• $13,4334
  • €15,2741
  • 795.017
  • 2042.08
2 Şubat 2013 Cumartesi

Marifet üretmekte değil!

İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Birol Aydemir bir açıklama yapmış. Demiş ki; üç çocuk için geç kalmayın! 'Türkiye doğurganlıkta çok hızlı iniş gösteriyor. Müdahale zamanını kaçırırsanız, geç müdahalenin maliyeti çok yüksek. Geç kalınmış 3 çocuğun da faydası yok.'

Son dönemlerde Başbakan'ın ilgisi ve sevgisini kazanmak isteyenlerin onun açıklamalarına benzer açıklamalarla medyaya yansımasına alıştık.

Ancak itiraz etmekten yorulmadık!

Çok açık; bol çocuk yapın çağrısı ülke gerçekleriyle örtüşmüyor.

Gelin sadece geçtiğimiz birkaç gün içinde gündeme gelen ve içinden çocuk geçen 'adli' hadiselere bir göz atalım.

l Ramazan Geniş borcunu ödeyemediği için bunalıma girdi ve henüz 45 günlük olan bebeği Aysime'yi boğazını sıkarak öldürdü. Kanepede uyumakta olan diğer çocukları 

7 yaşındaki Gökdeniz ve 5 yaşındaki Görkem'i de bıçaklayarak öldürdü.

l 21 yaşındaki Zeynep Sağlam 3 Kasım 2012'de sezaryenle Mehmet Baran adını verdikleri bebek dünyaya getirdi. Sezeryen esnasında kanama meydana gelince önce Zeynep'in rahmi alındı, ardından elektrikli ısıtıcıyla vücut ısısı dengede tutulmaya çalışıldı.

Bu sırada bacaklarında 3. derece yanık oluşan Sağlam, yoğun bakıma alındı ve 

74 gün sonra hayatını kaybetti.

l 11 gün önce kafasından darbe aldığı iddiasıyla hastaneye getirilen 5 yaşındaki Mehmet'in beyin ölümü gerçekleşmişti. Dün ise hayatını kaybetti.

Baba O.A. çocuğun annesi R.S. tarafından darp edildiğini iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Otopsi yapıldıktan sonra soruşturma başlatılacak.

l Nazan M. polise başvurarak eşinin kendisine şiddet uyguladığını söyledi. 

Gürol M., eşinin kendisinden şikayetçi olduğunu öğrenince çok sinirlendi. Nazan M. şikayetinden vazgeçti. Kısa bir süre sonra Gürol M. eşi Nazan M.'yi çocuklarının gözü önünde bacağından bıçakladı. 

Sadece aile içi şiddet değil hastaneler, okullar ve hatta sokaklarda çocukları mağdur eden bir sistemden söz ediyoruz.

Kaldı ki az önce verdiğim bu dört örneğe geriye dönerek benzeri vahamette sayısız ekleme yapabiliriz. Tecavüz vakaları, her gün gazetelere yansıyan ve şiddet içeren korkunç olaylar malumumuz. Hal böyleyken İstatistik Kurumu Başkanı Birol Aydemir'e 'çocuk yapmakta gecikmeyin' açıklaması yerine ebeveynlerin psikolojik durumunu, çocukların yaşadıkları mağduriyetleri araştırıp kapsamlı bir çalışma yaparak bu duruma bir çözüm önerisi sunmak yakışırdı. 

NOT: Konusu gelmişken değinmeden geçmek istemem; Ips iletişim yayınlarından 'Çocuk Odaklı Habercilik' adlı bir kitap çıktı. İhlal edilen çocuk hakları üzerine okunması ve özellikle içerdiği bilgilerin meslektaşlarım tarafından uygulanmasının önemine inandığım bir kitap. Tavsiye ederim.

Abdi İpekçi öldü
Dün Abdi İpekçi'nin 34. ölüm yıldönümüydü. Benim gibi İpekçi ile çalışma, onu tanıma fırsatı yakalayamamış neslin eksik ve şanssız olduğuna inandım hep. Geleceğimizden, mesleğimizden, ülkeden çalınmış büyük bir değer. Keşke onun meslek ahlakı hala yaşıyor olsa... Keşke göğsümüzü gere gere 'Abdi İpekçi ölmedi içimizde yaşıyor' diyebilsek, diyebilecek durumda olsak.

Öldürme merakı
Bir süredir gazetelerde yalanlanan ölüm haberleri yapılıyor. 
Mesela geçtiğimiz hafta; Süleyman Demirel, Müslüm Gürses ve Münir Özkul öldürüldü. Demirel'in sağlık sorunu yoktu. Gürses hayat mücadelesini yoğun bakımda sürdürüyor, durumu hala kritik. Münir Özkul ise neredeyse her hafta öldürülüyor. Bir süredir hastanede tedavi altında olan Özkul hakkında sık sık 'öldü' haberleri çıkmasına artık ailesi de isyan ediyor. Mesleğin çivisi çıktı. Kimseye gazetecilik dersi verecek halim yok. Zaten ortada ders verecek bir gazeteci bulmak da zor. Sanırım bilgisayar başında 'haber yazan'lar için artık  insanlıktan söz etmek dahi zor.

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Rusya-Ukrayna gerginliği nereye evrilir?

Cam parçalarından evlilik teklifi! Herkes onu konuşuyor

Bu deliğin altında bakın ne var! Gözlerinize inanamayacaksınız

Sarımsağı böyle tüketenler dikkat! Bu hatayı sakın yapmayın