• $7,3593
  • €8,9594
  • 436.949
  • 1536.11
07 Temmuz 2012 Cumartesi

Benim nefes kesen ülkem!

Şöyle arkamı dönüp bakıyorum da, ne 'sert' ne 'çetin' ne 'acımasız' bir kış geçirmişiz.
Havalar soğudukça kalplerimiz, vicdanlarımız, aklımız, adalet terazimiz de buz kesmiş...
Yaz ayları umut getirir, buzları eritir diye beklemişiz ama nafile...
Ülke gündemi öylesine can yakıcı ki, bazen  nefes almakta zorluk çekiyorum.
Kaçmak istesen, kulaklarını, gözlerini kapatmak istesen bile 'gerçekler' seni bulup bir duvarın kenarına sıkıştırıyor.
Sıkıştığın yerde sinirlenmek, ağlamak, gölgelerle savaşmak veya kederle kadere boyun eğmek seçeneklerinden birini yaşıyıveriyorsun.
Gölge savaşlarında epey tecrübe edindim. Ama yoruldum.
Adalet mekanizması gelişmiş olan insanlar için bugünü yaşamak zor.
'Hadi kaç' dedim kendi kendime. Bir süre hiç gazete okuma, twitter'a girme, medya sitelerinden haber alma...
Ama beceremedim. Şimdi ülkenin bir ucunda elimden telefonlu düşüremiyorum.
Gazeteleri okumaktan kendimi alamıyorum.
Gelen her acı haber 'yerin dibine gömüyor' beni.
Buyurun, 'uzaklardan' takip
ettiğim bu haftadan bende kalanları okuyun...

 İLK 'KÜRTAJ CİNAYETİ'!
 Bravo! Bu tebriği kim almak, kim üstlenmek isterse ona bravo!
Kadın cinayetlerinin önüne geçememiş bir ülkede 'kürtaj'ı hedefe koyarsan, kadını öldürmek için bahane arayanlara yol göstermiş olursun.
19 yaşındaki lise öğrencisi Tuğba Genç 'kürtajla bebeğimizi aldırtmış, öğrenince dayanamadım onu ellerimle boğdum' gerekçesiyle 23 yaşındaki Tahsin Can Bulat tarafından öldürüldü.
Aile kürtajı yalanladı.
19 yaşındaki ceset otopsiye alındı.
Rapor 'kürtaj yok' dese veya demese kaç yazar.
Katillere yol yordam gösteren, cinayet bahanesi verenler utansın...
Biz uyarınca kaale almayanlar şimdi durup düşünür, 'biz ne yaptık' der mi?
Sanmam...
İşin özeti şudur; kürtaj cinayetleri sezonu resmen açılmıştır. Vatana millete hayırlı olsun!

GAZETECİ ERTUĞRUL ÖZKÖK...
Oh be!
O seks yazılarından, o cinsel uzuv tariflerinden öylesine sıkılmıştık ki...
'Kafayı yedi' yorumları bile çoktan tarih olmuş, 'Aman Ertuğrul'un yazısından hiç söz etme bile' aşamasına geçmiştik.
'Esad röportajı'nı iptal ettiği 'ben bu toplara girmem' tavrından da haberdar olunca, kendi kendime 'Gazeteci Ertuğrul Özkök çoktan ölmüş, naaşını kaldıran yok' demiştim.
Geçen hafta aniden Aziz Yıldırım ve hemen ardından Savcı Mehmet Berk yazılarıyla 'acaba mı' diye düşündüm...
Acaba Özkök normale dönüyor mu?

Not: Aziz Yıldırım'ı dostça ziyaret ettiği ve orada konuşulanları 'izinsiz' yazdığı konusunda eleştiriliyor Ertuğrul Özkök. Ben bu eleştirilere razıyım. En nihayetinde işin özünde gazetecilik refleksleri yatıyor.
Not 2: Savcı Mehmet Berk'e merakla beklediğimiz ama sorulmayan onlarca soru vardı. Özkök bunların hiçbirini sormamış, Berk'i zorlamamış. 'Ne anlattıysa onu yazıyorum' diye de belirtmiş. Eleştirilebilir ama ben bu eleştiriye de razıyım, 'Özkök kafayı seksle bozdu' eleştirisindense eksik gazeteciliği veya 'çekingenliği' konuşulsun...

SEDAT ERGİN'E TEŞEKKÜRLER
İhtiyacımız var... Bize bilgi veren, anlayamadığımız metinleri deşifre ederek bize sunan, gazetecilik yapmaktan vazgeçmeyenlere...
Sedat Ergin gazeteciliğini heyecanlı, iç gıcıklayıcı hatta tahrik edici bulmayabilirsiniz ama onun mesleği icra ediş biçiminin tek ve eşsiz olduğunu kabul etmelisiniz.
Yeni bir yargı paketinden mi bahsediliyor, Özel Yetkili Mahkemeler'in dönüşümünden mi ya da önemli bir davanın iddianamesinden, siz de okuduğunuzdan hiçbir şey anlamıyor musunuz? Karışık, anlamsız belki de içinden çıkılmaz mı buluyorsunuz? Hemen Sedat Ergin'in o günkü yazısını açın ve okuyun.
Bana teşekkür edeceksiniz...

DULUM, ÖYLEYSE 'AHLAKLI' OLMALIYIM!
Dulsanız  artık 'ahlak polisi'yle yaşamanız gerekecek.
Neden mi? Hemen anlatayım...
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde hükümetten 'Eşi ölene  sahip çıkacağız. Maaş bağlayacağız' açıklaması geldi. Kadına sahip çıkılmasından ötürü memnun olduk...
Geçen hafta bu 'sahip çıkma'
halinin 'şartlı' bir sahip çıkma olduğu ortaya çıktı.
Devlet tarafından maaş bağlanan kadının evi habersizce gelen
'hizmetliler' tarafından 'ziyaret'
 edilecek. Ve kadının evinde bir erkek olduğu anlaşılırsa maaşı kesilecek.
Haklılar tabii, dul bir kadının sevgilisi olması süper ahlaksız bir durum. E o ahlaksıza sahip çıkılır mı? Maaş verilir mi? İlahi...

ESAD RÖPORTAJI
Siz ne derseniz deyin gazetecilik mesleği yerlerde sürüklenirken Cumhuriyet Gazetesi ve Utku Çakırözer'e madalya takmak gerekiyor.
Ülkede herkes böylesine sinmişken, korkudan tüm dünya medyasının peşinde olduğu Beşşar Esad röportajını ünlü gazetecilerimiz bir bir iptal ederken bir tek Utku Çakırözer 'işini' yapmış.
Üstüne üstlük gayet başarılı bir röportaj çıkartmış.
Tebrikler Çakırözer, sektörde birkaç 'cesur yürek' ve birkaç 'gazeteci' kaldığını bilmek güzel...

<p>Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, hükümet krizini aşmak için yarından itibaren parlamentoda temsil

İtalya'da hükümet krizi... Conte gitti, şimdi ne olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı