• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Ne yaptınız Allah aşkına

Alaattin Çakıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit etmiş! Tabii ki kabul edilebilir bir durum değil. Nokta.

Sayın Kılıçdaroğlu haklı olarak veryansın ediyor. Çakıcı hakkında suç duyurusunda bulundular. Doğru yaptılar. Bundan sonrası yargının işi.

Öyle midir değil midir, tehdit midir eleştiri midir mahkeme gereğini yapar?

Tehdit yahut hakaret veya küfür, kimden gelirse gelsin dahası kime yönelik olursa olsun kabul edilemez. İlkesel duruşumuz kesinlikle böyle olmalı.

Ama Kemal Bey bu ilkesel duruşu siyasi hayatı boyunca bir kez bile sergilemedi. Ne acı değil mi? Dahası var; hakaret, iftira ve tehdit dolu yüzlerce açıklamaya imza attı. Ettiği küfürler de cabası. Yine ne acıdır ki küfür ve hakaret edenlere, fiili saldırıda bulunanlara da sahip çıktı.

Şimdi Kemal Bey ve çevresi Alaattin Çakıcı’dan ‘mafya lideri, çete lideri, suç makinesi’ diye bahsediyor. Oysa cezasını yatmış öyle ya da böyle salıverilmiş. Hukuk önünde suçsuz. Ama biz yine de hukuk açısından değil de Kemal Bey açısından bakalım meseleye ve diyelim ki ‘Alaattin Çakıcı mafya lideri, suç makinesi’!

İyi de Kemal Bey 15 Temmuz gecesi darbe yapılırken bunu kadehle kutlayan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, geçtiğimiz günlerde Çakıcı ile sarmaş dolaş poz verdi. Makamında ağırladı. Yediler içtiler.

Madem Çakıcı mafya lideri ve dahi suç makinesi, eeee? Bu ne şimdi?

CHP içinde kıyamet koptu ama siz duymazdan geldiniz, kılınızı bile kıpırdatmadınız. Sırf CNN ekranlarına çıktığı için kulağından tutup partiden attıklarınız bir yana, Recep Gürkan’ın bu yaptığına göz yumdunuz.

Gelelim asıl meseleye. Evet, tehdit kötü bir şey, doğru!

Ama siz bugüne kadar Erdoğan’ı sayısız defa tehdit etmediniz mi?

Hadi onu geçtim, tehdit edenlere sahip çıkmadınız mı?

Haftalar boyu gerek parti grubunuzda gerekse meydanlarda Erdoğan’ı tehdit edenlerin serbest bırakılması için tek tek isimlerini okumadınız mı? Onların serbest bırakılması için Ankara’dan İstanbul’a yürümediniz mi?

Eylül 2015’te gazeteci Ahmet Altan Bugün TV ekranlarından Erdoğan’ı açıkça tehdit etmişti; hatırladınız mı?

Hani şu FETÖ firarisi Akın İpek’in sahibi olduğu Bugün TV’de.

Ne diyordu Ahmet Altan? Şayet Erdoğan 1 Kasım seçimlerini yine kazanırsa darbe olur. Sonra da götürürler bir çöpün kenarına vururlar.

Evet, böyle tehdit ediyordu. Yaklaşık bir yıl sonra da darbe oldu.

Saymaya kalksam bu ve benzeri tehditleri bir aylık yazı dizisi olur.

Peki, siz ne yaptınız? O tehditleri savuran Ahmet Altan’a sahip çıktınız. FETÖ’nün Bugün TV’sine de. Hangi birini sayayım?

Milletvekilleriniz, genel başkan yardımcılarınız Erdoğan’ı tehdit etmedi mi? Kaç kez ailesini hedef aldılar ve aldınız?

Anaa….aaa……..’ şeklindeki ağır küfrünüzü ne çabuk unuttunuz?

Oktay Ekşi ‘bunlar analarını da satar’ diye yazdığında ona nasıl sahip çıktığınızı biliyoruz. Yılmaz Özdil’in ettiği hakaret ve küfürlere de.

Hangi birini sayayım Allah aşkına.

Ahmet Altan darbe imasında bulunuyor, Erdoğan’ın vurulmasından söz ediyordu. Bir yıl sonra darbe oldu ve Edirne Belediye Başkanınız ‘darbe başarılı olsun, Erdoğan vurulsun’ diye kadeh kaldırıyordu.

Ne yaptınız Allah aşkına?

Aynı belediye başkanınız bugün, sizi tehdit ettiğini iddia ettiğiniz Alaattin Çakıcı ile sarmaş dolaş.

Ne yaptınız Allah aşkına?

Ve son bir not.

Kemal Kılıçdaroğlu, merhum Ahmet Kekeç’in hastalığı esnasında oğlu Hakan’ı arayarak ‘geçmiş olsun’ dileklerini iletti. ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı’ diye sordu? Cenazesine de çelenk gönderdi. İfade etmeliyim ki bu yaklaşımını son derece değerli buldum. Bravo Kemal Bey.

Umarım bu bir başlangıç olur ve Kemal Bey bundan böyle ötekileştirici söylemlerden uzak durur.