• $8,509
  • €10,2773
  • 499.249
  • 1441.33
04 Haziran 2014 Çarşamba

CHP hastalığını MHP’ye de bulaştırdı

Deniyor ki; “Türkiye’deki temel sorun yüzde 51’in yüzde 49’a tahakkümüdür”.
Yüzde 49, yüzde 51’den daha küçük ve parçalıdır.
Bu nedenle yapılacak hiçbir seçimde yüzde 49 iktidar olamaz.
O halde “sandık her şey değildir”.
Peki yüzde 49 nasıl iktidar olacak?
Tabii ki en bildik ve en kestirme yoldan!
Yani?
Darbeyle!
Lakin TSK kağıttan bir kaplan!
Darbe yapacak general de kalmadı!
Medya karteli kırıldı.
Anadolu sermayesi, İstanbul sermayesine kafa tutar hale geldi.
Gezi başarısız oldu.
17 Aralık girişimi başarısız oldu.
Eeee?
Ne yani yüzde 49 iktidar olamayacak mı şimdi?
Maalesef CHP meseleye özetle bu şekilde bakıyor.
O yüzden de bir arpa boyu yol alamıyor.
Son zamanlarda MHP’yi de bu “sakat” düşüncesine ortak etti.
MHP’liler de artık CHP gibi düşünüyor.
Umutsuzlar.
Şimdi dönelim en başa.
Yani bu ülkede yüzde 51’in yüzde 49’a tahakkümü olduğu iddiasına.
Var mı gerçekten böyle bir şey?
Mesela 2002’de bu yüzde 49’un hangi özgürlüğü vardı da bugün yok.
Cevap çok açık.
Türkiye demokrasi ve özgürlükler alanında 2002’den fersah fersah ileride.
Sadece demokrasi ve özgürlükler de mi?
Hayır!
Ekonomik ve siyasi istikrarda da.
Ve bir başka soru.
Bu yüzde 51’in içinde solcusu, milliyetçisi, Kürtçüsü, Atatürkçüsü yok mu?
Çoook.
O vakit sorun nerede?
Sorun şurada; bu yüzde 49’u etkilemeyi başaran bir avuç beyaz yakalıda.
Siz ona seçkinci deyin, aristokrat deyin.
Ne derseniz deyin.
Yüzde 2’lik bir kesim bu.
90 yıldır bu milleti birbirine kırdırıyor.
Korkutan, kışkırtan kavramlar üretiyor.
Yüzde 49’u ürettiği bu kavramların peşine takıyor.
O kavramlardan birkaç örnek vereyim siz gerisini anlayın.
Tehlikenin farkında mısınız?
Laiklik elden gidiyor!
Cumhuriyet ve Atatürkçülük tehlikede!
Türkiye yabancılara peşkeş çekiliyor.
Ülke bölünecek.
Şeriat geliyor.
Türkiye Malezya oluyor.
Diktatör ve dahası.
Ve son bir not.
CHP’nin daha da, daha da hırçınlaşmasının nedeni; eskiden uyguladığı yöntemlerin bugün işe yaramamasından kaynaklanıyor.
Bir de; yüzde 2’nin yüzde 98’e tahakkümünün son bulduğunu kabullenmek istememesinden.

Polisten çifte standart

Bir topluluk Ayasofya’nın önünde “Ayasofya ibadete açılsın” diye saf tutup namaz kılmış.
Ama polis müdahale etmemiş!
Bir başka topluluk Sultanahmet’ten Saraçhane’ye kadar Mavi Marmara şehitleri için yürümüş.
Polis yine müdahale etmemiş.
Ama başkaca bir topluluğun Taksim’de ortalığı yakıp yıkmasına, sağa sola molotof atmasına, polisi taşlamasına, araçları ateşe vermesine, cam çerçeve indirmesine polis izin vermemiş.
Müdahale etmiş.
Bak sen!
Ayıp etmiş!

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı