• $8,8879
  • €10,3842
  • 495.684
  • 1382.83
6 Temmuz 2021 Salı

Yalan tüketilmeseydi üretilemezdi

Durdurulamıyor!

Giderek dozu da sebep olduğu yıkım da artıyor! Ürpertici bir hal aldı ve geleceğimizi tehdit ediyor!

Evet, geleceğimizi; inançlarımızı, kültürümüzü, değerlerimizi, örfümüzü, neslimizi, ülkemizi, devletimizi...

Sanmayın ki sadece biz mustaribiz!

Dünya da dertli.

'Nedir' diye merak ediyorsunuz? Uzatmadan söyleyeyim o halde.

Yalan!

Batı'da karşılığı dezenformasyon.

Aynı şey!

Onlar da dertli, onlar için de büyük tehdit. Neyse, başkaları ne yapar, nasıl baş eder bilmem? Ama ülkemiz için tehlike çanları çalıyor bilesiniz.

Günün sonunda yalan hakikati yok edecek, geriye hiçbir şey kalmayacak haberiniz olsun.Hem de hiçbir şey. Çünkü yalan siyaseti günün sonunda sosyolojisini de oluşturdu maalesef.

Çok rahat yalan söylüyorlar, yüzleri kızarmıyor, utanmıyorlar, sıkılmıyorlar. Çünkü ürettikleri her yalan hızla tüketiliyor.

Bu şu demek; ne kadar tüketim o kadar üretim. Bir başka ifadeyle tüketilmese üretilemez.

O halde 'yalan' gibi bir zehri kim neden tüketir? İzah edelim öyleyse.

Önce 'kendilik' diye bir şey icat edip özellikle genç nesli buna özendirdiler. Batılıların 'self' dedikleri şey. Felsefesini burada anlatmam çok güç. Ama ipuçlarını vereceğim.

Umarım 'çözüm arayanlar' dikkatle okur!

Önce tecrübesizleri ayarttılar yani dünü yaşamamış olanları. Kim onlar? Bir kısım genç nesil! Uzunca bir süredir 'z kuşağı' diye kavramsallaştırmaları boşuna değil. Çünkü onları manipüle etmenin çok kolay olacağına inanıyorlar!

Ürettikleri yalanı önce bu genç neslin bir kısmına hızla tükettiriyorlar. Nasıl mı? Alabildiğine ironi ve espri yapmalarına fırsat vererek. Yalan paylaşımların altına bakın göreceksiniz. Bunu tüketenlerin neredeyse tamamı söz konusu yalan üzerinden ironi yapıyor. Bunu neden yapıyorlar peki? Önlerinde rol modeller var yani 'teşvik ediciler'. Bazen bir sanatçı, bazen bir futbolcu, bazen bir tiyatrocu çekiyor başı.

Sonra yüzlercesi, binlercesi hatta yüz binlercesi farkına bile varmadan bu rüzgâra kapılıp gidiyor. Böylece yalanı üreten, tüketimini de sağlamış oluyor.

Yalan üzerine ürettikleri her espriyi, karikatürü, kavramı attıkları bir gol gibi görenler türedi. Eğleniyorlar, keyif alıyorlar.

Bir yönüyle dikkat çekmiş oluyorlar, beğeniliyorlar. Şüphesiz bu onlar açısından mühim. Ama asıl mesele başka!

Yalanı üretip tedavüle sokanlar, başka bir şey daha yapıyorlar. Büyüleyici vaatlerle bu gençliğin bir kısmını ikna ediyorlar.

Başka? Toplumsal bir mühendisliğin sonucu oluşturdukları 'alt kültürleri' mobilize ediyorlar. Daha çok alt kültür oluşturup bunun gücünü kendi menfaatleri için kullanıyorlar.

Dışlanmış bireyleri, suçluları, sapkınları hatta teröristleri yahut yandaşlarını bulup onları marjinal hareketler haline dönüştürüyorlar.

Sonra onların yıkıcı etkisinden faydalanıyorlar.

Geniş kesimlere 'demokrasi, özgürlük' ayağına marjinalliği dayatıyorlar.

Gelişime karşı durma fikrini yaygınlaştırıyorlar. 'Köprü yapma, üniversite yap' diyorlar.

O köprünün bir ihtiyaç olduğu hakikatini de onu yapan mühendisin üniversitede okuduğu hakikatini de gözlerden kaçırıyorlar.

Gençliğin bir kısmını önce lüks bir hayatın gerekliliğine inandırıp sonra da bu hayatı vaat ediyorlar.

Ağlarına düşürdükleri o gençleri 'kaos ortamı' oluşturmaları için kışkırtıyorlar.

'Küresel imparatorluğun' dijital gücü de ayaklarının altına seriliyor.

Tüm dijital platformlar bu yıkıcı faaliyete sinsice destek veriyor. Ama biz uyuyoruz.

Ve son bir not.

Yeni dönemde ülkeler 'dijital imparatorluğun' bu türden operasyonlarıyla şekillendirilecek. Buna direnebilen egemenliğini sürdürecek. Direnemeyen yok olup gidecek. Artık askeri darbeler dönemi geride kaldı. Ne demişti Biden?

'Erdoğan'ı Türk muhalif dostlarımıza destek vererek devireceğiz. Ama bu kez darbeyle değil'. Unutmayın Trump direnememişti.

Düşünsenize dünyadaki terör örgütlerinin ve elebaşlarının dahası suç örgütü liderlerinin bile sosyal medya hesapları açık ama Trump'ın kapalı.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Üsküdar Belediyesi 2021-2022 kültür sanat sezonuna, dünyaca ünlü

Üsküdar'da Evgeny Grinko rüzgarı

''Karadeniz'in Zeugması'' kapılarını dünyaya açacak

Türkiye'deki şehirlerin isimleri nereden geliyor? İşte sizin memleketinizin hikâyesi

Adana'da 263 milyon 400 bin kaçak makaron ele geçirildi