• $7,4169
  • €8,9855
  • 437.697
  • 1467
19 Kasım 2011 Cumartesi

Müslüman Müslüman'a chat

Bir süre önce internette 'İslami facebook geliyor' diye bir haber görmüştüm.
Açıkçası haberin doğruluğuna ihtimal vermedim ilk başta. Çünkü saçma geldi bana. Zaten facebook kullanıcısıysan ve sadece Müslümanlar'la ve dini bütünlerle arkadaşsan, diğer milyonlarca facebook kullanıcısından haberdar bile olmazsın. Yani kimse seni sergilediği fotoğraflar, yaptığı yorumlar, açıkladığı siyasi görüşleriyle falan rahatsız edemez. Sen zaten onlarla arkadaş değilsindir, hatta hiç tanışmıyorsundur. Hem bu da biraz fazla kendini toplumdan, insanlardan ayırma biçimi değil mi? Ne gerek var ki? Hıristiyanlar, ateistler falan da kalkıp birer sosyal ağ kursalar saçma olmaz mı?
Neyse...
Biraz araştırdım. Salamworld.com adresiyle kullanıma geçecek olan sitede Kürtçe de dahil birçok dilde kullanım seçeneği olacakmış.
Sitenin sloganı: Siyaset yok, yasak yok, sınır yok.
Amblemi: Postmodern bir cami illüstrasyonu. Merkez binası İstanbul'da.
İslam dünyasının tanınmış işadamları tarafından finanse ediliyormuş.
Hedef kitle; Müslüman gençliği, İslam dünyasının entelektüel halk liderleri, İslam diniyle ilgili bilgi edinmek isteyenler, İslam dünyasından iş güç, haber paylaşımı vs. olarak açıklanmış.
Bu arada siteye Müslüman olmayanlar da üye olabiliyormuş, yasak yok yani.
Salamworld'ün anlamı selam dünya imiş. Hedef, 3 yılda 100 milyon üye...
Site sadece İslami kesimin sosyalleşmesini hedeflemiyor; aynı zamanda 'online fetva' gibi hizmetler de verecekmiş.
Birinci yayın ilkelerini; İslam'ı ve insanlığı korumak olarak belirlemişler. Valla site henüz açılmamış, yapım aşamasında ama ben şimdiden başvurumu yaptım. Açıkçası çok merak ediyorum.

Üşüttük mü sonunda?
SERGİYE elinde finosuyla gelen bir kadın gördüm, 'Onsuz hiçbir yere gidemem. Hem tabloları görsün, zevki gelişsin canımmm' diyerek, kendisine hayretle bakan arkadaşının yüzüne doğru, tükürüklerini saçarak kahkaha atıyordu.
Çıktım, eve geldim. twitter'ıma gireyim dedim, şarkıcı Doğuş çırılçıplak soyunmuş. Cinsel organını da minik bir saksıyla kamufle etmiş. Erotizm değil de karikatür dalında değerlendirilmeye alınacak cinsten bir poz.
Kalktım bilgisayarın başından, açtım televizyonu. Sabah programlarından birinin tekrarı yayınlanıyor. Ekranda 'Mustafa Topaloğlu ilk defa bir uzaylıyla dans ediyor' yazmakta. Ve hakikaten Topaloğlu dans ediyor, kafasına motosiklet kaskı takmış bir adamcağızla. Büyük ihtimalle kanalın ulaştırma görevlisi filan... Tutmuş getirmiş 'Sen uzaylısın' deyip kafasına geçirivermişler kaskı!
Ve ben nasıl gülüyorum, nasıl eğleniyorum. Sadece bir akşam yaşanan üç olaydan bahsediyorum size. Hiçbiri şaşkınlık yaratmıyor...
Topluca üşüttüğümüzün, ispata ihtiyacı var mı?

Ben size bayıldım
ONUR Ünlü'nün bağımlıları var.
'Leyla ile Mecnun' furyasına bir türlü dahil olamadım ben, belki çok da tarzım olmadığından. Ama zaman içinde, tanıdıklarım arasında birer 'Leyla ile Mecnun' delisine dönüşenler oldu. 
Onur Ünlü, şimdi de bir sinema filmiyle gündemde. Henüz dün vizyona giren
'Celal Tan ve Ailesi'nin Aşırı Acıklı Hikayesi'nin hem senaryosu hem yönetmenliği Onur Ünlü'ye ait.
Açıkçası filmi izlemeye yüksek beklentiyle gittim.
Neden mi?
Çok basit. Mesela; son yıllarda gördüğüm en etkileyici afişe sahip. Çalıntı diyorlar, kopya diyorlar biliyorum ama umurumda değil. Dakikalarca merakla incelememi sağlamış mı ben ona bakarım! Mesela; başrolde Selçuk Yöntem, Güler Ökten gibi isimler var. Beklentim bir anda tavana çekildi bile...
Galada, koltuk sayısından çok davetli çağırmak gibi hatalar; fazlaca ünlü oyuncunun davet edildikleri galada filmi izleyemeden evlerine dönmesi gibi aksaklıklar yaşandıktan sonra film başladı.
İlginçtir tam filmi eleştirmeye yaklaşırken öyle absürt bir şey oluyor ki gülmekten az önce düşündüğünüz şeyi unutuyorsunuz.
Açıkçası ben filme; Ezgi Mola'nın, Selçuk Yöntem'in, Köksal Engür'ün, Güler Ökten'in, Tansu Biçer'in, Alpay Şayhan'ın oyunculuğuna bayıldım!
Ve pek tabii ki Onur Ünlü'nün kafasına...

Daha sık olmalı
GEÇEN hafta İstanbul'da çok keyifli bir bar konseri yaşandı. Ortaköy'deki JC'S İstanbul Jazz Center, Mario Biondi'yi ağırladı. Hem cuma hem cumartesi sahneye çıkan Biondi, kariyerine kilise korosunda şarkı söyleyerek başlamış ve dünyaca ünlü bir isim olmaya kadar devam etmiş. Derin ve yumuşak ses tonu yapısıyla Barry White'a benzetilen Mario Biondi'yi dinlemek çok keyifliydi.
Hepimizi, ses performansıyla kendine hayran etti. İstanbul'un tek caz barı JC'S'nin patronu Aytek Şermet'ten kapılarda kuyruk olacağımız, günler öncesinden rezervasyon yapmak, yer bulmak için çabalayacağımız, yani bizi heyecanlandıracak
konukları daha sık ağırlamasını rica ediyorum.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Holokost, Bosna, Ruanda, Kamboçya gibi trajedilerin tekerrür etmeme

Başkan Erdoğan'dan uluslararası topluma çağrı: Harekete geçin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Ocak 2021)

Klozeti açınca dev yılanla göz göze geldi! İşte o korku dolu anlar...