• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
1 Mayıs 2013 Çarşamba

Hile Yolu

Geçen hafta Hrant Dink suikastı dosyasında umut verici bir gelişme yaşandı. Savcılık olayda dahli bulunan kamu görevlileri hakkında soruşturmanın genişletilmesini talep etti.
Bu hafta ise umut kırıcı bir gelişme daha yaşandı. Suikasta adı karışan polis müdürü Engin Dinç terfi etti!
26 Nisan'da ise Hile Yolu adlı bir film gösterime girdi. Yönetmenliğini ve senaristliğini Ersin Kana'nın üstlendiği film, Dink suikastını konu alıyor. Belgesel değil ama hakikatlerin bir bölümünden uyarlanmış, polisiye/dram... Film derin güçlerin çalışma mekanizmasını, Yasin Hayal'i, Erhan Tuncel'i, Ogün Samast'ı ve her daim kullanılan benzerlerini çok iyi tasvir etmiş. Suikastlarda maşalık görevi üstlenen insanların kullanıldıkları mekanizma tarafından gözden çıkartılma süreçlerini de...
Fakat bir türlü deşifre edilmeyen söz konusu örgütün sadece tek bir ayağını işaret ederek yapmış bunu.
Azmettirici mekanizmaya Paşa diyerek Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ana adres olarak konumlandırmış.
Oysa biliyoruz ki Dink suikastı daha gerçekleşmeden çok önce polis de jandarma da eşit düzeyde haberdar...
Açıkçası ben tek adres vurgusuna rağmen Hile Yolu'nu birçok açıdan beğendim. İzlemenizi de öneririm ama senariste de adres tahlilinde sıkıntılar olduğu eleştirisini yapmadan geçemem.
En nihayetinde doğrudur Hile Yolu bir belgesel değil sinema filmidir, yönetmenin bakış açısına da saygı duymak gerekir. Ama farkında olmadan da olsa Hrant Dink davasında hasıraltı edilmiş kişilerin de ekmeğine yağ sürmemek gerekir.

İçki içme, ruj sürme
Türk Hava Yolları'nın hiçbir seferinde kan kırmızısı ruj sürmüş bir hostese rastlamadım. Sanırım uçuşlarda kırmızı ruj sürmeyi tercih eden var ise bile istisna düzeyindedir. Yani yasaklama gerektirecek kadar yaygın kullanımdan söz edilemez.
Ancak; ne vakit ülkede gündem değiştirilmek istense önce Başbakan'ın 'içki yasaklanmalı' benzeri bir açıklaması (bkz: Aksırıp tıksırana kadar içmek, üzüm yemek, bira değil ayran içmek) ve hemen ardından da THY'nin tutuculuğu ön plana alan yeni bir uygulamasının açıklandığını çok gördüm...
THY gibi bir şirketin sıklıkla yasaklarını gündeme getirme çabası sadece sebepli olabilir bana göre... 'Laiklik elden gidiyor' endişesini pompalayarak, alık aydınların dikkatini tek bir konu üzerine toplama stratejisinde 11 başarılı yılı geride bıraktığımız gözardı edilmesin lütfen...

Seks Argosu
Gazetelerin görünür kahramanları alkışın çoğunu toplayan taraf olur.
Ancak bir de işin arka planı vardır. Aslında en büyük meşakkat ve emek onlara aittir. Yazı işleri kadrosunda yer alan düzeltmenler, editörler, sayfa sorumluları gibi... Bir gazeteyi beğeniyorsanız şayet bu aslında onu hazırlayan ekibin başarısıdır. Siz tanımazsınız ama biz onları tanırız.
AKŞAM Gazetesi'nde de birçok tanınmayan kahraman çalışmaktadır. Bunlardan sadece biri 5 yıldır beraber çalıştığım editörüm Taşkın Su. Taşkın, her daim ilginç, hatta sıra dışı da diyebileceğimiz kitaplarıyla beni şaşırtan biri olmayı başarmıştır. Son kitabı Seks Argosu'yla da şaşırtmaya devam ediyor. Seks Argosu aslında bir nevi sözlük. Bugüne kadar hiç duymadığım birçok sözün anlamlarını içeriyor. Edepsiz ama eğlenceli bir kitap. Bir göz atmanızı öneririm.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!