• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

İslam ülkesi, milliyetçi muhafazakâr Ali Koç

Türkiye; 2020’de olimpiyat meşalesinin İstanbul’da ateşlenmesi için çırpınıyor. 
CNN Türk’ün spikeri de bu ateşi söndürmek için. 
Agresif spikerimiz telefondaki Ali Koç’un ağzından “olumsuz” bir cümle, hatta kelime alabilmek için çok uğraş verdi. 
Gezi dedi, Suriye dedi, alttan girdi, üsten çıktı nafile. 
Bu amaçla sorduğu her soru karşısında eli boş kaldı. 
Belli ki Koç grubunun Gezi’ye verdiği destek iştahını kabartmıştı. 
Ali Koç’tan da “manşet” çıkarma derdindeydi. 
Son bir kez daha denedi: 
Doların roketlemesini görüyoruz... Olimpiyatlar da maliyetli bir proje... Dışarıdan alınacak kredilerle yapacağız bunları. Doların yükselişinin frenlenmesi gerekir mi? 
Ama ne soru. 
2020’ye daha yedi sene var. 
Ali Koç dayanamadı patladı. 
“Bence çok günlük düşünüyorsunuz. Ekonomimiz güçlü, dışarıdan bir krediye ihtiyacımız yok... Siz birazcık olumsuz yaklaşıyorsunuz konulara...” 
Spiker, “ayarı” alınca buz kesti, sesi titredi, darmadağın oldu. 
Ali Koç son darbeyi de vurdu: 
“İki çocuğu olan bir baba olarak, bir Türk, bir Müslüman olarak bunun gerçekleşmesini isterim. Çünkü olimpiyatlar ilk defa bir İslam ülkesine gelecek.” 
Ablamız bir soru daha soramadı. 

Gelelim bu diyalogdan çıkarılacak sonuçlara: 
1-
Demek ki neymiş; mesele ülke meselesi olunca öyle “boru boru” konuşmak olmazmış? 
2- Demek ki neymiş; Türkiye bir İslam ülkesiymiş? 
3- Demek ki neymiş; 2020 Olimpiyatları’nın Türkiye’de yapılması kararı çıkarsa, “ayranımız yok içmeye, tahtırevanla gidiyoruz helaya” yaklaşımıyla sokaklara dökülüp “istemezük” diyecek olan Gezicilere Koçlardan kumanya ve otel desteği yokmuş? 
4- Demek ki neymiş; ülke ekonomisi güçlüymüş? 

CHP, DARBECİ SİSİ'Yİ TÜRKİYE'YE DAVET EDECEK

CHP dış politikada maşallah büyük atılımlar yapıyor. 
İsrail’e gidiyor, Suriye’ye gidiyor, Irak’a gidiyor. 
Şimdi de Mısır yolcusu. 
Sisileri çağırmış. 
Nasıl mutlular bilemezsiniz. 
Yurtsever bir CHP’li dostum; Mısır ziyaretine dair “gizli ajandayı” ulaştırdı bendenize. 
Sisi’yi Türkiye’ye davet edeceklermiş. 
Daha doğrusu transfer. 
Malum; Türkiye’de “darbeci general” kalmadı ya. 
İthal edecekler. 
Bu transfer için Sisi’ye ne verecekleri şimdilik bilinmiyor. 
Birileri “yuh artık” diyecek! 
İyisi mi ben hafızaları şöyle bir tazeleyeyim. 
Hatırlayın; ne demişti CHP’li Süheyl Batum? 
“Koca askeri yıktılar. Meğer kağıttan kaplanmışlar.” 
Yine hatırlayın! 
CHP Aydın Milletvekili Osman Aydın ne demişti? 
 “Eskiden ihtilaller vardı. Arada bir iktidar değişikliği olurdu. Şimdi o ihtilali yapacak komutan da kalmadı. Hepsini tasfiye ettiler.” 
Vah vaaah! 
Şimdi gelin bu iki resmi birleştirelim. 
Batum’un koca asker zannedip kağıttan kaplan çıktı dediği komutanlar, Aydın’ın tasfiye edilmesinden üzüntü duyduğu darbeciler. 
Bu iki darbe sevici hâlâ Meclis’te. 
Sakın yalnız olduklarını da düşünmeyin. 
Genel başkanları da darbe sever.  

ODTÜ’DEKİ VAHŞİ HAYAT BELGESELİ

Birkaç sırtlan, üç beş çakal, az ileride bekleşen akbabalar, uçuşan kargalar, üşüşmeye hazırlanan sinekler.  
Ortalarında ise masumiyetleri yüzlerine yansımış, ürkek gözlerle etrafına bakınan, çaresiz, savunmasız ceylanlar. 
Herkesin ömründe hiç değilse en az bir kere izlediği benzer belgesellerden biri. 
Sonuncusu ODTÜ’nün “doğal” alanında çekildi. 
Bu tür belgesellerin en mide bulandırıcısıydı. 
Senaryosu, yapımcısı ve yönetmeni tanıdık. 
Belgeselin “vahşi kahramanları” ise alınlarından öpülmeyi bekliyor. 
Kemal amcaları öpecek.