• $8,5108
  • €10,2914
  • 498.365
  • 1441.33
18 Kasım 2012 Pazar

İçeride tek bir gazeteci kalmayana dek kavgam devam edecek!

Tarihi duruşmalara tanıklık ediyoruz' dedim.   'Gazetecilik yargılanıyor'
dedim.  'İçeride tek bir tutsak meslektaşımız kalmayana kadar yılmadan bu davaları takip edeceğim' dedim.
'Korkmadan, yüksek sesle özgürlüğümü ve meslek haklarımı geri isteyeceğim'
dedim.
Aslında; bunlar bir gazetecinin bu dönemde vermesi gereken mücadelelerden sadece bazılarıydı.
Keza sustukça çember daralacak ve sıra sinmiş sessizlerin de kalemine gelecekti.
Bunu öngörmemek için sadece duyarsız birer cahil olmak yetmez, akıl yoksunu da olmak gerekir!
***
KCK basın davasında yargılanan gazeteciler, Ergenekon'da yargılanan Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın özgürlükleri benim de özgürlüğümdür.
Tutsaklıklarının tutsaklığım olduğu gibi.
Kimisiyle duruşma salonlarında 'uzaktan' tanıştık kimiyle hiç tanışmadık ama duruşmalarında onları 'uzaktan' izlerken, evlatlarının adını dahi bilir hale geldim.
Yargılanan her bir meslektaşım gönülden dostumdur.
Ancak; tüm bu davalar arasında tek bir isim var ki, onun yeri benim için ayrı.
Çünkü o benim hem meslektaşım hem arkadaşım.
Soner Yalçın'dan bahsediyorum.
Duruşma salonunda gözünün içine bakmaya utandığım, tutsaklığı altında ezildiğim Soner Yalçın'dan,
Sanki sırf onu biraz daha içeride tutabilmek için her yol deneniyormuş izlenimi uyandıran ODATV davasının 14. duruşması Cuma günü görüldü.
Duruşmayı izleseydiniz Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı'nın hala tutuklu yargılanıyor olmasına isyan ederdiniz.
Duruşmada; sahteliği defalarca ispat edilmiş dijital dokümanlar, bu dokümanların davada 'delil' olarak kabul edilemeyeceğini anlatan bilirkişiler ve birbirinden vurucu talep konuşmaları yapan tutuklu sanıklar vardı.
Sanıkların mahkeme heyeti önünde yaptığı savunmalar izleyenlerin alkışlamalarına neden oluyordu.
Salonda duruşmayı izlemek üzere çok sayıda yabancı gazeteci bulunuyordu.
Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN)     20 kişilik bir ekiple katılmıştı.
Ve alkışlayanları yüzlerinde dev bir gülümsemeyle izliyorlardı.
***
 Harala-gürele geçti bir duruşma daha.
Önce kavuşma heyecanı. Tüm gün neşeli sohbetler.
Hayatlarımızdan birbirimizi haberdar etme, sağa-sola esprili göndermelerle takılma hali.. Tıpkı 'dışarıda'yken olduğu gibi...
Sonra saatler 'ayrılığa' yaklaştığında üzerimize çöken ağırlık, gerginlik, birbirimizin gözünün içine bakamadan yapılan kaçak konuşmalar.
Ve ayrılık...  Yeniden kavuşması uzun zaman alan bir ayrılık...
***
 Ben her kavuşma ve ayrılma anında gözü yaşaranların yani parmaklığın diğer tarafındayım. Benim gibi nice arkadaşlar, sevgililer, eşler, evlatlar var. Ayrılık anı geldiğinde o salondan arkalarında gözyaşlarını, isyanlarını bırakıp gidiyorlar.
Duruşma sayısı arttıkça, yıllar hızla ilerledikçe 'güçler' de tükeniyor.
Artık kimse duygularına ket vuramaz oluyor.
Cuma günü o salondan çıkartılırken defalarca arkasına dönüp sevenlerine el sallayan arkadaşımın gözlerinin dolduğunu görmek ağrıma gitti...

Özgürlük ağacı
Bir grup meslektaşım bir araya gelmiş ve ortaya 'özgürlük ağacı' fikri çıkmış.
Bu ağacın yaprakları; yargılanan gazetecilere mektup yazmak, destek olmak, tarihe not düşmek isteyen vatandaş, aydın, gazeteci, sanatçı, akademisyenlerin sözcüklerinden oluşacak.
Gazeteciliğin yargılandığı her duruşma salonunun kapısında üzerine bir yaprak daha eklenmesini bekleyecek.
Bir gün Silivri'de olacak bir gün Çağlayan'da.
Gazeteciler nerede tutsaksa orada kök salacak.
Ve sonuçta ortaya dev bir özgürlük ağacı çıkacak.
Yaprakları bembeyaz olan, özgürlük mesajlarıyla dolu, aydınlık ve dev bir ağaç.
Bu ağaç Cuma günü ODATV duruşması öncesi filizlendi.
Özgürlük ağacı tutsak tek bir gazeteci kalmayana dek büyümeye devam edecek.
KCK, ODATV ve Ergenekon'da yargılanan gazetecilere yüreklerinden kopan mesajları ölümsüzleştirerek sunmak isteyenlere, destek olmak isteyenlere duyurulur.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı