• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
15 Mayıs 2013 Çarşamba

Reyhanlı neden kızgın?

Yaklaşık 9 ay önce Hatay'a gitmiş ve sınıra en yakın yerleşim merkezlerini ziyaret etmiştim. Bunlardan biri de Reyhanlı'ydı. Orada endişeye neden olan unsurları, halkın, sağlık görevlilerinin huzursuzluklarını yazmıştım.
Özetle şunu söylemiştim; Antakyalı'nın Suriyeli mülteciden rahatsız olması sözkonusu değil. Çünkü çoğunun akrabalık bağları var. Bugüne dek girift ilişkiler içinde yaşamışlar. Rahatsız olunan masum Suriye vatandaşları değil eli silahlı olanlar.

Rahatsız oldukları; günün her saati elini kolunu sallayarak sınırdan geçen ve yine aynı şekilde geri dönen kim olduğu belirsiz kişiler, demiştim. Hatta sınırdan keyfi girip-çıkma anlarını da fotoğraflamıştım.
Geceleri ambulanslarla taşınan cephaneler, askeri eğitim verildiği iddia edilen kamplar, geceleri sokağa çıkan ve etrafı tedirgin eden yabancılar gibi o gün halk arasında tartışılan tüm konuları yazmıştım.

***
İlaveten Sünni/Alevi gerginliğinin asla kaşınmaması gerektiğinden de söz etmiştim.
Başıma neler geldiğini hatırlar mısınız bilmem... Ben gayet iyi hatırlıyorum. Adım kısa bir sürede Baasçı'ya çıktı. Meslektaşlarım arasında savaş yanlısı olduğumu iddia edenler oldu.
Tüm yazdıklarım çarpıtıldı, adeta Esad rejimine övgüler düzmüşcesine hakarete uğradım...
Neyse, bunlar önemli değil.
Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki; bizim memlekette doğru yere parmak bastığın an dayağı yersin...

***
'Ben söylemiştim' diyen insanları hiç sevmem. O sebeple işin o kısmını geçiyorum.
Ancak günlerdir tartışılan mültecilere kapı açmak insanlık görevidir meselesini açığa kavuşturmak isterim.
Reyhanlı'da mülteci sorunu yok. Reyhanlı'da evleri olduğundan daha yüksek kiralar ödeyerek tutan, gece yarısı yeni satın alınan arabalarla hareket eden ve bir süre sonra geri dönen yabancılardan rahatsızlık var.
Masum sığınmacıyla o gün de kimsenin sorunu yoktu bugün de yok.
Yani Reyhanlı halkı 9 ay önce de 'bakın bunlar bizim canımızı yakacak' derken mültecilerden söz etmiyordu. Reyhanlı'nın tampon bölge olmasından rahatsızdı insanlar ve 'karanlık' tiplerin bir gün mutlaka başa bela olacağına inanıyorlardı. Bunu lütfen gözardı etmeyelim. Ve şunu da bilelim ki; Hatay'dan yükselen 'Burada bir şeyler oluyor, hayatımız tehlikede' çığlıklarını duymadık. Bilerek veya bilmeyerek ama duymadık işte. Bombalar patlayana kadar dönüp bakmadık. Bu insanlar neden huzursuz diye sorgulamadık. Şimdi Reyhanlı'dan yazılan her yazıda dikkatimi çeken bir ortak gözlem var; halk hükümete ve medyaya çok kızgın diyorlar. Haksızlar mı? Aylar öncesinden bizleri uyarmaya, sorunlarını anlatmaya çalıştılar. Bizler yazmadık veya yazamadık. Hükümetten ise aylardır sınırlara el koymasını, giriş çıkışları denetlemesini, ailelerin yaşadığı Reyhanlı'yı 'tehlikeli' insanların geçiş güzergahı olmasına mahal vermemesini istediler. O da olmadı...

***
Şimdi Reyhanlı'da acılar taze. Kayıplar büyük. Taziyeler bittikten sonra öfke de olabilir metanet de... Özellikle gençler acı yerine kızgınlığı yaşamayı seçebilir. Biz onları bu süre zarfında tolere etmekle yükümlüyüz. Biber gazı sıkarak değil yaralarını sararak, yeniden güvenlerini kazanarak sakinleştirmeliyiz. Çünkü bunu Reyhanlılılara borçluyuz.
Yazımı bitirmeden uyarı mahiyetinde tekrardan bir hatırlatma yapmak isterim; tüm yaşanabilecek senaryolar arasında en çok dikkat edilmesi ve hassas davranılması gereken konunun Sünni/Alevi gerginliği olduğunu unutmayalım.

 

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!