• $7,3508
  • €8,9314
  • 438.398
  • 1546.95
03 Temmuz 2011 Pazar

Alaçatı'da son durum!

Hava çok sıcak değil, hatta akşamları soğuk bile denebilir. Deniz buz. Zaten bu bölgenin denizi 'çivi' gibidir, bilirsiniz.
Tüm mekanlar kapılarını açmış müşteri bekliyor ama sezon henüz başlamamış.
'Okullarda kapandı, hay Allah' diye başlayan esnaf muhabbetleri 'Temmuz 10 itibarı ile buralar yıkılır. Ramazandan filan da etkilenmez' diye devam ediyor...
Buralarda biz İstanbullular pek sevilmiyoruz. Bu sevgisizlik durumu da gayet açıkça biliniyor. Belki de Alaçatı için hayırlı bir durum bu. Neden derseniz hemen anlatayım; Özellikle Alaçatı ahalisi İstanbulluları istemiyor, sevmiyor hatta onlardan çok korkuyor. Korkunun sebebi de onlara ait olan bir yerin ele geçirilmesi ve hızla yok edilmesi.
Sık sık Bodrum örneğini veriyorlar.
Aslında İstanbul'dan gelen rağbet sonucu birçoğu para da kazanmış, ama bu durum sevgiye sebep olamamış. 'Buralar hep ahırdı, bataklıktı şu karşında gördüğün taş evi bilmem kim bey 25.000 liraya aldı şuanda 1 milyon dolar ediyor' kahvenin yanında mutlaka edilen muhabbetler arasında başı çekiyor.

ALAÇATI'YI SİZE YEDİRMEYİZ
İstanbulluların açtıkları mekanlar sık sık jandarmaya yapılan 'yüksek ses' şikayetleriyle baskına uğruyor.
Alaçatı çok kuralcı bir yönetime tabi tutuluyor.
Canlı müzik yasak, gece belli bir saatten sonra mekanlar kapanmak zorunda. Bölgenin dışında kalan Aya Yorgi gibi alanlarda 'çılgın geceler' yaşanabiliyor. Bu da aslında Alaçatı'nın hızla tüketilmesine engel oluyor. İnşaat yasakları, sınırlamalar, restoranlara getirilen kurallar mekan sahiplerini zorlasa da yerli, yabancı turiste rahatlık sağlıyor.
'Alaçatı'yı size yedirmeyiz' güdüsü fazlaca hissedilebiliyor.

EMRE ERGANİ'NİN İŞİ ZOR
Gazetelerden takip ettiğiniz üzere İstanbul'un ünlü işletmecisi Emre Ergani, Biber; ortağı Figen Doğusoy ise Nice isimli iki mekan açtı Alaçatı'ya... Gördüğüm kadarıyla sıkı bir denetim altındalar. Tüm gözler üzerlerinde, sürekli hataları, açıkları aranıyor.
Şahsi tahminim; önümüzdeki sezon Alaçatı'da yer açmayabilirler. Çünkü sağlam bir kan uyuşmazlığı var.
Sadece onlar için de geçerli değil bu. İstanbullu olup, gece hayatını iyi bilen ve yaşayan insanlar için Alaçatı'da yabancılaşma yaşamamak imkansız.
Bir şekilde alıştığının, bildiğinin dışında yürüyor buralarda işler.

SAKIZLIHAN'IN DELİSİYİM
İlk defa Alaçatı'nın tam göbeğinde konaklıyorum. Haliyle o ruhu daha iyi algılayabiliyorum.
Otelim Sakızlıhan'ın konumu da tüm olaya hakimiyet sağlayacak cinsten...
Café de Paris, Yaya, Tual, Nice yemek için çoğunluğun tercih ettiği mekanlar. Biber ise Nişantaşı'nda hitap ettiği kesimi Alaçatı'ya da taşımış durumda. Sanırım birçok magazin ünlüsü sırf Biber için burada bulunuyor..
Eda Taşpınar'ın amcasına ait olması sebebiyle şöhretli mekanlardan biri olan El Besso ise özellikle akşam üzeri tercih ediliyor.
Marakesh, Sole Mare gibi yerler sanırım daha çok gençler tarafından tercih ediliyor. Bangır bangır çalan Türkçe-yabancı pop karışık müzikleri ve galonlarla içilen içkileriyle benim dahil olamadığım bambaşka bir zevke hitap ediyorlar.
Yıllardır 'modern kaplıca' olarak hizmet veren Aqua bu yıl Paşalimanı'nda ki yerinden Şifne'ye taşınmış bulunuyor.
Güneşi sıcacık havuzun içinde, elinizde bir kadeh içkinizle batırmanın keyfi eşsiz. Aqua bu yıl gece 01.00'den sonra da açıkmış. Bilmem, gece nasıl olur...
Kum Beach ve benzerleri aynı hız ve kapasiteyle yola devam etmekte.
Alaçatı Port'un içinde bulunan Deli Deli'nin barı da epey ilgi görüyor.

ŞEHİRDEN BUNALAN BURAYA TAŞINIYOR
İlginçtir bu yıl Alaçatı'ya temelli taşınmış birçok arkadaşımla karşılaştım. Yaşadıkları şehirlerle ilişkiyi kesmiş, işleri kapatıp buraya taşınmışlar.
Birçoğu evinin bahçesinde meyve, sebze yetiştiriyor. Birçoğumuzun sonu sayfiye hayatına sığınmak olacak sanki..
Bu 'kaçış' hikayelerinden en ilgi çekicilerinden biri Gözde Dolokay ve Övgehan Oğultürk'ünki...
Hem İstanbul hem de Ankara'da oldukça sosyal, renkli hayatları olan bu karı koca ani bir kararla buraya yerleşiyor. Alaçatı'da Göz LOUNGE adlı bir yer açıyor.
Gözde zevkini, Övge işletme bilgisini katıyor mekana... Özellikle akşam üzeri ve gece 23.00'ten sonra tercih edilen bir mekan...
Geçen gece masalarda duran haşlanmış yumurtalar dikkatimi çekti 'nedir' diye sordum 'İçkiyi fazla kaçırınca hemen bir katı yumurta ye, toparlarsın' dediler... Meğer böyle bir adet varmış, bunu da öğrenmiş oldum...
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, cumartesi günleri Alaçatı'da kurulan pazar insanı buraya taşınmaya ve hatta durmadan, aralıksız yemek pişirme arzusuna sürüklüyor. Şehirlerde muhatap kaldığımız sebzeler ve buradakiler arasındaki fark insanı üzüyor.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler

Herkes memleketinde yaşasaydı illerin nüfusu kaç olurdu?