• $7,4234
  • €9,0083
  • 446.304
  • 1569.35
31 Temmuz 2011 Pazar

Medyanın çiğnenen onuru!

Issız bir sahil kasabasında elimde Oray Eğin'in kitabı, henüz okumayı bitirmişim.  Gözlerim uzaklara dalmış.
'Tanıdık' bir tatilci 'okuduklarından çok mu etkilendin' diye soruyor. Maksadı belli ki boş muhabbet. Cevap vermeden kitabı ellerinin arasına bırakıyorum.
Muhabbet arzusu belki okuma alışkanlığına sürükler, kim bilir...
...
Aylar önce çıktı Oray Eğin'in İmha Planı: Medya Nasıl     Çökertildi adlı kitabı.
Ben okuma fırsatını henüz yakaladım. Aslında, keşke yakalamasa mıydım, onu da bilemiyorum.
Çünkü bu ülkede ne kadar az bilir, ne kadar az farkında olursan o kadar mutlu bir hayat yaşıyorsun, şüphesiz...
Hele, mesleğin, geleceğin, ideallerin ve hayallerin varsa işin içinde of ki ne of!
...
Ustalıkla yazılmış bir kitap. Oray bu süreçte medya dünyasında yaşananları bir bir, arka arkaya sıralayıp sokmuş gözümüze! Her fırsatta kaçmaya çalıştığımız gerçeklerle yüzleşmeye mecbur etmiş bizi.
Hiçbiri bilmediğimiz, duymadığımız, içinde yaşamadığımız olaylar değil.
Aksine, hepsini biz yaşadık, medya dünyasının bir parçası olan hepimiz!
Ama mümkün olduğunca yok saymaya baktık, günü kurtardık.
Bir gün dertlendik ama ertesi sabah hemen unuttuk!
Bize dokunmayan yılan bin yıl yaşasıncı olduk.
Kim bilir, belki de başka şansımız kalmadığını düşündük.
Gerçi artık yılanın dokunmadığı yer de kalmadı sayılır...
...
Aydın Doğan'dan girin, Ferit Şahenk'ten Turgay Ciner'den ve Çalık gurubundan çıkın.
Serdar Turgut'tan başlayın Mehmet Barlas, Hasan Cemal, Ergun Babahan, Salih Memecan, Fehmi Koru'yla bitirin...
Zaman zaman benim de anlamakta zorlandığım Ertuğrul   Özkök'le empatinin kralını kurun.
Hıncal Uluç'un sıkıştığı yeri görün.
Sedat Ergin'i daha iyi anlayın.
Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Oktay Ekşi olaylarına daha derinden bakma fırsatını yakalayın.
Mustafa Balbay,  Soner Yalçın, Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutukluluklarını bir de geçmiş yazıları ve çalışmalarından haberdar olarak yorumlayın.
Ve bunları yapmak için kütüphaneye gitmeyin, Oray Eğin'in kitabını alın...
...
Tek bir kitapla içinde yaşadığımız ve yarınlara miras bırakacağımız medyanın bugününü yakalayın.
Medya dünyasında varlık sürdüren 'genç korkaklar', 'satılmış kalemler', 'yanaşmalar', 'aklı karışıklar', 'dön ve kurtulcular' her kimin hikayesini arıyorsanız hepsinin şifrelerini çözeceksiniz.
...
Şahsım adına, sizlerin huzurunda Oray Eğin'e hem cesareti hem de titiz çalışmasından dolayı teşekkür ediyorum.
Bugünleri yarınlara 'çarpıtmadan' bırakacak iyi bir iş çıkarttığı için.
Ve medyanın çiğnenen onurunu net çizgilerle belirlediği için!

Ayşe Özyılmazel'e ahlaksız saldırı!
Tamam hepimiz Ayşe Özyılmazel'i 'ti'ye aldık.
Hele ben!
Sık sık yerden yere vurmak suretiyle kendisini köşeme konu ettim.
Evet, o da bize fazlaca malzeme verdi. Kimi zaman isteyerek, kimi zaman tesadüfi!
Ama her şeyin de bir sınırı var!
Kız evlendi.
Hepimiz masaya yatırdık evliliğini.
Hadi, ona da hakkımız vardı.
Göz önünde bir kadın kendisinden yaşça büyük ve yine 'konuşulmaya' fazlaca müsait biriyle evlenirse ardından yazılacak yazılara da hazırlıklıdır.
En azından olmalıydı.
Kişiler üzerinden yürütülecek her türlü mavraya, eleştiriye, alaya açığım ama tek bir şeye değilim!
Ahlaksızlığa...
Ayşe Özyılmazel ve Ali Taran hakkında yapılan 'kalp krizi' haberlerine 'yuh' çekiyorum.
Kalp krizinin sebebi 'cinsel güç' ilaçları diye manşet atanları kendilerinden utanmaya davet ediyorum!
Bel altı gazeteciliğinde geldiğiniz nokta hepimiz adına yüz kızartıcı...
'Bu kadarı da çok fazla' diyorum...

Yaz sıcağında sinemaya gidilir mi?
'Çocukluğum açık hava sinemalarında geçti' diyemem, kişisel tarihim o kadar eskilere dayanmıyor. Hatta sanırım bir zamanların gece hayatının kralı olan Pasha'da ilk açık hava sineması deneyimini yaşamıştım desem doğru olur.
Sonra unuttum geçti gitti.
Hayatımda o kadar yer etmemiş ki, 'yazın sinemaya gidilmez' kuralım bile oluşmuş.
Ama kitaplarından sebep, hayranlık duyduğum Harry Potter serisinin final filmini seyahatler sebebiyle kaçırdığıma üzülmekteydim. Twitter sağ olsun, bu üzüntümü paylaşırken Selma Semiz imdadıma yetişti.
'BKM, Kuruçeşme Arena'yı açık hava sinemasına çevirdi. Tüm Ramazan boyunca hizmet verecek. İlk gösterim de Harry Potter'la başlıyor' dedi. Koşarak gittim. Dev minderlerin üzerinde, elimde patlamış mısırım, püfür püfür esen Boğaz havasında izledim filmi.
Şiddetle tavsiye ederim!

Soner Yalçın'a özel not: Panik atak hastalığı çok demode oldu değil mi? Kendime acilen yeni bir 'ani panik' hastalığı bulmalıyım... Gün olmuyor ki aldığım yeni bir haberle sıçrayarak yataktan fırlamayayım. Gün olmuyor ki 'oh be bugünü de kazasız belasız' geçirdik diyebileyim... Sen nasılsın? 'Ora'dan her şey daha  farklı görünüyor değil mi...

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı