• $7,43
  • €8,9984
  • 438.975
  • 1467
15 Temmuz 2012 Pazar

Denizlerin gururu

Oldum olası o gösterişli motoryatlardan nefret ettim. Denizlere yakıştıramadım.
Ütüye veya apartmana benzeyen, sözde zenginliğin, keyifli bir hayatın simgesi, benim gözümde ise hep görgüsüzlüğün abidesi oldular.
Hele bir de altın-gümüş rengi olanlar veya etrafına ışık saçanlar yok mu, tam delirmelik.
Tekne sahibi olmak bir sosyal üstünlük belirtisi ise, bu işe çok para harcamak gerekiyorsa, o halde ortaya çıkan iş mutlaka rafine, farklı ve şık olmalıydı bana göre.
Klasik veya modern fark etmez.
Mesele sadece gövde gösterisiyse eğer gösterişini de hakkını vererek yapmalı.
'Pırıl pırıl, yanardöner 'ütü tekneler'e hayır' kampanyası başlasa destek veririm, o kadar sinir oluyorum.
O yüzden de; ne zaman şık bir yelkenli veya 'özel yapım' bir tekne gördüysem ilgilendim.
Sordum soruşturdum.
Kim yapmış, nerede yapılmış merak ettim.
Tekne işinde 'şık' ama 'sade' çizgiyi yakalayabilenden etkilendim.
Rıza Tansu'nun adını da ilk kez böyle bir merak anında duydum.
Gördüğüm bir tekneyi çok beğenmiştim, o da henüz kariyerinin başındaydı. Belki ilk belki ikinci teknesiydi.
Yıllar içinde şahsen hiç tanışmadım ama hem İstanbul'da hem de güney sahillerinde yaptığı tekneleri görünce tanır oldum.
Kimi askeri gemi görüntülü, kimi balıkçı teknesi, kimi yuvarlak hatlı sade motoryat. Her biri birbirinden farklı ama belli bir ölçüde de benzerlikleri var. Tasarımın hatları belli, renkleri de. Erkeksi bir çizgi. Pırıltısı yok, görgüsüzlükten eser taşımıyor. Ama şık. Gördün mü bakıyorsun, senin olsun istiyorsun, özeniyorsun.
Rıza Tansu kimdir diye biraz araştırdım;
Üniversitede endüstriyel tasarım eğitimi almış. Eskiden mobilya tasarımı yapıyormuş. Ama aklında hep denizcilik varmış. 1998 yılında kendi adını verdiği teknelerin iç ve endüstriyel tasarımını yapacağı bir firma kurmuş.
Şimdi bunları neden anlattığıma gelince...
Geçtiğimiz günlerde Tansu, Türk yapımı, kendi ürettiği teknelerinden biriyle dünya çapında bir ödüle layık görüldü
International Media Group tarafından her yıl düzenlenen The Showboats Design Awards'ta 'Bartender' teknesi ile ödül aldı.
Ne yazılı ve görsel basında, ne de internette haberine rastlayamadım.
Oysa ülkemiz adına çok büyük bir başarı.
Bizden biri üretiyor ve dünya takdir ediyor!
Bizde ise  başarıyla ilgilenen yok.

İnsanlığı kirleten adamlar
BEN aldığım aile terbiyesi gereği 'farklı olana saygı' duyan biri olarak yetiştim.
Her dinden, her dilden insanla dostluk kurmayı bildim.
Başım açık, modern bir hayat yaşıyorum ama yaşamayana da saygım sonsuz.
Kaldı ki inandığı şekilde yaşamayı tercih edeni rahatsız edene denk gelirsem canına okurum.
Ama bazı adamlar var; onların ne diline ne de dinine ne de adamlığına saygım var.
Hüseyin Üzmez de bunlardan biri.
Biliyorsunuz kim olduğunu, hani şu sabi sübyanın defalarca ırzına geçen eski Vakit gazetesi yazarı olan Üzmez'den bahsediyorum.
Tutuklanacak, tutuklanma kararı onandı
ama henüz polis 'bulamadan' Sözcü gazetesi bulmuş kendisini!
Ve röportaj yapmışlar. Demiş ki, 'Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Bana ceza verilecekse, şeriat kanunlarına göre verilmeliydi. Ben bu cezayı tanımıyorum.'
Soruyorum:
Hüseyin Üzmez, şeriatı, ırzına geçeceği sübyanların hesabı sorulduğunda 'İmam nikahlım' diyebilmek için mi istiyor?
Ve diyorum ki:
Hüseyin Üzmez ve benzerleri, yani her ahlaksızlığını dine ve Allah'ın arkasına sığınarak kapatmak isteyenler; umarım Allah cezanızı bu dünyada, bizlerin tanıklığında verir!

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'da80 yaş ve üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başlandı

İstanbul'da etkili olan yağışlı hava, trafikte yoğunluğa neden oldu