• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
16 Eylül 2012 Pazar

Başbakan beyaz bir sayfa açıyormuş!

Fehmi Koru, Star gazetesinde yazmış; Başbakan, medyayla 'yeni bir sayfa' açma niyetindeymiş.
Daha doğrusu o niyette olabilirmiş.
Koru'nun 'hisleri' bu yöndeymiş.
Bu hissin doğma sebebi ise Başbakan'ın son yurtdışı seyahatinde uçağına aldığı  gazetecilerin tüm sorularını 'sinirlenmeden' yanıtlamasıymış.
Ha, bir de Başbakan'ın Christiane Amanpour'a verdiği röportaj. Başbakan o röportajda aslında eleştiriye açık olduğunu sadece hakareti sineye çekemediğini söylemiş. Bu iki 'veri'yi birleştiren Koru ortaya çıkan tablonun 'beyaz sayfa' olarak yorumlanabileceğini öne sürmüş.
Yeni, tertemiz, beyaz bir sayfa...
***
Bazen yapılan 'derin' analizler karşısında aptallaşıyorum.
Acaba bu bir 'mizah yazısı' olabilir mi diye düşünüyorum. Okumakta olduğum gazetenin anasayfasını çevirip tekrar bakıyorum.
Karikatür dergilerinden birini okumadığıma ancak öyle emin olabiliyorum!
Nedeni basit...
Sözkonusu Christiane Amanpour röportajından günler sonra; 'Bunlar Boğaz'a karşı alkollü içeceklerini yudumlayarak yazıyorlar' diye yapılan köşe yazarı tarifi geliyor aklıma.
Üzerinden sadece bir kaç gün geçmiş. Yani o röportajdan bu yana yapılabilecek bir 'tahmini analiz' için somut bir değişim yok!
***
Kurumlar ve patronlarla yaşanan 'kavga' zaman içinde bireysele dönüşmüş, Başbakan ve köşe yazarı kavgalarına tanıklık eder olmuştuk.
Başbakan'dan 'şahsen yanıt' almayanın 'eksik gazeteci' sayılacağı günler yaşarken, 'toplu hakarete' de bağımlı hale geldik.
Şöyle alt alta koyalım da bir bakalım, Başbakan bugüne kadar gazetecilere neler demiş:
- Köpek
- Dalkavuk
- Terörist
- Namussuz
- Terbiyesiz
- Edepsiz
- Ahlaksız
- İlkesiz
- Talimatla çalışan.
- Alkolik
Bunlar ilk etapta, çabuk aklıma gelenler. Geçmişe dönük, kapsamlı bir araştırma yaparsak daha nicelerini de örnek verebiliriz.
Hal böyleyken; Biri çıkıp da 'Başbakan bugün gazetecilere hakaret etmedi demek ki beyaz sayfa açılıyor' diye yazınca insan hayrete düşüyor.
O sayfa nerede, kimin için açılıyor ve biz neden göremiyoruz?

Bildiğiniz gibi değil!
SON günlerde okuduğum çarpıcı bir kitaptan bahsetmek istiyorum.
Kitapta; 90'ları Güneydoğu'da çocuk olarak 'yaşamış' onlarca insanın hikayesi anlatılıyor.
Her biri acı, kan, şiddet, korku barındıran gerçek çocukluk öyküleri.
Hepsi çocuk, hepsi masum, tek farkları Kürt olmaları.
Son günlerin en anlaşılmaz, en karışık, en ağdalı analizlerle anlatılan 'Kürt sorunu'na çocukların ağzından, tanıklıklarından yola çıkarak en yalın, en insani tarafından bakabilmenizi sağlıyor.
Bir bölgeyi, bir sorunu, bir kimliği anlamak için önce tanımak gerekiyor.
Çocukluk tüm hayatımızı, yetişkinliğimizi, seçimlerimizi etkiliyor.
Ortada çözemediğimiz sorunlar olduğunda mutlaka dönüp çocukluğu sorgulamak gerekiyor.
Çoğu zaman algılamayı ret ettiğimiz durumların aslında sadece içine doğduğumuz şartlar tarafından tetiklendiğini anlamamız gerekiyor.
Şiddetin, savaşın, terörün anlaşılır bir yanı yok.
Hiçbir gerekçe terörü anlaşılır kılamaz.
Ama işte esas mesele de burada başlıyor; kan dökülürken olan arada kalanlara oluyor.
Hele o arada kalanlar çocuklarsa o zaman ortaya vahim sonuçlar çıkıyor.
Rojin Akın ve Funda Danışman'ın röportajlar yaparak hazırladıkları 'Bildiğin Gibi Değil'i okurken dayak yedim. Sağlam bir dayak. Ve kimsenin birbirinden nefret etmemesi için, bir arada yaşamayı öğrenmek için 'ne gerekiyorsa sonuna kadar yapmak gerek' dedim.
Amed'in, Hazal'ın, Avrehan'ın, Wanbetan'ın yaşadıkları çocukluklara tanıklık ederken utandım. Hiçbir çocuğun bu deneyimleri, böylesi çocukluk anılarıyla hayata devam etmeyi hak etmediğini düşündüm. O yüzden sizlere tavsiye etmek istedim. Lütfen bu kitabı okuyun. Sonra gücünüz olur ve isterseniz tartışırız.
Bu arada bildiğiniz gibi değil çok yakında beyazperdeye uyarlanıyormuş. Beş yönetmen kitaptan beş ayrı hikayeyi seçmiş.
Ezel Akay, Ömer Faruk Sorak, Yüksel Aksu, İlksen Başarır ve Haluk Ünal çekimler için ön çalışmalara başlamış bile.

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yurt genelinde yapılan huzur uygulamasında 2 bin 402 kişi yakalandı

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi