• $7,3978
  • €9,011
  • 441.446
  • 1538.02
14 Ekim 2012 Pazar

Politize Portakal!

Cuma akşamı Antalya'daydım. 49. Antalya Altın Portakal Film Festivali ödül törenini izledim.
Ülkemizde düzenlenen birçok ödül töreni gibi Altın Portakal'da da organizasyon hataları vardı.
Oturma düzeninden, sese. Sesten sunuma birçok fiyasko.
Ama benim için çok keyifli bir deneyim oldu.
Neden mi?
Ülkemde gün geçtikçe korkudan sinen, güce boyun eğen, dilinin ucundakini söylemeye çekinen insan sayısı hızla artarken; 49. Antalya Altın Portakal'a layık görülen tüm sanatçıların söyleyecek 'gerçek' bir sözü, üzerine düşündüğü bir meselesi vardı...
Bunu görmek umutlandırdı beni.
Her renkten, her dilden insan korkmadan konuşuyordu.
Kimi, 'Ben buraya Mustafa Kemal'in elçisi olarak geldim' diyor; kimi, 'Savaş istemiyorum'.
Kimi, Kürt meselesinin çözümlenememesinden yakınıyordu; kimi, tutuklu gazetecilerin hala serbest bırakılmamasından.
***
Geçen yılki ödül töreninde Rutkay Aziz'in yaptığı 'öfkeli' konuşmayı hatırlarsınız.
O günler çoktan hava kararmış; korku, medya ve sanat dünyasını paralize etmişti bile.
O 'çıkış' uzun süre konuşulmuştu.
'Bir film festivalinde siyasi içerikli konuşmalar yapılmaz. Sanata siyaset karıştırıyorlar' diyerek eleştirenler de olmuştu.
Oysa siyasetten, gündemden, sosyal yaralardan haberi olmayan sanatçı olamazdı.
Popüler olabilir, oyunculuk sanatını icra ediyor olabilir ama 'sanatçı' olamazdı.
Sanatçı dediğin muhalif olurdu.
Düzenle, sistemle kavga ederdi.
Kimi popüler olur, kimi tanınmazdı bile ama mutlaka bir görüşü olur ve arkasında dimdik durdu.
En azından 'biz' hep öylelerini hayranlıkla izledik. Yaşamlarını okurken bile bir şeyler öğrendik!
***
Bu sene Altın Portakal'ın teması 'mizah, demokrasi ve muhalefet'ti. Yani bizim ülkemizde kaybolmuş olan  kavramlar.
Tören boyunca salonun dört bir yanında canlı mankenler görev aldı. Kiminin boynuna zincir vurulmuştu, kiminin kalemine. Klavyesi kuş kafesine kilitlenmiş, beyni de avuçlarının arasına verilmiş olan en ilginçlerindendi!
Ve dediğim gibi; genç sanatçıların, yönetmenlerin, senaristlerin, oyuncuların o kadar çok 'meselesi', çözülmesini, özgürleşmesini bekledikleri o kadar çok konuları vardı ki...
Ne festival, ne ödüller, ne de Hülya Avşar...
Bu yıl Altın Portakal'ın yıldızı; düşünen, sorgulayan ve fikrini yüksek sesle söylemekten korkmayan sanatçılardı!

Hangi birinizle baş edeceğiz?
SABAH çok erken bir saatte, uçaktayım. Antalya'dan İstanbul'a dönüyorum.
Uyumadan gazeteleri okumaya çalışıyorum.
İner inmez, gazeteye yazı göndereceğim ama gözkapaklarımı zor kontrol ediyorum.
O sırada bir haber çarptı gözüme.
Antalya'nın Kaş ilçesinde; yani huzurlu, modern, gençliğin bayıldığı tatil beldelerimizden biri olan Kaş'ta bir köpeğin taşa bağlanıp denize atılmış cesedi bulunmuş.
Suyun altındaki güzellikleri görmek için dalan bir ekip gördüğü manzara karşısında insanoğlundan ürkmüş!
Tabii ben de uykudan eser kalmadı!
Bir köpeği sahilden uzaklaştırmak için kayığa koyacaksın, denizin ortasında durup boynuna ucunda kocaman bir taş bağlı olan ipi geçireceksin ve denize atacaksın!
Seni bu denli canileştirmek için o köpek ne yapmış olabilir;
Isırdı mı? Evinin kapısına mı işedi? Oyun oynamak için ayakkabını mı yedi?
Vicdan sahibi olanı her gün biraz daha mutsuz edebilecek kadar psikopatlaşmanızı gerektirecek ne yaşıyorsunuz Allah aşkına?
Hangi birinizin insanlık ayıbıyla baş edeceğiz biz?
Hangi birinizin 'sapıklığını' görmezden geleceğiz, endişelenmeyeceğiz. Hangi biriniz yüzünden midemiz bulanmayacak bizim?
Hanginizi makul göreceğiz?
Karısını kızını geberteni mi, tecavüz edeni mi; yoksa bir köpekle 'kan davası' yaşayıp 'raconlu köpek cinayeti' işleyeni mi?
Ortada sizin sorununuzu  araştıran ve tedavinizi üstlenen bir 'mercii' filan yok.
Onlar sizin sapıklığınızı görmezden geliyor.
Hatta bu durumunuza rağmen üremenizi istiyor!
Bize ise size beddua etmek ve bir de sizlerle aynı dünyayı paylaşan çocuklarımız için endişe krizleri geçirmemek adına ürememek düşüyor!

<p>  Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ekipleri, Suriye'nin Tel Abyad kentinden Akçakale Gümrük Kapısı'na g

Ekipler gördükleri manzara karşısında isyan etti: Bu nasıl vicdansızlık?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ticaret Bakanlığınca ''fahiş fiyat'' denetimi yapıldı

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı