• $7,4266
  • €9,0115
  • 442.635
  • 1540.21
05 Şubat 2012 Pazar

Deli kadınlar

Genç kızlığın bitimiyle, kadın olmanın ne zor, ne başa bela bir şey olduğunu öğrendim, belki birçoklarınız gibi...
Yapı gereği güçlü olan ama hayatın birçok anında güçsüz olmadığı için cezalandırılan canlılardık biz...
Bizimle ilgili birçok his hastalıklı, birçok his çelişkiliydi...
Dünyanın gelişmiş ülkelerinde durum biraz daha 'katlanılabilir' boyutlardaydı tamam, ama işin iç yüzünde kadın yine kadındı işte!
İş hayatı, özel hayat, sosyal hayat, maddi sıkıntılar, gelecek korkuları, tasalar... bunların  hepsi insana dair...  Ya üstüne üstlük bir de kadınsanız...
Sistemler, kurallar, adaletsizlikler zaten insanı her gün biraz daha o sınır çizgisine yaklaştırmıyor mu?
Neyse, sözü uzatmayayım. Birkaç ay önce kitapçının raflarını tararken Mine Söğüt'ün 21 kadının delilik hikayesini kaleme aldığı 'Deli Kadın Hikayeleri' çıktı karşıma. Bir türlü fırsat bulup okuyamamıştım.
Ama karşıma çıkacak 'işin' tadını tahmin ediyordum.
Açıkçası tahminimden de ötesiyle karşılaştım.
Mine'yi takip edenler bilir, nevi şahsına münhasır bir dili vardır. Hafif karanlığa çalan ama asla bunaltmayan da bir yazım tarzı...
Kitapta; her bir kadının delirme hikayesi anlatılıyor. Kadın olmak dışında hiçbir ortak özelliği olmayan 21 kadının öyküsünü okurken yaşadıklarına şaşırmak, yabancılaşmak ise imkansız!
Durum çok net; tencerede yemek pişirmek ve delirmek arasında ince bir çizgi bu...
Mine Söğüt kitabı; delirip ölen kadınlara ithaf etmiş. Eşi Bahadır Baruter de Mine'nin kelimeleri kullanarak yarattığı dünyaya çizimleriyle hayat vermiş.

Olmayan Kelimeler
Metis ajandalarının hayranıyım ben... İnsanların birbirini anlamadığı, birbirine uyum sağlayamadığı, derdini anlatamadığı bugünlerde ilaç etkisi yaratır bünyede!
Her sene belli bir tema üzerine kurgulanan ajanda, geçen sene 'ırkçılık, ayrımcılık ve nefret suçları'nı konu almıştı. Bu sene ise 'olmayan kelimeler' ana başlığıyla, sarf etmeye ihtiyaç duyduğumuz ama dilimizde olmayan kelimelere odaklanmışlar. 'Dünya, bizde olmayan hangi kavramları, duygu ve durumları adlandırmaya ihtiyaç duyuyor?', 'Edebiyatçılar hangi yeni kelimeleri bize sunmak istiyor?' sorularının cevabı ajandanın sayfaları arasına yerleştirilmiş.
Yine ustaca, yine kalbimden vuracak bir işe imza atmışlar. Ama en önemli mesaj neden 'olmayan kelimeler'in peşine düştüklerini anlattıkları ajandanın başlangıç yazısında gizli. Söz Metis Ajanda'da;
'Bir yazıyı/konuşmayı yanlış anlayanların yorum yapma ihtimalinin daha fazla olması. Dil ile beyin bağlantısının zayıflaması ama dil etkinliğinin artmasından kaynaklanır; hızla salgına dönüşür. Televizyon yorumcuları ve köşe yazarlarından başlayarak yurt sathına yayılan salgının ileri safhalarında en çok bağıran, hakaret eden ya da üst baş yırtan kendini en haklı sanır. Bunlar karşısında beyin faaliyetlerini durduramayanların suskunlaştığı görülür. Salgın yüzünden internet üzerinden yazışan gruplarda ve bilumum sosyal medyada kırgınlık, kızgınlık ve yılgınlığın çoğaldığı, bir araya gelen iki kişinin üçe bölünüp yok olduğu, örgütlenme, işbirliği ve dayanışma yoluyla güçlenme ihtimalinin giderek zayıfladığı saptanmıştır.'

Tarkan'ın erkekliği!
Size bir soru soruyorum lütfen mantıklı bulduğunuz yanıtı benimle paylaşın.
Ünlü bir şarkıcının 10 yıllık 'yakın koruması' neden basına eski patronunun 'erkek' olduğunu ispatlamak için açıklama yapar?
Ve bu açıklamalar da;
Tarkan, sarışın, esmer, kızıl ayırt etmez.
Tarkan, tombul kadın sever.
Tarkan, kadın ruhundan benim diyen erkekten daha iyi anlar.
Tarkan'la aynı evde uyumak imkansızdır. Sabaha kadar sesten uyuyamazsınız.
Düzeyinde ise ne düşünürsünüz?
Starların skandalları, özel sırları uzun yıllar yanlarında çalışmış insanlar tarafından ifşa edilir, buna hepimiz alışığız. Ama hayatımda ilk defa 'temize çekmek' için yapıldığı hissi veren açıklamalar okudum!

<p>Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Vatandaşlar bunun  takibini nasıl yapabilir? İ<span>ki d

Aşının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı