• $7,4259
  • €9,0101
  • 442.696
  • 1540.21
14 Ağustos 2011 Pazar

Lucca'ya Ramazan bedduası!

Cuma akşamı Bebek'teki ünlü Lucca'nın önünde taksi bekliyorum. Saat 22.00 suları. Acayip bir trafik olduğu için bekleyişim de uzun sürüyor. Önce beyaz bir minibüs duruyor, sarıklı ve uzun beyaz sakallı bir bey tarafından kullanılıyor. Arkası bomboş. Sarıklı bey, yolcu camını açıp uzanarak Lucca'ya bakıyor. Adeta kendini göstermek ister gibi...
Aradan birkaç dakika geçiyor bir araba dolusu türbanlı hanım Lucca'ya bakmak suretiyle önünden geçiyor.
Kendi kendime 'iyice paranoyak oldun' diyorum...
Tam o sırada arkada küçük çocukları oturan bir çift arabayla önümde duruyor. Camı açan kadının suratında tuhaf bir ifade, adeta kendisine görünmeyen bir varlık musallat olmuş, onun tarafından yönetiliyormuş gibi. Exorcist filmini izleyenler nasıl bir ifadeden bahsettiğimi anlayacaktır!
Kadın, o lanet ifade ile bir şeyler haykırıyor, önce anlamıyorum, ses yavaş yavaş anlaşılır hale geliyor.
Lucca'nın dışında oturup içki içenlere beddua ediyor! Beddua da kesmiyor ana avrat küfür ediyor. İnanılacak gibi değil her küfrün ardına da Allah'ın adını takıyor.
Ağzım açık!
Önce 'hanımefendi aklınızı mı yitirdiniz' demek için hamlede bulunuyorum o sırada iç sesim 'şu surat ifadesine bak, arabadan iner ve döver seni' diyor...
Kocasıyla arabadan indiklerini ve bana oracıkta meydan dayağı attıklarını canlandırıyorum gözümde!
Neden şaşırıyorsunuz, olmayacak şey mi?
Korkuyorum...
Koşarak evime gitmek istiyorum.
Trafik açılıyor, bir taksiye atlıyorum, soğuk terler dökerek evime geliyorum...
Şimdi kim bana; abartı, uydurma filan diyebilir?
Kim o gördüğüm nefreti unutturabilir?
Kim bana oruç tutanın, inançlı olanın bu kadar terbiyesiz olmasının mantığını anlatabilir?
Kim 'aslında baskı yok evladım. Herkes birbirine saygılı bu ülkede' diyebilir!

Düzeysizlik kraliçesi...
Pop müziğin yeni kraliçesi diyorlar ona, bence yanılıyorlar. Kendisi düzeysizliğin kraliçesi.
Demet Akalın'dan bahsediyorum, anlamışsınızdır zaten.
Geçmiş hikayesinden etkilendiğim biridir aslında.
Biliyorsunuz büyük bir haksızlığa uğradı özel hayatında. Ve yok olması beklenirken kadın ülkenin en dinlenenlerinden biri oldu. Başarıda istikrar önemlidir. E tartışmasız, o istikrarı da yakaladı...
Ama gel gör ki kendini hiç geliştirememiş.
Kazandığı şan-şöhret-para hiçbir işe yaramamış...
İlk kızgınlığında, ilk tadı kaçtığında çirkinleşti. Terbiye sınırlarının olmadığını, ne kadar da çirkefleşebileceğini hepimize gösterdi.
Ne eyleyeyim ben böyle başarıyı!

Soner Yalçın'a özel not: Ahmet Hakan dünkü yazısında senden bahsetmiş, mutlaka okumuşsundur. Aslında uzun zamandır medya kulislerinde konuşulan ama bir türlü dillendirilmeyen bir konuydu bu. 'Neden Soner Yalçın'ın adı hiç anılmıyor' diye sorup duruyordu insanlar birbirlerine... Ortaya çıkan cevaplar da hep birbirinin benzeri oluyordu. Ahmet Hakan'ın da yazdığı gibi: Canımızı yaktı, hakkımızda haber yaptı gibi saçma sapan, ipe sapa gelmez şahsi meseleler. Aslında 'ora'ya gittiğin ilk günlerde bir yazı yazmış ve sana karşı takınılan tavrın nedenlerini gayet net ifade etmiştin. Geri planda kalmayı tercih etmen, ekran önünü sevmemen seni 'gizemli şöhret' yapmıştı... Bu gizem 'karanlık' algısına sebep oldu... Bilirsin medyamızın algıları da pek kuvvetlidir! Ben de diyorum ki senin karanlığın gördüğümüz, sandığımız tüm aydınlıklardan daha aydınlıktır, ben bunu bilir bunu söylerim... Ve söylemeye de devam ederim!

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız