• $13,6925
  • €15,5339
  • 777.775
  • 1880.06
29 Mart 2013 Cuma

Allah düşürmesin

Parti adına Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve Manisa Milletvekili Özgür Özel'in hazırladığı rapor sadece hastalık ve ölüm üzerinden değil birçok konuda cezaevlerini yeniden tartışmaya açmış.
Yatalak, felçli, şizofren, özürlü birçok tutuklunun anlattıklarına da yer verilmiş. Aralarında kendisinin uzaktan kumandayla yönetildiğine inanan da var, son dört yılı hiç hatırlamayan da altı bezlenen de...

Raporda akıl, ruh ve beden sağlığını yok eden unsurlardan bazısı şöyle sıralanmış:
l Tutuklu başına günlük masrafın 4 lira olduğu yemeklerde kalite çok düşük. Pişmiş yemekler birkaç defa yıkanmadan yenememektedir.
l Kanunlara göre gün ışığı süresiyle paralel olması gereken havalandırma süresi keyfi olarak kısıtlanmaktadır.
l Uzun süreli su kesintileri uygulanmakta, sadece belli saatlerde su verilmektedir. Tutuklular tuvalet ihtiyaçlarını su saatlerine göre ayarlamak zorunda bırakılmıştır.
l Yasanın esnekliği sebebiyle 10 saatlik sohbet hakkı bazı cezaevlerinde 1 saate kadar indirilmiştir. Bazılarında ise siyasi tutuklulara sohbet hakkı tanınmamaktadır.
l Hasta olan tutuklular için verilmesi gereken diyet yemek uygulaması bazı cezaevlerinde hiç bulunmamakta bazısında ise şeker hastası ve karaciğer hastasına aynı yemek verilmektedir.
l Kışın ısınma yazın serinleme sorunu yaşanmaktadır. Yalıtımı yapılmamış beton ve demirden oluşan bir binada 45 dereceye varan sıcaklığın ve eksilerde seyreden soğuğun etkisi düşünülmelidir.
l Adli Tıp Kurumu'na sevkler çok geç yapılmaktadır. Rapor almak üzere başvuran tutukluların heyet karşısına çıkma günü geldiğinde yaşamlarını yitirmiş oldukları görülmüştür.
l Bazı hapishanelerde tutuklulara şiddet uygulanmaktadır. Darp raporu almak istediklerinde ise izler geçene kadar sevk izinleri bekletilmiştir.
l Ağırlaştırılmış müebbet cezası çekenler 8 metrekarelik bir hücrede kalmakta, 
1 ila 3 saat arası değişen havalandırma haklarında ise başkalarıyla sohbet etmeleri yasaktır.

TÜRKÜ SÖYLEMEK YASAK
l F tipi hücrelerde en fazla 5 kitap bulundurma hakkı vardır ve yasak yayınlar listesi bulunmaktadır.
l Türkü söylemek, 1 Mayıs'ı kutlamak gibi eylemler disiplin cezası sayılmakta ve 3 disiplin cezası da infaz indirimini ortadan kaldırmaktadır.
l Kültürel, sportif, sosyal ve sanatsal faaliyetler iyi hal şartına bağlanmış dolayısıyla bu haklar sadece kâğıt üzerinde kalmıştır.
l Eşcinsel mahkûmlara ayrımcılık uygulanmaktadır. Hiçbir faaliyetten faydalanamadıkları gibi eşcinsel olduğunun ispatı için istenen rapor pek çok onur kırıcı uygulamayı gerektirmektedir.
l İsteyene imam, haham ve papazla görüşme hakkı sağlanırken Alevi tutukluların dedeyle görüşme talepleri yerine getirilmemektedir.
l Engelliler de gözardı edilmiştir. Görmeyen birinin sesli kitap bulundurmasının yasak olması, çoğu hücre ve koğuşun merdivenli olması örneklerden sadece ikisidir.
l Resim, el işi gibi aktivitelerde kullanılacak basit kırtasiye ürünleri verilmemektedir. Toprak ve doğayla buluşacak alan yaratılmamaktadır.
Ve elbette raporun sonunda ortaya çıkan gereklilik ceza infaz kanununun yeniden düzenlenmesi, tecride son verilmesi, cezaevlerinde tutukluları kaybetmek değil kazanmak üzerine bir anlayışın benimsenmesi, okumayı teşvik etmek, sağlık sorunlarını ciddiyetle ele almak ve bakımı cezaevi koşullarında mümkün olmayan tutukluların tahliye edilmesi olarak sıralanmış...
İyi cumalar efendim... Allah düşürmesin!

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Türkiye'nin en yüksek barajında geri sayım başladı!

Tahtaköprü Barajı'nda korkutan görüntü! Su seviyesi yüzde 2'ye düştü

Milli Deniz Topu'nun test atışı gerçekleşti! Tam isabetle vurdu