• $13,4436
  • €15,2555
  • 789.526
  • 2036.5
6 Eylül 2014 Cumartesi

‘Rakı sofrası‘ meselesini bir daha düşünseniz!

Heyecansız, renksiz, tatsız, tuzsuz bir kurultaydı.
İktidara yürüyen bir parti kurultayı görüntüsü maalesef yoktu.
Yazık!
Muharrem İnce hayal kırıklığına uğrattı. Çok basit mantıksal kurgularla, taklitlerle, anlamsız şirinliklerle süslediği konuşması gerçekten kötüydü.
Keşke etkili bir metin hazırlasaydı.
Konuşmasının sonunda sanırım delegenin kafasında “hoş adam ama boş adam” intibaı uyandı.
Biz gelelim şimdi asıl meseleye; Kemal Bey’in konuşmasına.
Neresinden tutayım, neresini yüceltip, neresini eleştireyim bilmiyorum?
“Sizi seviyorum, beni dinlemenizi istiyorum” diye başladı söze.
Konuşması boyunca da bunu sıkça tekrarladı.
Beni iyi dinleyin…
Herkes beni iyi dinlesin…
Biz de dinledik!
Konuşmasının omurgasını “biz sağa kaymadık” savunması oluşturdu.
“Hangi CHP lideri Deniz Gezmiş’in mezarını ziyaret etti” diye sormak isterken, dili sürçtü az daha “Deniz Baykal” diyecekti.
Son anda toparladı, ardından da ekledi.
Bu mu sağcılık?
İyi de Kemal Bey, Deniz Gezmiş’in idamı için kalkan eller CHP’lilerin değil miydi?
“Adnan Menderes’in de mezarını ziyaret ettim” dedi.
Menderes’i övdü.
Aynı soruyu yine sordu.
Bu mu sağcılık?
İyi de Kemal Bey, Menderes’i ben mi astım?
“Bütün ibadethaneleri tertemiz yapacaksınız” diye belediye başkanlarına talimat verdiğini gururla söyledi.
“Bu mu sağcılık” diye yine sordu.
Tabii ki değil.
Lakin o camilerin ahıra çevrilmesi de solculuk değildi. Sanki başka bir şeydi!
“Kaçak çayları imha edeceğim” dedi.
Sonra yine sordu:
Bu mu sağcılık?
Kaçak çayla sağcılık arasındaki irtibatı maalesef kuramadım.
Kemal Bey nasıl bir bağ kurdu anlamadım.
Neyse.
Kemal Bey daha sonra sözü Türkiye’nin geri kalmışlığına getirdi.
“60 yıldır iktidarda yokuz, hâlâ gelişmekte olan ülkeyiz, gelişmiş ülke değiliz” dedi.
Ardından da ekledi; “1925 yılında uçak fabrikasının temelini atan ülkeyiz”.
Doğru! Hatta dahası da var. Uçak da ürettik.
Ama sonra ne oldu? Milli Şef İsmet İnönü marifetiyle o fabrika kapatıldı.
Kemal Bey, nitelikli üretimden de söz etti. “Bir kamyon domates verip, bir cep telefonu alıyoruz” eleştirisinde bulundu.
Hükümete seslendi, “Müslümanlığı bilmiyorsunuz, İslam’ın bilime ilime büyük katkıları olmuştur” anlamına gelen cümleler kurdu.
İyi de Kemal Bey, “İslam terakkiye manidir” diyen, ilime bilime katkısını engelleyen kimdi?
Ve gelelim Kemal Bey’in tek akılda kalacak o sözlerine.
Kemal Bey dedi ki:
“Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtaran adamlardan CHP’yi temizleyeceğim”.
İyi de Kemal Bey geçmişten günümüze bu bir CHP klasiği, geleneği değil mi?
Af buyurun ama CHP demek, rakı sofrası demek.
Diyorum ki, bir daha düşünseniz.
Bir daha değerlendirseniz.
Hani bir sıkıntı olmasın diye.
Ve Kemal Bey’e birkaç soru.
Rakı sofralarında Türkiye’yi kurtaran CHP’liler kim?
Bu CHP’liler partiden nasıl temizlenecek?
Bundan böyle CHP’lilerin rakı içmesi, rakı sofrasına oturması yasak mı olacak?
Ve bir çağrı.
Haydi Geziciler Taksim’e.
#KemalBeyRakımaDokunma!!!
#DirenRakı

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. </span><

Omikron ile Kovid-19'un şiddeti azalıyor mu?

Cam parçalarından evlilik teklifi! Herkes onu konuşuyor

Bu deliğin altında bakın ne var! Gözlerinize inanamayacaksınız

Sarımsağı böyle tüketenler dikkat! Bu hatayı sakın yapmayın