• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
13 Ocak 2021 Çarşamba

Yeni tertip

Her gün yeni bir saçmalıkla çıkıyor kamuoyu önüne. Bazen çok çirkin bir iftira, bazen ağır hakaret yahut küfür!

Kışkırtma, ötekileştirme…

Ne ararsan var.

Atatürk’ün kurduğu parti gittikçe marjinalleşiyor. Hatta radikalleşiyor. Yazık!

Neydi son vukuatı?

‘Ülkenin sözde cumhurbaşkanı’.

Kim diyor bunu? Tam on bir yıldır girdiği hiçbir seçimi kazanamamış bir genel başkan. Dün ne diyordu? ‘Diktatör’!

Tutarsız şey!

En son böylesine saldırganlaştığında, ağzından çıkanı kulakları duymaz hale geldiğinde ‘Gezi’ ardından da ’17/25 Aralık’ darbesi olmuştu. Sonradan anladık ki böylesine germesinin, kutuplaştırmasının, ölçüsüz konuşmasının bir sebebi varmış. Olacakları önceden sezmiş!

Hatırlayın! 15 Temmuz darbesinden önce de yine böylesine saldırganlaşmıştı. Sürekli kutuplaştırıyor, ağır hakaretler ediyor, iftiralar atıyordu. Sonra bir baktık FETÖ darbeye kalkıştı. Anladık ki olacakları önceden sezmiş!

Maşallah, sezgileri çok kuvvetli.

Dönelim günümüze.

Yeni bir tertip hazırlığı var. Biden seçildikten sonra arkadaşlara bir cesaret geldi sormayın. Yürek yediler sanki. Biri çıkıp başörtüsüne saldırır, öbürü ‘doğal afet olsun, yangınlar çıksın, askerimiz ağır kayıplar versin’ ister. Beriki Ayasofya’yla kafayı bozar. Hanımefendi de toplar terör yandaşlarını üniversite basar.

Daha önce dedim yine tekrarlayayım, durduk yere olmuyor bunlar. Yeni bir tertip.

Taciz, tecavüz, istismar, aşağılama, şiddet ne ararsan var. Belediyeleri tel tel dökülüyor. Yolsuzluk almış başını gidiyor. Beceriksiz belediye başkanları milleti bezdirdi.

Can Ataklı haklı! Seçimle-meçimle olmaz!

Dahasını da ben söyleyeyim, zaman aleyhlerine işliyor. Düşünsenize onlarca yıldır iktidar olamamış bir ana muhalefet partisi çürüme yaşıyor. Gerçi benim söylememe ne hacet? Kendileri de görüyor. Boşuna mı erken seçim çığırmaları. Daha fazla yıpranmadan sandığa gidilsin istiyorlar. Gel gör ki anketler de ortada.

O halde erken seçime bir kılıf gerek! İşte ‘yeni tertip’ dediğim de bu. Yeri gelmişken, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un ‘erken seçime gidilseydi 27 Mayıs önlenebilirdi’ hezeyanı sanki bu tertibin bir parçası.

Öyle ya bayram değil seyran değil 27 Mayıs üzerinden erken seçim göndermesi de nedir?

Ali Babacan’ın Diyarbakır’da, görevden alınan HDP’li başkanlara sahip çıkmak için yaptığı konuşmayı hatırlayın. Ne diyordu? ‘Seçimler anlamını yitirmiştir’.

Can Ataklı ne dedi? ‘Seçimle gitmez’.

Kemal Bey ne diyor? ‘Sözde cumhurbaşkanı’.

Yani demek istiyor ki ‘seni seçen iradeyi tanımıyoruz’.

Dünkü grup toplantısında da hezeyanlarını sürdürdü. ‘Seçim kişiyi cumhurbaşkanı yapmaz’ dedi.

Haklı! Olacaksa darbeyle olmalı.

Selahattin Demirtaş ne diyordu vaktiyle? ‘Seni başkan yaptırmayacağız’.

Demem o ki Kemal Bey ‘sözde cumhurbaşkanı’ diyerek tıpkı PKK ve FETÖ gibi hadsizce Erdoğan’ın meşruiyetini tartışmaya açmaya kalkışıyor.

Dedim ya çok kirli bir o kadar da tehlikeli bir tertip peşindeler.

Bir büyük çatışma ortamı arzuluyorlar.

Allah fırsat vermesin. Ama biz de uyanık olalım.

Ve son bir not.

Hakaret ediyor, küfür ediyor, iftira atıyor, tuhaf açıklamalar yapıyor ya!

Bu sayede gündemde kalıyor. Öyle ya da böyle gündem belirliyor.

Hâsılı bunu önemsiyor.

Yine bu sayede iktidarın deve dişi gibi icraatlarını perdeliyor yahut gündemden düşürüyor.

Nasılsa ülkeyi yönetmeye talip değil; komik duruma düşmüş, çirkinleşmiş umurunda değil.

O yüzden günlerdir ailesine ‘babanıza sahip çıkın’ diye çağrı yapıyorum.

Aile itibarı çok mühim!

Bilmem anlatabildim mi?  

<p>Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Vücudu yeni haftaya nasıl hazırlamalı? Beslenmede doğru biline

Beslenmede doğru bilinen yanlışlar neler?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Kilo vermek için iştah kapatan besinler