• $9,6639
  • €11,2293
  • 560.051
  • 1488.95
3 Nisan 2013 Çarşamba

Hadi beyler, yay vaziyetleri

Bir salı klasiği; grup toplantıları sert açıklamalar ve tarafların birbirine 'giydirmeleri'yle devam ediyor. Gazetelerde 'süreç' karmaşası, akil insan listeleri...
Sabahattin Ali'nin öldürülüşünün yıldönümü dolayısıyla sosyal medyada şiirleri, sözleri hâkim. Dışarıda ise tatlı bir güneş. Hayatın, gündemin aksine olanca gücüyle parlıyor. Bahar dalları çoktan açmış. Yağmur da yağsa, şimşek de çaksa bahar gelmiş bir kere. Polenler uçuşmaya başlamış. Bahar demek aşk demek sevgi demek, sınırsız neşe demek... Kim şimdi karanlık senaryoları, adaletsizlikleri, siyasi kavgaları dert etmek ister kendine...
Kulağımda Başbakan'ın sesi, gözüm dışarıda, akıp giden bahar gününe takılı kalmış...
O sırada telefonuma bir mesaj geliyor.
Kısa ve net: Yakup ölmüş.
Mesajı yollayan Yakup-2 meyhanesinde onlarca anıyı paylaştığım bir dost.

***
Meyhane deyip geçmeyin. Türk edebiyatının en kıymetli isimlerinin oturduğu, rakısını yudumladığı ve üzerine şiirler, yazılar yazdığı bir buluşma noktası Yakup-2...
Yılların değiştirmeyi başaramadığı ender ortamlardan. Asmalımescit'in girişinde, simge haline gelmiş, yazarın-çizerin uğrak yeri olmayı sürdürmüş bir meyhane. Dün vefat eden Yakup Arslan ise en az mekân kadar edebiyat dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Yakup'un müdavimlerinden Edip Cansever'in Çağrılmayan Yakup adlı şiirini bilenler ne demek istediğimi anlamışlardır.
Genç yaşta amcası Refik'in meyhanesinde çalışmaya başlayan Yakup Arslan, acemiliği bitince, 1977 yılında kendi adını verdiği meyhanesini açmış ve bir devre tanıklık etmiştir. Anılar rakı sofralarında ölümsüzleşmiş ve Yakup'un duvarlarına işlemiştir. Yakup'un duvarlarında fotoğraflar, yazarı tarafından armağan edilmiş imzalı kitaplar, kupürler ve sanatçıların hatıraları hâlâ yaşıyor.
Özdemir Asaf'ın, Edip Cansever'in, Can Yücel'in, Aziz Nesin'in, Turgut Uyar'ın rakı arkadaşı, meyhanenin 'garson' patronu Yakup Arslan'ın mekânın kapanma saati yaklaştığında ayağa kalkıp yüksek sesle ''Hadi beyler, yay vaziyetleri'' demesi ise bir Yakup klasiğidir. Geceyi uzatmak isteyenlere 'yaylanın' demenin kibar halidir.
Hikâyesi ise 12 Eylül'e dayanır. Gece 12'den sonra sokağa çıkma yasağının olduğu o günlerde Yakup Arslan 'Yasak yaklaştı' sinyalini bir ıslıktan sonra 'Yaylanın' diyerek verirmiş.

***
Meyhane, rakı, Yakup falan bahane... Esas olan dostluklar, paylaşımlar ve anılara sahip çıkmaktır. İstanbul'da, sanatın, edebiyatın, tarihin işlediği 'duvarları' yıkmaya alıştırıldık bizler. Geçmişimize, anımıza sahip çıkmamayı âdet edindirmek istediler.
Yıktılar, yaktılar ama yine de tam olarak yok edemediler.
İşte bize eskiden kalan, kıymetli fikirlerin kahkahalarını duymuş, rakılı kafalarla yapılan şiir yarışmalarına, 80'lerin, 90'ların gergin ve acı dolu anlarına, Özal'lı yıllara, düşüncelerin dillenmesine, kararların alınmasına, yasa, acıya, kutlamalara yani kısaca ülkenin tüm yapısına sansürsüz, tam içinden tanıklık etmiş Yakup Arslan aramızdan ayrıldı. Umarım diğer anılar gibi Yakup-2 de tarihe gömülmez ve yaşamaya devam eder.
Ha bana gelince... Gözümü ve aklımı o güzel bahar havasından zor aldım.. Yine karanlık, tatsız gündeme ve haykırarak konuşan parti başkanlarına kendimi teslim ettim... Bahar 'aşk' ayıdır dediler, bizi kandırdılar. Meğer bahar önce kafada başlarmış...

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor