• $7,3687
  • €8,9645
  • 441.086
  • 1554.7
22 Ağustos 2012 Çarşamba

Meclis'i bırakın, dağa çıkın!

BDP çok uzun zamandır ikili bir oyun oynamaktaydı. Bizler de izlemekteydik. Açıkça ortaya konmayan, adı alenileştirilmemiş bir PKK sempatizanlığıydı onlarınki. Ortak söylemlerini, söylem yakınlığı olarak algılıyor, daha doğrusu algılamak istiyorduk. Onlar da bir kaç gün öncesine kadar Meclis'teki varlıklarını 'Kürt vatandaşların sesi' olarak adlandırmaktaydılar. Oysa Kürt vatandaşlardan çok PKK'nın sesi olmaya yatkın olduklarına dair yaygın bir kanı vardı..
Bu yaygın kanı 'sarmaş dolaş' görüntülerden sonra gözümüze sokula sokula alenileşti.
***
 Şemdinli'de 'yollarını kesen' teröristle sarmaş dolaş olmayı, bağırlarına basmayı ve bunu 'onlar dağa çıkmak zorunda bırakılmış evlatlarımız' açıklamasıyla kameraların önünde yapmayı 'sakıncasız' bulacak kadar hadsizleşmiştiler.
O gün Şemdinli'den tüm ülkeye yayılan görüntülerde birer milletvekilinden çok birer vatan haini gibi görünmekteydiler. Özetle; 'Terörist ve milletvekili el ele' görüntülerinden sonra, BDP kalleşçe öldürülen insanımızın katiliyle sarmaş dolaş olduğunu resmen ifşa etmiş oldu.
***
BDP'li milletvekillerine açık mektubumdur;
Şiddet dışı arayışın, barışın, kardeşliğin temsilcisi olmanız gerekirken teröristlerle sarmaş dolaş olmanız, evlatlarımızın katillerine duyduğunuz sempatinin, şefkatin boyutlarını görmek kanımı dondurdu. Meclis'te Kürt vatandaşlarımızın sesi olarak görev yapmanız gerekirken rotanızı PKK'nın sesi olmaktan başka tarafa çevirememiş olmanız hayal kırıklığı yarattı. O görüntülerinizden sonra size arka çıkmak, destek olmak veya tutumunuzda akıl kârı bir sebep aramak insan olanın yapabileceği şey değil. Milletvekili olup, parlamentoda yer alıp katillerle, canilerle el ele tutuşamazsınız.
İki duruşu bir kimlik altında buluşturamazsınız. Dünyanın hangi ülkesinde olursanız olun hem parlamenter hem terör yanlısı olamazsınız!
Zemininizi seçmek durumundasınız. Madem katillere birer kahraman muamelesi yapıp, onları bağrınıza basmak, şefkatle kucaklamak arzusundasınız o halde hiç vakit kaybetmeden milletin vekili olma görevinizden istifa edip dağa çıkın.
Sempatizanlığınız ve haine el uzatmışlığınız böylesine alenileşmişken o koltuklarda oturup parlamenter numarası yaparak dağları kucaklamaya devam edemezsiniz.
Artık seçiminizi yapmak zorundasınız. Ya parlamentodur yeriniz ya dağ. Düşünceyle mücadele ediyor görünüp 'dağ sevdanızla' katillere destek vermeye devam edemezsiniz. Bizlerin gözünde hainle, teröristle el ele olmak en az onlar kadar katil olmakla eş değerdir. Milletvekili olsanız da olmasanız da bu koşullar altında Gaziantep'te katledilen vatandaşlarımızın katilleriyle bir tutulmaktan kurtulmanız da mümkün değildir!

Sanatçıların 'yarım' duyarlılığı...
İsim verip kimseyi rencide etmek istemiyorum. Biliyorum ki niyetler iyi. Ama bazen iyi niyet yeterli değil hele ki sanatçıysanız. Sanatçı dediğinin sağlam bir dünya görüşü vardır. Toplumsal meselelere duyarlıdır. Görüşleri peşinden sürüklediği kitlelere yayılır, gençler tarafından örnek alınır.
Bugün bakıyorum ülkenin tüm ünlü sanatçıları sosyal paylaşım ağları üzerinden terörü lanetliyor, barış mesajları yazıyor, yaşananları kendince analiz ediyor.
Ne güzel! Güzel de sanatçı duyarlılığı sadece şehit haberi alınca ortaya çıkmaz ki.. Bugün yaşadıklarımız kaotik bir meselenin sonuçlarıdır. Kökleri ta Osmanlı'ya dayanır. Bilmeden ve düşünmeden yorum yapmayı kaldıracak konu değildir yani. Madem sanat dünyası terör konusunda çözüm istiyor, barış çağrılarında bulunmak istiyor o halde okumalı, ilgilenmeli ve öğrenmeliler. Ellerinde seslerini duyuracak mecra, arkalarında kendilerini takip eden kitleler olan sanatçılarımıza klişe ve sadece anlık tepkiler vermek yerine, süreklilik, duyarlılık ve bilgi birikimiyle davranmak, tepkilerini de o şekilde ortaya koymak yakışır.

Sabır diliyorum
Bugün için yazmayı planladığım farklı konular vardı. Ancak yazmak istemiyorum. Gaziantep'te hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Ve vatandaşlarımızı galeyana gelmeden, ülkeyi içinden çıkılmaz bir hale sürüklemeden sükunetle davranmaya davet ediyorum. Biliyorum ateşi körükleyen çok ama lütfen aklımızla, vicdanımızla, çocuklarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz yarınları düşünerek hareket edelim..

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı