• $7,3105
  • €8,8441
  • 413.108
  • 1495.74
24 Kasım 2012 Cumartesi

Sizin hiç çocuğunuz kayboldu mu?

Yıllardır bekliyorlar...
Yılmadan, umutla, inatla evlatlarını bekliyorlar.
Ölü veya diri, çocuklarının teslim edilmesini istiyorlar.
***
Bir gün kapı çalınmış evladı ellerinin arasından çekip alınmış ve bir daha izi bulunamamış.
Acılar yıllarla beraber artmış.
Evlatlarının 'kayboluş'unu kabullenmemiş, 'Yetkili rütbeler'in cezasız kalmasını sindirmemiş ve hep mücadele etmiş anneler onlar.
Karşılarında ne otoriteler, ne sistem durabilmiş.
Evlatları dönmemiş belki ama anneleri de 'başlarına gelen'lerin hesabını sormaktan, 'güçlü suçlu'ların yakasına yapışmaktan geri durmamış.
***
Birbirlerinin acısına, kaybına sahip çıkmış 'tek bir kayıp kalmayana dek' bir arada mücadele yemini etmiş anneler onlar.
'Sizin çocuklarınız faili meçhul' diyenin alnını karışlamış, isim isim, rütbe rütbe iz sürmüş anneler onlar.
Başbakan'ın karşısına oturup 'çözüm istiyoruz' demiş ve eylemlerini hiç aksatmadan devam ettirmiş anneler onlar.
***
En inatçı, en sağlam, en şerefli anneler onlar.
'Evladımı geri verin' diye oturma eylemi yaptığı için coplanmış, gözaltına alınmış, bu uğurda sağlığını yitirmiş ama yine de yılmamış anneler onlar.
Yanlarına babaları, kardeşleri, evlatları da alıp kimi gün seslerini kimseye duyuramasalar da mücadeleye devam ettiler.
Ama şimdi sıra bizde...
***
Cumartesi Anneleri bugün saat 12.00'de Galatasaray Meydanı'nda 400. kez oturma eylemi yapacaklar.
Haklı taleplerini bir kere daha haykıracaklar.
Hadi kalkın yerinizden.
Bir karanfil alın ve gelin, aramızda bir yere bağdaş kurun.
Gelin ki sesimiz daha gür çıksın.
Gelin ki evladını yitirmiş analar desteğinizle güç bulsun.
Gelin ki yarınlarda da 'kaybedilen' evlatlarımız olmasın.
***
Bugün tüm işlerinizi bir kenara bırakın.
Cumartesi Anneleri'ne el verin.
Adaletin yerini bulması için siz de gelin!
Kayıpların hesabını hep beraber, yüksek sesle soralım.
Lütfen bugün Cumartesi Anneleri'ni yalnız bırakmayalım!

Ömrün değeri
'Beni Ahmet Kaya'nın yanına gömün' başlıklı yazımı hatırlıyor musunuz?
Paris'te Ahmet Kaya'nın mezarını ziyaret etmiş ve ziyaretim esnasında Pere-Lachaise Mezarlığı'ndan çok etkilenmiştim.
Hayatımda gördüğüm en güzel mezarlıktı.
Ölüme duyulan saygıdan etkilenmiştim.
Ahmet Kaya'nın mezarlığının hemen yanında boş bir mezar yeri vardı ve içimden 'keşke benim olsa' demiştim. Bunu da olanca samimiyetimle yazdım.
Birçok okurdan 'genç yaşta mezar yeri bakmak' konusunda eleştiri aldım.
Son olarak Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'dan gelen hüzünlü mail'e de çok üzüldüm. Gülten Kaya 'ömrün değeri' diye başlamış yazısına...
'Genç ölümlerin fikri bile canımı yakar' diye devam etmiş.
'Çok gençsiniz, Ahmet'e kalp komşusu olun mezar değil' diye de bitirmiş yazısını.
Gülten Kaya'yı hüzünlendirdiğim için çok üzüldüm.
Oysa ölüm de doğum kadar gerçek...
Yazarken kimsenin hüzünlenmesini, kendimi ölüme yakın hissettiğimi sanılmasını istemezdim. Zamanı geldiğinde böyle güzel bir mezarlığa defnedilmek isterim, demek istemiştim. Üzdüğüm herkesten özür dilerim.

Hak yerini buldu
Geçen haftalarda Roseteks işçilerinin hak mücadelesini yazmıştım, hatırlarsınız. Maaşları, tazminatları, emeklilikleri yanan işçiler karşılarında bir muhatap bulamayınca, haklarını sokaklarda eylem yaparak aramaya başlamışlardı.
Moda haftasında aniden podyuma çıkıp pankart açanlar, ünlü gece kulübü Reina'nın önünde eylem yapanlar Roseteks mağdurlarıydı.
İyi haberi aldım. Çok sevindim. İşçiler haklarının bir kısmını almış, firmayla anlaşma sağlamışlar. Güçlünün karşısına dikilip hakları için kavgaya girmeye korkmadılar ve haklarını söke söke aldılar. Helal olsun!

<p>Kabine, Başkan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Külliye'de toplanacak. Toplantıda koronavirüs s

Yüz yüze eğitim başlayacak mı? Kabine toplantısı bugün...

Safranbolu'da 606 Mehmetçik kan bağışı yaptı

Dünyaca ünlü yönetmen Guy Ritchie Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nı ziyaret etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (01 Mart 2021)