• $7,4096
  • €9,0245
  • 440.408
  • 1533.67
12 Ağustos 2010 Perşembe

Bir beyaz bir siyah

MEB'in son yıllarda aldığı en olumlu kararlardan birisi liselerde alanlann kaldınlması oldu. Talim terbiye kurulunun aldığı karara göre liselerde artık alan seçme yok. Bunun yerine öğrenciler üniversitede okuyacaklan bölümlere göre ders seçecekler ve buna göre eğitim alacaklar. Oldukça olumlu bir karar çünkü hep söylediğim gibi ülkemiz eğitim sisteminin en büyük sorunu öğrencilerin ilgi yetenek ve yapabileceklerinin keşfedememektir.
Bundan dolayı da öğrenciler sadece akademik ders başanlanna göre önce lise seçerler sonra lisede alan seçerler sonra da üniversitede okuyacaklan bölümleri seçerler. Bundan dolayıdır ki bol bol mühendisimiz doktorumuz olmasına rağmen dünya çapında reklamcımız ve iletişimcimiz çok çok azdır.

ÖĞRENCİYİ ANLAMAK
Bir çocuk okula başladığı günden ' itibaren matematik yapıp yapamadığına göre başanlı yada başansız olarak gösterilir.
Hiç duydunuz mu? "İletişim becerisi yüksek, teatral becerisi yüksek bir çocuk" dendiğini ben duymadım. İlköğretim sonuna kadar bu işlem bir türlü bertaraf edilir ama bu işin en kötü yürütüldüğü yer maalesef alan seçimiydi.
Düşünün bir öğrenci lise birinci sınıfta fizik dersinden başansız olduğu için yeteneği ne olursa olsun mühendis olma doktor olma şansını kaybediyor. Bir öğrencinin matematik dersi beşlik sistemde üç değilse hukuk okuma şansı kalmıyor.
Çünkü bu öğrencinin alan seçerken TM seçme şansını yitiriyor dolayısıyla da
 öğrencinin üniversite sınavında başarılı olması imkânsız hale geliyor. Hele hele okullarda hiç sosyal bilimler alanı kalmadı.
Çünkü okullar alan seçerken en başanlı öğrencileri fen alanına, daha az başanlılan Türkçe matematik alanına, en az başanlılan da sosyal bilimler alanına yönlendiriyorlardı. Öğrencilerde başansız olmamak için sosyal bilimler seçmek istemiyorlardı. Hatta okul ÖSYS ortalamasını düşürdüklerini düşünerek sosyal bilimler alanı seçecek öğrencilere baskı yaparak vazgeçiliyorlardı.

UYGULAMA NASIL OLACAK
Peki alanların kaldınlması sonrasında okullarda uygulama nasıl olacak. İşte burada her şey kanşıyor. Çünkü genelgede alanlann kaldınlması anlatıldıktan sonra ders saatlerinin opsiyonlan anlatılıyor en sonunda "ancak hangi dersin hangi öğrenciler tarafından kaç saat alınacağına okul öğretmenler kurulu okul imkânlanna göre karar verir" deniyor. Sonuç çok açık alanlar resmiyette kaldırıldı ama fiili olarak devam edecek demektir. Olması gereken burnuydu? Tabii ki hayır olması gereken öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine göre üniversitede okumaları gereken bölümleri belirleyip ona göre alması gereken dersler ve saatleri belirlenmeliydi. Ama bu zor olduğu için biz yine kolayı seçip. Mış gibi yaptık.

BAKANLIKTAN SES YOK
Geçen hafta sonu Milliyet gazetesinin üçüncü sayfasında bir okulumuzun SBS başansını anlattığı bir reklam vardı.
Reklamın altında şu ibare yer alıyordu. Bu liste MEB tarafından ilan edilmiştir. Oysa MEB böyle bir liste ilan etmediğini ve listenin yanlış olduğunu belirtmişti. Peki buna rağmen bu ilanlan veren ve kaynak olarak da MEB'i gösteren kurumlara kim dur diyecek anladık MEB demeyecek.
Nedenini bilemiyorum ama MEB bu konuda sus pus. Ama defalarca yazdım bu adaletsizliktir. MEB'in basın danışmanlan ile defalarca konuştum, 'bunu engelleyin' dedim ama nafile. Peki halkı yanıltan reklam yapan kurumlar için reklam öz denetim kurulu nerede? Allah.nzası için bu işe dur diyecek biri yok mu? Birileri . MEB'de çalışan bir bürokratın kafasına göre yaptığı bir basan listesini ilan ediyor.
MEB bunun yalan olduğunu söylüyor.
Listede adı geçen kurumlar reklam yapıyor.
Sanki zincirleme-danışıklı dövüş bu işe birilerinin açıklama getirmesi şart yoksa herkes zan altında...

<p>Iraklı yetkililer intihar saldırılarının art arda gerçekleştiğini ve saldırganların Tayaran Meyda

'Bağdat'taki saldırıda DEAŞ ihtimali güçlü'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında