ben sınıf birincisiyim demiştim. Birinciydim ya ne fark eder, sonuçta bir birincilik var. Hayatım boyunca hep birinci oldum. Kah okul kah sınıf, olmadı grup birincisi oldum. Ama o zamanki öğretmenler bu durumu pek umursamıyorlardı. Hiçbiri benim adımı sınıf panosuna asmadı. Okulda bir pano oluşturulmadı. Şimdi okuyor olsaydım adım gazetelerin sayfalarını süslerdi herhalde.
Geçenlerde Özel Yabancı Okullara Giriş Sınav sonuçlan açıklandı. Topu topu 18 bin kişinin girdiği ve her öğrencinin kazandığı bir sınav (!) Sınavın 52 birincisi var. Biz eğitimcilerin neden ölçemeyen ve başanlı ile başansızı ayıramayan sınavlar yaptığımızı konuşmamız gerekirken, ertesi gün gazetelerde çarşaf çarşaf birincilerin ilan edildiğini görünce, gülmekten kaşıklanma ağnlar girdi. Kimi kandınyorsunuz beyler, böyle bir sınavın birincisi olsanız ne olur olmasanız ne olur.
Yakında SBS ve ÖSS sonuçlan açıklanacak. Ben o gün hep merak ederim. Birincisi olmayan okul veya birincisi olmayan eğitim kurumu olacak mı diye? Önemlimidir bilmiyorum? Bireysel olarak öğrencilerin derece elde etmesi hele hele bu kadar büyük sınavlarda şapka çıkanlacak bir durumdur. Ama bu işin bir standardı yok mu veya bu standardı koyacak bir kurum yok mu?
Ben müdürlük yaparken veliler kayıt için geldiklerinde sorarlardı, "kaç birinciniz var" diye. Merak ederim hep birincinin olması mı önemli yoksa çocuğunuzun alacağı eğitim mi? Bir öğrencinin birinci olması bir eğitim kurumunu neden başanlı ya da başansız kılar bunu da anlamam. Neden her öğrencinin kendi standartlarını aşması ve kendisinin birincisi olmasını değil de başka bir öğrencinin birinci olmasını önemseriz. Neden kendi çocuğumuzun başanlı olabilme ihtimalini değil de başka bir öğrencinin birinci olmasını önemseriz. Önemli olan her öğrencinin potansiyelini keşfetmek ve onu ulaşabileceği maksimum seviyeye çıkarmak değimlidir?
Eğitiminde eğitimcinin de amacı bu değil mi?
Bu konuda birinci sözüm velilere; başka öğrencilerin birinci olup olmadığıyla değil kendi çocuğunuzun ulaşabileceği en yüksek noktaya ulaşması için ona verilecek eğitimi irdelemekle uğraşın. İkinci sözüm eğitimcilere, her çocuk size emanet edilmiş bir gelecektir. Bir çocuğun elde ettiği basan ile değil size emanet edilen her çocuğun başansıyla aynı oranda ilgilenin. Lütfen her çocuğun potansiyelini keşfedin ve onu kendi birincisi yapmaya çalışın.
Üçüncü ve son sözüm Sayın MEB Bakanı Nimet Çubukçu ve sayın ÖSYM Başkanı Ünal Yanmağan'a sonuçlan açıklarken sizin açıkladığınız isimler dışında isim açıklanmasına yol açmamak için tüm verileri açıklayın.
Birincileri, okullann başarılarını, illerin başansını hepsini açıklayın. Sizin açıklamalannız o kadar doyurucu olsun ki başka kurum ve kişiler yeni veriler üretmek durumunda kalmasın. Tabii ki, ülkemizin her güzide köşesinde bir birinci türemesin. Kamuoyu birincileri sizin ağzınızdan duysun.
Bir de anlamadığım başka bir durum var.
ÖSYM Başkanı sınav sonuçlannı açıklıyor.
O an herkes onu dinliyor. Sınav sonuçlannı hiç kimse bilmiyor. Ama nasıl oluyorsa onbeş dakika içinde Ankara'dan, izmir'den, Diyarbakır'dan öğrenciler İstanbul'a toplanıyor.
ÖSYM Başkanı'nın hemen ardından ışınlanmış gibi onbeş dakika içinde basın toplantısı yapılıyor. Buna da pek aklım ermiyor yani...

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı