• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
4 Ağustos 2021 Çarşamba

Gerçeğe çeyrek kala

Henry Kissinger 'Bir şeyin gerçek olmasından daha önemli olan, o şeyin gerçek olarak algılanmasını sağlamaktır' der.

Türkiye'nin ormanları ateşe verilmiş, devlet tüm imkân ve kabiliyetiyle seferber olmuş, yangınlar büyük ölçüde kontrol altına alınıp söndürülmüş.

Bu bir başarıdır.

Aksini iddia edenlere burada tek tek benzer olaylar karşısında dünyanın ne yaptığını sıralayacak değilim. Çünkü konu bu değil. Kaldı ki sıralasanız ne olur? Zira senden benden iyi biliyor gerçeği.

Ama yine de isteyen internete girip dünyadaki orman yangınlarına, müdahale şekline, kaç gün değil kaç ayda söndürülebildiğine, bu yangınlarda kaç kişinin hayatını kaybettiğine bakabilir. 35-40 ilimizde onlarca farklı noktada ormanlarımız ateşe veriliyor ve ortada kaotik bir durum var. Bin tane uçağınız olsa ne değişir? Mademki ormanlar yanıyor ve yandı 'Erdoğan'ın yüzünden oldu' der geçersiniz.

Kimin yaktığıyla, neyi amaçladığıyla ilgilenmezsiniz. Dahası bilerek yahut bilmeyerek bu sabotajların bir parçası oluverirsiniz.

Diyelim ki tedbirli(!) davranıp yüzlerce yangın söndürme uçağı satın aldınız. Ama yangın değil Allah göstermesin şiddetli bir deprem yaşandı. Bu kez de çıkıp 'o kadar uçak alacağınıza deprem çadırı alsaydınız' dersiniz.

Şehir hastaneleri yapılırken kıyametler kopartırsınız, 'ne gereği var böyle büyük hastanelere' dersiniz ama salgın başlayınca 'biz şehir hastanelerine itiraz etmedik' diyerek sıvışırsınız.

Önce 'aşı niçin yok' diye yeri göğü inletirsiniz halbuki aşı vardır. Ama milleti tedirgin etmeyi başarırsınız. Zihinlerini bulandırmış, devletine olan güvenini sarsmış olursunuz. Sonra millet 'aşı var niçin yalan söylüyorsunuz' demeye başladığında 'var ama aşılamayı beceremiyorlar, millet randevu alamıyor' diye yeni yalanlar uydurursunuz. Halbuki ortada dünyanın imrenerek izlediği bir başarı vardır. Milyonlarca insanınızı aşılamışsınızdır. Ama siz bu başarının kirletilmesine azmetmişsinizdir. Bu kez de dün 'aşı yok' yalanıyla propaganda yaptığınız halde bugün 'insanlar aşı olmak zorunda mı' diye kaos çıkarmaya kalkarsınız.

Çünkü kötüsünüz!

Yerel seçimler öncesi 'İstanbul depreme hazırlıklı değil, kentsel dönüşüm başarılamamış, deprem toplanma alanları yok' dersiniz ama seçilmenizin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bu uğurda zerre çalışmanız olmaz.

'İsraf ediyorlar' diye bir yalan uydurursunuz 'biz gelince israfı kaldıracağız bir kuruş da borç almayacağız' dersiniz ama gelir gelmez belediyeyi borç batağına saplarsınız.

'Su ucuz olacak, musluklardan kaynak suyu akacak, ulaşım ücreti sembolik hale gelecek,' dersiniz ama görülmemiş zamlar yaparak milleti perişan edersiniz.

Örnekleri çoğaltmak mümkün ama gerek yok. Neyi değiştirecek? Zira birileri çıkıp 'yandaş' diyecek 'yalaka' diyecek. İtibarına ateş edecek. Ama iyiler de kılını kıpırdatmayacak!

Ve son bir not.

Türkiye'ye yönelik karanlık bir tertip daha sahneye konuldu. Ne olacak ki? 'Dış minnaklar' der itibarsızlaştırırsınız.

Dert değil, alıştık!

Türkiye'yi sizin yardım/yataklığınızla teslim almaya çalıştıklarını yazmaya, anlatmaya devam edeceğiz.

Fondaşların niçin fonlandığını anlatmaya da.

Ey millet!

Dimdik durursan, yalana, algıya kapılmazsan, hakikatin peşine düşersen çocuklarına, torunlarına güzel bir gelecek bırakırsın.

Yoksa batasıca Batı seni bir kez daha bölüp parçalayacak. Hem de içerideki işbirlikçileri marifetiyle. Fondaşların desteğiyle.

<div><p></p><p><span style='font-size: 1.6rem;'>Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomo

Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomobil çarpıştı. 2 kişi yaralandı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor