• $7,4971
  • €9,0631
  • 443.533
  • 1524.49
02 Aralık 2012 Pazar

Sonumuz geldi mi?

Bildiğiniz üzere 21 Aralık 2012'nin dünyanın sonu olduğuna dair bir inanç var.
Maya takviminin son sayfası olan 21 Aralık'ta dünyaya (kimine göre Nibiru, kimine göre Marduk adlı) dev bir gezegenin çarpacağı ve bu çarpma anıyla insanlığın sonunun gelip gelmeyeceği yıllardır tartışılıyor.
Tarih yaklaştıkça her konuda olduğu gibi bu konuda da insanoğlu 'ifrata' kaçıyor.
Kendini ruhani boyut atlama işine adayan yabancı menşeili ünlülerden tutun, korkudan aklını kaçıran 'sade' vatandaşa kadar çeşit çeşit insan dünya basınında yer alıyor.
Mesela; ABD her 'felaket'i büyük bir pazarlama ve ticaret fırsatına dönüştürme üstadı olarak bu durumu da en kazançlı şekilde değerlendiriyor. 'Fransa'nın Bugarach köyü dünya üzerinde zarar görmeyecek ender yerlerden biri' söylentisi üzerine köye tek yön uçak bileti satışlarından tutun da, dünyaya bırakmak istediğiniz mesajları bu köye ulaştıracak kargo hizmetine kadar türlü saçmalığa imza atılıyor.
Diğer yandan yıllardır pompalanan 'dünyanın sonu' tarihi yaklaştıkça 'toplu intiharlar'dan korkuluyor. Bu durumda yetkililere süper saçma açıklamalar yapmak düşüyor.
Mesela NASA internet sitesinde bir online soru-cevap hattı açıyor ve endişeli vatandaşın sorduğu sorulara bilimadamları yanıt veriyor.
Siteye gelen 'Çarpma anında nereye saklanmalıyız' sorularına 'Yıllardır yaptığımız çalışmalar sonucu böyle bir çarpma olacağına dair hiç bir göstergeye rastlayamdık' yanıtını veriyorlar ama vatandaşı tatmin edemiyorlar.
***
Kimi diyor ki; Maya takviminin devamı bulundu. Hiçbir şey olmayacak.
Kimi diyor ki; bu sonun başlangıcı. 3000'li yıllara kadar doğal afetler, salgınlar olacak. Dünya yaşam sonlanmadan zor ve acı dolu bir döneme
giriyor.
Kimi diyor ki; tüm inançların kitaplarında da anlatıldığı üzere bir son var. Ve insanoğlu kendi hatalarının bedelini ödeyecek.
Kimi diyor ki; Nostradamus'un kehanetleri ve Maya takvimini beraber okumak gerek. 3. Dünya Savaşı'na hazır olun.
Kimi diyor ki; bunların tamamı saçmalık...
***
Saçmalık diyenlerden de olsanız ister istemez 'Dünyanın sonu geldi mi?' başlıklı sohbet ve tartışmalara maruz kalmaktan kurtulmanız zor görünüyor.
Bu günlerde ne zaman başım ağrısa, canım sıkılsa, içim bunalsa hep aynı sözü duyuyorum 'E tabii, tarih yaklaşıyor'...
Peki ama tüm bu deliliğin ortasında ne yapabiliriz?
Seçeneklerimiz sınırlı; gülüp geçebiliriz, kendimizi ibadete verebiliriz, oluruna bırakabiliriz veya birilerinin gösterdiği adreslere 'Yani buralara bir şeycik olmayacak' denilen yerlere çoluğu çocuğu toplayıp sığınabiliriz.
Keza iddia edilen 'Burası sağlam kalacak' adreslerinden biri de İzmir'in Şirince köyü...
'Mavi akım' adı verilen bir enerji ağıyla korunuyormuş
Şirince... Ve her şey olup bittiğinde orada yaşam devam
edecekmiş.
Gerçi Şirince'de 21'ini de içine alan o hafta için kalacak tek bir oda bulmak dahi mümkün değil. Tüm oteller özellikle yabancı turistler tarafından aylar önce tutulmuş.
20'sinde Şirince'ye gidip arabada uyumayı göze alarak 22'sinde dönmeyi planlayan insanlar tanıyorum.
Şirince'ye yakın diğer bir İzmir köyü Ildır'da da Fatmagül'ün tecavüze uğradığı ağaç vardı, hatırlarsınız. Şimdi ne alaka demeyin, Şirince'ye 'kıyametten' korunmaya gitmekten daha saçma olamaz herhalde!

O çarpışma aklınızı alır
Aslında tüm bu 'kıyamet' tartışmalarını saçma bulmakla beraber konunun gündeme gelmesinden hoşnut olduğum anlar da oluyor.
Şimdilerde herkesin dilinde 'Biz dünyanın kıymetini bilmedik. İnsanlığın gerektirdiği gibi yaşamadık. Kötü olduk, savaştık, hak yedik, çaldık-çırptık. Şimdi yaptıklarımızın bedelini ödetmek üzere  'sistem' verdiklerini bizden geri almaya geli-yor' gibi söylemleri sıklıkla işitiyorum.
Kahkahalarımızı susturup, işin alaycılığından biraz uzaklaşabilirsek şunları söylemek mümkün...
Çağlar atlandı, icatlar yapıldı, teknoloji gelişti, bilim ilerledi, şimdilerde uzaya gidiyoruz, klonlama yapıyoruz yakında neredeyse istediğimiz yere ışınlanacağız ama insanoğlu bir türlü gelişimini tamamlayamadı.
Hala şan-şöhret, para, iktidar kavgaları hala insanlar birbirinin gözünü oyuyor. Hala 'güce tapma' kafasından çıkılamıyor.
Kim bilir bu zevzek gündemler belki de korkuyla beraber biraz farkındalık yaratır.
Petrol için, taş için, toprak için göz oyarken bir gezegen gelir çarpar ve adamın aklını alır vallahi. Benden uyarması!

<p><span>Türkiye ile Pakistan arasında tarihi bir televizyon dizisi projesi için harekete geçildi.&n

Türk yapımcılara Pakistan'da üst düzey karşılama

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Haftanın yalanları