• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
04 Aralık 2011 Pazar

Lütfen dolandırın beni!

Tam iki sene önce  'karakoldan arıyorum. Terör örgütüne para yardımı yaptığınız anlaşıldı. Kart bilgilerinizi doğrulayalım' diyen kalınca sesle başladı cep telefonuma gelen 'lütfen dolandırılın' talepleri!
İlk deneyimim olduğu için fazlaca heyecan yaşamıştım o gün, sonra alıştım.
Her gün telefonuma gelen sayısız 'hediye kazandınız, teslim almak için bu mesaja cevap verin' SMS'leri, ardından GSM operatörümden gelen 'aman ha' mesajlarını artık okumadan siliyorum.
Bazen sinirimi bozuyor, münasebetsiz saatlerde yollandığı için. Ama onun dışında bir sıkıntım yok.
Hatta hayatımın bir parçası olmuş durumdalar. Dolandırıcılardan mesaj gelmediği gün 'başımıza bir iş gelmesin' korkusu yaşar oldum.
Şükür ki çok az gün atlıyorlar beni...
***
Geçen gün, önemli bir mail bekliyorum. Toplantı halinde olduğumuz için etrafım kalabalık.
Gözüm şahsi mail adresime gönderilmiş tuhaf bir maile ilişti.
Uzun uzun ve bozuk bir Türkçeyle yazılmış mail'de; beni bulmakta zorluk çektiklerini, ölen uzak akrabadan kalan yüklüce miktar mirası teslim almak için iletişime geçmem gerektiği anlatılıyordu.
Pür dikkat, sessizce ve hatta tatlı hayallere dalarak okumaya devam ederken, 'hayırdır' sesiyle irkildim...
'Saçmalama, herhalde bunun bir dolandırma metodu olduğunu anlamışsındır' dediler...
Valla ilk etapta anlamadım, ne yalan söyleyeyim...
Hatta hızlı bir hayal gücü çalışması bile yaptım o kısacık süre içinde...
Birkaç seyahat listesi filan...
***
Sonra ardı arkası kesilmedi 'dolandırma maillerinin'...  Konular, yollayanlar değişse de sürekli bir miras, bir borçlu, bir hayırsever, bir yatırımcı büyük miktarlarla 'kapımı' çalar oldu!
Bunun bir formülü yok mudur? Mesela bir defalığa mahsus küçük bir miktarla dolandırılmaya göz yumsam ve karşılığında benim yakamı bıraksanız! Bıktım da biraz...

Ekşi Sözlük feci derecede ego sarsar!
Geçen haftalarda çok ses getirdi bu 'Ekşi Sözlük kapatılsın' meselesi. Baktım herkes yazıyor 'ben girmeyeyim artık bu konuya' dedim...
Sonra sosyal hayatıma 'sen de Ekşi'yi dava et' yorumları, 'kapatılması için imza toplayacağız sen de ver' talepleri ve 'nasıl olur da yazabilir, kendilerini orada bizlerin üzerinden tatmin edebilirler' tartışmaları fazlaca yansımaya başladı.
O sebeple açık açık şahsi Ekşi Sözlük görüşümü yazmaya karar verdim.
Ben gerçek bir Ekşi severim.
Ki hakkımda yazılan tek bir olumlu yorum yok.
Olumluyu geçtim, ellerine aldıkları beysbol sopası ile beynimi her fırsatta dağıtmaktalar!
Ama ne fark eder, ben yine de merak ettiğim konuda mutlaka Ekşi Sözlük'e de bakıyorum.
Aralarında 'şahsi' mesele sebebiyle yazılmış yorumları ayıklayabilecek, önemsemeyecek zekam var Allah'a şükür.
Onları es geçtiğimde 'aynı kafada' olduğum 'öz bilgiye' ulaşabiliyorum.
Bazen de bilgi değil, sadece 'mavra' buluyorum...
Keza mail adresime gelen hakaretlerle dolu bir okur mail'inin topluca okunmasından nasıl egosal zarar görmeyeceksem Ekşi Sözlük'ten de o kadar görmüyorum.
Aksine internet kullanan, televizyon izleyen, gazete okuyan genç bir yazar kadrosuna sahip olduğunu, aralarında bir şekilde yer edinmiş az sayıdaki hastalıklı kalemler dışında çoğunun gerçeği yazdığını düşünüyorum.
Evet, egolarımız sarsılıyor ama adamlar hakkımızda gerçekten bunları düşünüyor!
Yazmasın ama düşünsün umurumda değil mi diyorsunuz?
Ben öyle biri değilim.
Düşünülüyorsa yazılmasında da mahsur görmüyorum...
Özetle Ekşi Sözlük'te hakkımda yazılanlarla derdim yok. Neden olsun ki? Aksine bazısına gülüyorum, bazen haklı buluyorum, bazen de yazanın kim olduğunu ve neden yazdığını tahmin ediyorum!

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Yeni nesil 3 Fırtına obüsü Akar'ın katıldığı törenle TSK'ya teslim edildi