• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
10 Temmuz 2011 Pazar

Sizi ilkeli gazeteciler sizi!

Son günlerde; televizyon programcısı, köşe yazarı, yönetici gibi medyanın değişik konumlarında bulunan isimler bir bir 'ifade özgürlüğüm kısıtlandı' deyip işten ayrılıyor.
Bunların bazıları hakkında, internet sitelerinde 'kovulma' haberleri yapılıyor.
Bazıları ise hiçbir zaman siyasi görüşleriyle var olmamış isimler.
Hatta yaptıkları 'ilkelerinden taviz vermeyen gazeteci' açıklamalarıyla 'ne alaka?' hissi yaratıyorlar bünyede.
Şimdi ortada inkar edilemeyecek bir gerçek de var tabii.
Basın terbiye ediliyor. Sadece ifade özgürlükleri değil görüş ayrılıkları da 'yok edilme' sebebi kabul ediliyor...
Bu durumdan faydalanmak isteyen bazı arkadaşlarımız da ayrılıklarını veya işten çıkarılmalarını aynı rüzgara mal etmek istiyor...
Prestijli bir şey çünkü 'özgür değilsem giderim arkadaş' tavrı...
Oysa tek bir şeyin farkında değiller:
Kaçmak, özgürlük isteyen gazetecinin yapacağı en son şeydir...
Kimi yorgun, kimi yeni evli, kimi macera peşinde, kiminin kazancı az... Ama gösterilen, açıklanan sebep 'ifade özgürlüğünün elinden alınmış olması'... bugüne kadar neyi ifade etmişler de biz duymamışız orası meçhul! Gerçekten sesi kesilen, kalemi elinden alınan, içeri tıkılanlar meslek uğruna acılar çeksin, genç, parlak ve hatta pek tutunamamışlar kaymağını yesin, prestijini kullansın... Oh ne ala, Mualla!

Gelin 'Yiğit Bulut'u tedavi ettirelim' derim...
Yiğit Bulut'u fare ısırmış.
Bu haberle Twitter yıkıldı.
Herkesin bir yorumu var.
Özellikle de farenin sağlığı hakkında espriler uçuşuyor havada.
Tereddütlü yaklaştım, bir yanım yapılan şakalara dahil olmak istiyor da diğer yanım korkuyor!
Biliyorsunuz YB'nin dikkatini üzerinize çektiğiniz an, en hafifi gizli bir örgütle bağlantılı olmakla başlayan suçlamalar denizinin ortasında sörf yaparken bulabilirsiniz kendinizi.
Neyse...
Dayanamadım ve girdim konuya. Dedim ki 'Farenin kimler tarafından organize edildiği, kimin tetikçiliğini üstlendiği YB tarafından incelenip, belgeleriyle açıklanacaktır, eminim.'
Güldük, eğlendik...
Sonra kendisi epey tatsız bir yazı kaleme aldı. Gerçekten de tahmin ettiğim gibi fare olayının ardında da kendisini yok etmek isteyenler, yüksek fikir yapısından rahatsız olanlar olduğunu yazdı. Bu sefer ki 'yok edici'yi de Yavuz Semerci olarak ilan etti...
Benim tüm medya çalışanlarına bir teklifim olacak: Gelin sevap için aramızda para toplayıp iyi bir terapistin karşısına oturtalım şu adamı. Yoksa sonunda paranoyalarıyla yitip gidecek!
Turgay Ciner de fareden yana!
Bu fare meselesinin en ilginç ve esas haber değeri taşıyan kısmı es geçilmesin!
Fatih Altaylı dünkü yazsında Yiğit Bulut'la aralarında geçen diyaloğu yazdı.
Altaylı yazısında: Fare ısırdı mı, ısırmadı mı bilmiyorum ama Yiğit'e, 'Sen yine de bir aşı ol' dedim.
O sırada yanımızda bulunan biri espriyi patlattı. 'Fare de olsun.''... Edindiğim bilgiye göre bu 'biri' Turgay Ciner'miş... Fatih Altaylı'nın ayağından topu ustalıkla alıp Yiğit Bulut'un kalesine gol atan kişi patronundan başkası değil anlayacağınız. Demek patronda durumun gayet farkında! En acıklısı, o da fareden yana!

Haşmet Babaoğlu'nu 'yıkan' ayrılık
Alaçatı denince aklıma ilk gelenlerden birdir Haşmet Babaoğlu... Alaçatı'yla yaşadığı aşk dillere destandır.
Özelliklede Alaçat Kırevi adlı butik otel Babaoğlu'nun kıymetlisidir, bilinir.
Bundan üç sene önce 23 Nisan'da Oray (Eğin) ve Ahmet'le (Hakan) kalmıştık Alaçat Kırevi'nde. Taze pişmiş sakızlı ve lavantalı kurabiyelerin kokusunu her alışımızda  Babaoğlu'nun kulaklarını çınlatmıştık... Neşeli günlerdi, o günler...
Şimdi duydum ki Alaçat Kırevi, bu sezon kapılarını açmamış. Büyük ihtimalle de bir daha açılmayacakmış.
Çünkü oteli ortak işleten iki hanım Destina ve Ayşe Nur'un yolları 'tamamen' ayrılmış...

Soner Yaçın'a özel not: Gazetecilerin hakim önüne çıkıp 'yazdıklarımın arkasındayım' demek durumunda kaldığı, her şeye rağmen yazmaktan vazgeçmediği, ne idüğü belirsizlerin ise 'artık özgürce yazı yazamıyorum' diyerek prim yaptığı günlerdeyiz... Sizin 'ora'dan nasıl görünüyor bilmiyorum ama benim 'bura'da midem bulanıyor!

<p>Peki, reform paketlerinde gelinen son durum ne? Hukuk ve  ekonomide hangi başlıkları konuşacağız?

Reform paketlerinde son durum ne?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu