• $8,149
  • €9,7345
  • 457.804
  • 1376.34
07 Ocak 2010 Perşembe

Benim üniversitelerim

Bugün gazetenin birinde bir yazı, üniversitelerin sıralaması diye verilmiş. Okudum araştırdım nereden alınmış diye. YÖKün sayfasından alınmış.
Araştırmaya devam ettim. Acaba bu araştırma ve sıralama nasıl yapılmış diye. Sonunda üniversitelerin sıralamasının nasıl yapıldığına ulaştım. Sizinle de paylaşmak istedim. Bilin, bilin ki üniversiteler neye göre başanlı ilan ediliyor.
Şimdi siz zannedeceksiniz ki öğrenci başansı, topluma katkı, proje üretme, yurtdışına açılım, bunlann hiçbirisi değil. Kriterler ilginç;
¦ Toplam yayın sayısı, YÖK tarafından veriliyor,
¦ Kişi başına düşen yayın sayısı- yine YÖK tarafından veriliyor,
¦ Çıkmış yayınlara yapılan atıf sayısı, yani birisi kitap yaptığında sizin kitabınızdan veya yayınınızdan alıntı yapmış mı?
¦ Toplam yayın konferans sayısı, kaç kişinin katıldığı önemli değil yapılması önemli,
¦ Öğretim üyesi başına düşen yayın ve atıf sayısı,
¦ Toplam doktora öğrenci sayısı, (YÖK doktora açmanıza izin vermiyor)
¦ Doktora öğrenci sayınızın genel öğrenciye oranı,
¦ Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı, Bu kriterlere göre üniversiteleri sıralamışlar, sonra bazıları başarılı bazıları başansız olmuş. Allah'ınızı severseniz, hangi kriter üniversitelerin topluma yararını, toplumsal yaşama katkısını, gelişimini, mezunlarının iş yaşamına ve hayata uyumunu, halka açık olmasını sorguluyor? Kapalı kapılar arkasında bir sürü kadronun bulunduğu, girmenin yasak olduğu, bulunduğu kente zerre kadar faydası olmayan, üretmekten yoksun üniversitelerden bahsediyoruz. Bir düşünün; sürekli halka açık, bulunduğu bölgeye projeler yapan, sosyal sorumluluk projeleri için koşturan, konferanslar yapıp halkı bilgilendiren üniversiteler başarılı değil, fotokopi araştırmalarla sürekli odasında oturup devletten aldığı maaşla yetinen birilerinin çiftliği haline gelen üniversiteler başanlı sayılıyor. Bu mudur basan? Eğer bunu basan sayıyorsanız ben üniversite kavramının bir daha tanımlanmasını istiyorum. Ben üniversitenin bu olmasını da istemiyorum.
Üstelik yukandaki kriterleri ölçen ve açıklayanlar da ne kadar tarafsız, o da tartışılır. 10 yıllık ve tamamen kendi kaynaklan ile yaşamaya çalışan bir üniversite ile 100 yıllık ve kamu kaynaklarını kullanarak har vurup harman savuran üniversiteler nasıl aynı kriterlere göre sınıflanabilir?
Bırakın bu işleri, eşit ve adil olun. Kalkınmada üniversitelerin rolünü ve gelişmişlik ölçütünün ne olduğuna bir daha bakın. Eğer bu tanımlar başarılı addettiğiniz üniversitelere uyuyorsa ben özür dilerim. Ama uymuyor bunu biliyorum. Çünkü uysaydı biz geri kalmış ülke olmazdık.

<p>Libya ile çok yönlü anlaşmaların olacağını belirten Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray

Türkiye'nin Ukrayna ve Libya siyaseti nasıl olacak?

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu