• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Aralık 2012 Cumartesi

Tek eksiğimiz adalet!

Hrant Dink, Agos gazetesinde yazdığı bir yazıdan dolayı daha sonra öldürülmesine sebep olacak 'Türklüğü aşağılamak' iddiasıyla Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada mahkum oldu. Karar Yargıtay tarafından da onaylandı. Dink öldürülmeden hemen önce bu mahkumiyet kararına karşı AİHM'e başvurmuş ve AİHM cinayetten sonra, 'Dink'in yazısı ifade özgürlüğü kapsamındadır' kararını vermiş, Türkiye'yi de mahkum etmişti.
***
Hrant Dink'in öldürülmesine yol açan 301. maddeden aldığı mahkumiyet kararıydı.
Bu mahkumiyet kararının altına imza atanlar da 'hedef gösterme'nin vebali altındaydı.
Şimdi, kararın altına imza atan, üstelik mahkumiyet kararı konusunda ısrarlı tutum gösteren yargıçlardan Nihat Ömeroğlu, TBMM'de iktidar partiden aldığı oylarla 'kamu baş denetçisi' seçildi yani nam-ı diğer ombudsman.
***
Kamu baş denetçisi; halk ile devlet arasında bir tür aracılık yapma görevinde olacak. Halktan gelen şikayetlerin çözümü, adaletsizliklerin 'içerideki' savunucusu olacak.
Kendisine başvuran tüm vatandaşların dertlerini insan hakları, adalet ve hukuka uygunluğu ile ele alıp, hükümete çözümü için önerilerde bulunacak.
Amiyane tabirle bu ombudsman; vatandaşın devlet içindeki temsilcisi olacak.
***
'Buyrun bu sizin yeni ombudsmanınız' diye sunulan Nihat Ömeroğlu tahmin edeceğiniz üzere büyük tartışmalara neden oldu.  Çünkü 'Türklüğe hakaret etmemişken' Hrant Dink'e 'hakaret etmiştir' diye ceza verildi, Dink öldürüldü ve kararın altındaki imzalar da hala pırıl pırıl parlamakta.
Adı ve yeni görevi tartışılır hatta kınanırken Nihat Ömeroğlu'nun eleştirilmesinin haklı gerekçeleri olduğunu ispat niteliğinde açıklamaları da gazete sayfalarında yerini almaya başladı.
***
Yeni ombudsman Ömeroğlu, Hrant Dink'in ölümüyle sonuçlanan 'imzası' için; 'Dosyanın ona ait olduğu bile anlamadım ki ben' diyor.
'Hem benim geçmişte verdiğim özgürlükçü kararlarım da var' diyor.
'O kararı 23 kişi verdik. Ben sadece bir tanesiyim' diyor.
'Rutin bir karardı' diyor.
'Hrant Dink'in adını medyadan biliyordum ama dosyada Fırat Dink yazıyordu' diyor.
'Beni şimdi değil ombudsman olarak alacağım kararlarda adaletsizlik olursa o zaman eleştirsinler' diyor...
***
Ömeroğlu'nun tüm söylediklerinin doğru olduğunu kabul etsek -ki değil- ortaya çıkan tablo daha da vahim oluyor.
Türkiye'nin ilk ombudsman'ı yargıç Nihat Ömeroğlu bizlere özetle; 'Ben konuya değil kişiye ceza veririm, kim olduğunu bilmeden, neden yargılandığını anlamadan karar verdim. Üstelik bunun sorumluluğunu tek başıma almam, 23 kişi beraber imzaladık. Beni sadece Hrant Dink adaletsizliğimle eleştirmeyin. Yeni görevimde bir adaletsizlik daha yaparsam o vakit eleştirin' diyor.

Fırat (Hrant) Dink!
Gelelim Nihat Ömeroğlu'nun 'Ben kimi mahkum ettiğimi bilmeden ettim' açıklamasına.
Söz konusu dosyaya ulaşmak zor değil.
Keza konuyla ilgilenen avukatlar, takipçisi gazeteceler ve aile o dosyada Hrant Dink'in adının Fırat (Hrant) Dink olarak yazıldığını gayet iyi biliyor.
Kimi mahkum ettiğinden habersiz olduğunu söyleyen Ömeroğlu bu açıklamasıyla dosyayı okumadığının yanı sıra isme dahi bakmadığını da iddia etmiş oluyor.
Diğer yandan Ömeroğlu'nun '23 kişi karar verdik, sorumluluk sadece bana ait değil' açıklamasının gerçeği ise şu; Bu bir rutin karar değildi. Ve 6 hakim ısrarla 'suç yoktur' derken 18'i ise ısrarla 'cezalandırılsın' dedi ve Ömeroğlu o 18 kişinin arasındaydı.

Hrant Dink suçsuzdur diyenlere ne oldu?
Nihat Ömeroğlu'nun yeni göreviyle medyada 'Hrant'ı mahkum edenler yükselirken masumiyetini savunanlara ne oldu' tartışmaları da alevlendi. Birçok gazetede benzer okudum. Çoğu sürülmüş, görev yerleri değiştirilmiş. Ama bir de odası dinlenen, o dinleme kayıtları STV'de yayınlanan, Ergenekoncu olmakla suçlananlar var ki onlardan söz eden dahi yok!

Peki 'Hrant'ın arkadaşları' ne olacak?
Benim vicdanım Nihat Ömeroğlu'nun ombudsmanlığını-kamu denetçiliğini kabul etmez.
Ancak; şimdilerde herkes adaletsizlikten, Nihat Ömeroğlu'nun adının ne ifade ettiğinden bahsediyor. Hafızalarımızı yok sayarcasına tartışıyorlar. Oysa Türkiye'nin AİHM'e verdiği bir 'utanç savunma' var hatırlarsınız. Hani 'Hrant Dink'in yazısı sadece bir ifade özgürlüğüdür' kararına karşı AİHM'in Türkiye'den talep ettiği ve Hrant Dink'in alenen suçlandığı o savunmadan bahsediyorum. O zaman bu savunma karşısında sessiz kalan aydınlar, görmezden gelen, üstünü örtmeye çalışan ve 'Hrant'ın arkadaşı' olduğunu iddia edenler şimdilerde yeniden bu adaletsizlik tartışmasının tarafı oldular. Ama o günlerdeki bilinçli sessizlikleri de en az bu 'yeni ombudsman' kadar aklanamaz!

<p>Sadece Türkiye değil Amerikan basınında da yemin töreninin önüne geçen İncil detayı ile ilgili de

Joe Biden'ın yemin törenine damga vurdu: Üzerinde Kelt haçı bulunan İncil'le ilgili çarpıcı detay

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı