• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Eylül 2012 Pazar

Utanç...

Son dönemlerde acayip bir sulu gözlülüktür ki sormayın.   
Meslek gereği takip ettiğim davalarda tanık yakınlarından önce benim gözlerim doluyor.
Ağlamamak için ciddi mücadele veriyorum.
İlk kez Balyoz davasını izlemek için gittiğim o dev, spor salonundan devşirme duruşma salonunda da benzer bir mücadele vermiştim.
Sanık yakınları unutulmak ve sahip çıkılmamaktan yakınıyorlardı.
Gazetecilere, 'boyun eğdikleri'  için kızgındılar.
Balyoz davasını savunanı da davaya karşı çıkanı da eleştiriyorlardı.
Çünkü kimse duruşmaları izlemiyordu.
İzlemeden yorum yazıyorlardı.
İzlemeden, iddianameleri okumadan yapılan yarım yamalak yorumlar...
Oysa delillerin sahteliğinden bahsedilen, tanıkların dinlenmediği bir 'mahkeme'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üst düzey 'parlakları' yargılanıyordu.
Bırakın yazmayı sırf bu lekeli tarihe tanıklık etmek adına bile 'orada' olmak gerekiyordu.
***
 Cumartesi sabahı gazeteleri açınca şaşırdım açıkçası.
Ne ara Balyoz'la bu denli ilgilenmeye başlanmış, kaçırmışım.
Yazmayacaktım, antipatik doğrucu teyzeler gibi 'sen hatalısın' demekten bıktım çünkü.
Ama eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'in oğlu Tolga Örnek'in bir televizyon programında söyledikleri üzerine tutamadım kendimi.
Şimdi Balyoz'dan çıkan cezayı doğru bulan da, düzmece bir mahkemeydi diyen de, adaletsizlik olduğunu savunan da konuşuyor, yazıyor.
Ama ne duruşmaları izlediler, ne de Balyoz'un 'gör beni' yakarışlarına kulak verdiler.
Anlayacağınız; mahkemelerde usule uymayan, adaletin ve insanlığın yakınından geçemeyecek davalar görülüyor.
Birileri birilerine sahte dijital belgelerle iftira atıyor. Tanıklar dinlenmiyor. Bu süreçte gazetecilik de büyük bir sınav veriyor.
Korkunç başarısız bir sınav...
Ülkede elle tutulur, mesleğini hakkıyla yapan gazeteci bulmak öyle zor ki, bu durumda utanmamak elde değil!

YETER Kİ İSTE..
İnsanoğlunu anlamak ne zor.
Ulaşmak, elde etmek istediği bir ürün mevzubahis olunca yapılanlar ürkütücü.
Günler boyu dükkan kapısında uyumaktan tutun da, son kalan ürünü satın alan adamı dövmeye kadar uzatın listeyi.
Kar kış, yağmur çamur demeden üstelik.
Biliyorsunuz; Apple, iPhone 5'i piyasaya sürdü.
O gün başlayan kuyruklar ve kuyruklarda yaşanan tuhaflıklar günlerdir gazete sayfalarında.
Ağzım açık izliyorum.
Tüm bu çile karşısında elde edilecek ürün bir önceki modelin geliştirilmişi. Üstelik onu almak için de türlü eziyet çekilmişti.
Ne desem bilemedim..
Allah akıl fikir versin..

Nesiniz siz, insan mı?
Çocuk yapmışlar, yedirip içirip büyütmüş, bir okula yazdırmış böylelikle 'veli' olmuşlar.
Ama adam olamamışlar!
Tecavüze uğramış 13 yaşındaki bir kız çocuğunun kardeşleri ile kendi çocuklarının aynı okulda okumasından 'rahatsız' olmuşlar.
Bunun üzerine okul müdürü, babaya 'İstenmiyor çocukların' demiş.
Baba da sesini medyaya duyurmuş.
***
Efendim; 'veliler' tecavüze uğramış çocuğun kardeşlerinden rahatsız olmuş.
Kardeşlerin biri birinci sınıfta, biri dört, diğeri altıncı sınıf öğrencisi.
Rahatsızlığın esas sebebi olan mağdure de sadece 13...
Anne baba olmuş insanlar, evlatları yaşında hele de büyük mağduriyet yaşamış bir çocuktan ve tüm ailesinden rahatsız olabiliyor.
Onun yetiştirdiği çocuktan da adam olması bekleniyor!
Şimdi diyor ki şeytan kalk git Sakarya'ya gözlerinin içine bak ve sor; 'Neden rahatsız oldun' diye. Ama gelecek cevabı kaldıracak yürek yok bende!

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi