• $7,3505
  • €8,8935
  • 409.508
  • 1528.82
24 Haziran 2012 Pazar

Biz neden böyleyiz?

İstanbul Modern'de Burhan Doğançay'ın 'Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı' adlı sergisi açıldı.
Doğançay; yaşayan en kıymetli sanatçılarımızdan.
Hayatının çoğunu yurtdışında geçirmiş, ünü ve eserleri çoktan Türkiye'yi aşmış biri.
Doğançay, yeni sergisi sebebiyle  bir röportaj vermiş.
Ve röportajında demiş ki; 'Biz birbirini sevmeyen bir milletiz. Birimizin başarısı diğerini üzüyor. Birbirimizi sevmediğimiz müddetçe, birimizin başarısı en yakınını üzdüğü müddetçe ve 'ama'sız konuşmayı öğrenmediğimiz müddetçe hiçbir şey olamayız.'
Ne güzel söylemiş!
Şöyle bir etrafınıza bakın, biraz başarılı olmuş, sivrilmiş insanlar hakkında neler konuşulduğuna. Konuşulacak 'yeni' bir konu bulunamadığında ise  'eski defterlerin' nasıl karıştırıldığına.
Kaldı ki sadece kariyer alanında başarı sağlamış olmasına da gerek yok, evliliğini uzun süre yürüten ve dışarıdan 'mutlu aile' olarak görülenlerin arkasından konuşulanlara da kulak kabartabilirsiniz..
Peki hiç düşündünüz mü, biz neden böyleyiz?
Neden kimsenin başarısına, mutluluğuna veya bizlerden bir tık önde olmasına tahammülümüz yok?
Şüphesiz ki atalarımızdan bize miras kalan birtakım davranış modelleri, ruhi yapılar, genetik kodlar filan var ama bu sadece yok ediciliğimize bahane olabilir.
Mahalleye açılan ve bir anda başarı sağlayan küçük bakkal dükkanı hakkında bile 'ama' diyoruz.
Neyin peşindeyiz Allah aşkına?
Nedir bu kıskançlığımızın, hasetimizin sebebi...
Eleğini asalı, rüştünü ispat edeli, benzerlerini sollayalı yıllar olan Doğançay bile şikayetçi.
'Yeter artık birbirinizi aşağıya çekip durmayın' diyor.
O bile isyanlardaysa siz bir de genç yeteneklerin, ilerlemek için çabalayanların halini düşünün...
Peki ama bizim milletçe derdimiz ne?
Kimse çalışmasın, kimse üretmesin, kimse mutlu olmasın, kimse 'başaramasın' ki herkes kendini rahat hissetsin, herkes mutsuz olsun ve hep beraber dipte oturalım mı istiyoruz?
Başkasının başarısı, başkasının iyiliği bize kendimizi neden kötü hissettiriyor? Bu toplumu hangi yaşanmışlıklar, hangi dinamikler bu kadar hasta kılıyor?

SEVDİM!
Bangır bangır müzik, kilolarca alkol, dirsek dirseğe kalabalık.. Benim için gece hayatının tahammül edilmez üç öğesi.
Daha gençken böyle değildi tabii, zamanla değişti...
Şimdi ben sesimi bastırmayacak yükseklikte müziğin, uzun ve keyifli masa sohbetlerinin, sosyalleşmenin, çakırkeyif muhabetlerin peşindeyim.
Böyle bir mekan bulmakta da epey zorlanmaktayım.
Geçen gün tesadüfen öğrendim, oyuncu Melisa Doğu yeni açılan bir meyhaneyi işletmeye başlamış.
Cihangir Caddesi'nde açılan Aliye Meyhane'yi...
Kalktım gittim...
Sokağa yayılmış masalar, şık ama sade bir ortam. Müzik böğürmüyor, mezeler lezzetli. Yoldan geçen dostlarla muhabbet, masalar arası hoşbeş tam aradığım şey.
Rahatsız olacak şey yok, keyif alacak şey çok...

Keçili Ailesi'nin trajik öyküsü
Gerçeklİk hastalığım var benim.
'Böyle hastalık olur mu?' demeyin, var işte.
Biyografilere düşkünlüğüm de ondan.
Hayal ürünü olan, kurgu olanla ilişkim az. Ha derseniz ki bana 'ama kusursuz bir kurgu' o zaman bir diyeceğim olmaz.
Ama gönlümdeki gerçeğin yerini de tutmaz.
Dün, haftalık kitapçı turumu tek bir kitap alarak bitirdim.
Nail...
Belki haberiniz olmuştur, İrem Barutçu, Keçili Ailesi'ni yazmış.
Raflarda dolanırken önce kitap tasarımı dikkatimi çekti, gerçek hayat öyküsü olması iştahımı kabarttı, işin içinde ülke siyaseti, ışıltılı sosyal hayatlar ve bir ailenin başına gelen trajediler olunca dayanamadım ve satın aldım.
Dünden beri Keçili Ailesi'yle beraberim.
Ailenin dedesi, Yenibahçeli Nail; İttihat ve Terakki'nin ünlü fedailerinden, Teşkilat-ı Mahsusa'nın kurucu komutanlarından. Mustafa Kemal'e suikast suçlamasıyla yargılandı ve asıldı.
Ailenin babası, Nadir Nail Keçili; Celal Bayar ve Adnan Menderes'in arkadaşı. Dönemin ünlü iş adamlarından, 27 Mayıs darbesinin ardından kendini astı.
Ailenin torunu, reklamcı Nail Keçili; Kasırga operasyonunda göz altına alındı. Ulucanlar Cezaevi'nde yattı. Tutuklu olduğu cezaevinin avlusunda 74 yıl önce dedesi Yenibahçeli Nail asılmıştı...
Henüz kitabın çok başındayım.
Reklamcı Nail Keçili doğmadı bile.
İlerleyen zamanda, kitabı bitirince tekrar bu konuya gireceğim, söz...
Bu arada İrem Barutçu'yu da tebrik etmem gerek. Nefis konu, nefis...

<p>Fenerbahçe transferlerden beklediği performansı alabildi mi?</p><p>Galatasaray'da Mustafa Muhamme

Süper Lig'de çetin mücadele devam ediyor

Düzce'de altyapı çalışması sırasında şans eseri bulundu!

Her yerde uyuyabilen vurdum duymaz insanlar

Endonezya'nın Sinabung Yanardağı'nda hareketlilik