• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Eylül 2012 Cumartesi

Külliyen yalancısınız!

Cumartesi ve pazar akşamı Antakya'da 'Savaş'a hayır' demek için Yeşilpınar Beldesi'nde düzenlenen panellere katıldım.
Panelde gazeteciler, sanatçılar, siyasetçiler ve aydınlar 'barış çağrısı' yapmak için hazır bulunuyordu. Konuşmacılar bölgede gözlemledikleri tehlikelere, Türkiye'nin dış politikasına yönelik eleştirilerine yer verdi.
Tahmin edeceğiniz üzere kimi konuşmacılar fikir beyan ederken AKP'ye de yüklendi.
Ama kimse 'yaşasın Esad' demedi.
***
Bazen öyle hayrete düşüyorum ki.
Gitmesem, görmesem, dinlemesem hani 'acaba mı' diyeceğim..
Şöyle düşünün; Bir gazeteci Hatay'a gözlem yapmaya gidiyor. Panelleri takip ediyor ama 'mültecileri dışlayın, onlara kapılarınızı kapatın' diyen bir milletvekilinin sözlerini köşesine taşımıyor.
O sözlerin sahibi olan vekili eleştirmiyor, yerden yere vurmuyor.
Sizce böyle bir şey mümkün olabilir mi?
Özgürlükler, yaşam hakları, barış ve insan hakları için mücadele vermeye çalışan biri olmanın dışında sadece 'haber değeri' olarak bile atlanamayacak bir açıklamadan bahsediyoruz.
En azından kendi adıma şunun garantisini verebilirim; Sadece haberi yakalamak, bu sözleri gazete sayfalarına taşımak yetmez bana. Böyle bir açıklamayı yapana acımaz, yerden yere vururum!
Ama nedense bu çok tartışılan panele tanıklık etmiş olduğum halde günlerdir sessizim!
***
Bir kaç gündür 'hükümete yakınlığı' ile kimlik kazanan gazetelerde, yayın organlarında yapılan 'çarpıtma haberler'le dehşete düşüyorum.
Gerçek bu kadar mı eğilip bükülebilir?
Sözler bu kadar mı çarpıtılabilir?
İnanılır gibi değil.
Çarpıtmacılar diyor ki; İlhan Cihaner panelde 'mültecilere evini açanlara, yardım eli uzatanlara selam bile vermeyin. Mültecilerin aranızda yaşamasını engelleyin' dedi.
Ben de diyorum ki; 'Oradaydım'..
Hiçbir yazdığınız doğru değil!
Gelin ben size işin doğrusunu anlatayım, eğer doğruya ulaşmak gibi bir derdiniz varsa tabii..
CHP Milletvekili İlhan Cihaner o gün konuşmasında şöyle dedi; İhtiyacı olana kapılarımızı sonuna kadar açalım, yardım edelim ama eli silahlılara evinizi kiraya vermeyin. Huzurunuzu kaçıran, eli silahlı, 'Karanlık' insanlara sadece para kazanmak için evini ve imkanlarını açanlara da rahatsızlığınızı hissettirin hatta onları dışlayın'..
Bu iki açıklama arasında ne büyük fark var değil mi?
***
Mesleğin çivisini çıkarttınız.
Sadece lekelemek, sadece düşman ilan etmek için canınız ne isterse, aklınıza ne gelirse onu yazıyorsunuz.
Delikanlılık, adamlık, insanlık namına hiç bir değer yargınız kalmamış.
Bir sözü bu şekilde deforme etmek ahlaksızlığınızın ilanından başka bir katkı sağlamaz size.
Sadece İlhan Cihaner de değil mesele. O gün panelde kim konuştuysa sanatçısından aydınına hepsini 'Baasçı' ilan ettiniz.
Hedefe oturttunuz, kutuplaşmanıza alet ettiniz.
Sizlerin durumu içler acısı olduğu kadar aynı meslekte anılıyor olmak da benim için büyük utanç!
***
'Sizden' farklı düşünene, yazana, konuşana etik dışı, ahlak dışı bir savaş başlatıyorsunuz.
'Sizden' farklı olmak demek mutlaka 'birşeyci' olmakla itham edilmek demek.
Bu sefer 'Baasçı' gelecek sefere kimbilir neci..
Ben de 'necilik'le itham edecekseniz göze alıyor ve 'külliyen yalancısınız' diyorum..

<p>Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Vücudu yeni haftaya nasıl hazırlamalı? Beslenmede doğru biline

Beslenmede doğru bilinen yanlışlar neler?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Haftanın yalanları