• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
24 Şubat 2013 Pazar

'Globally Ottoman'

Son günlerde THY’nin yeni uçuş ekibi kıyafetleri ve bazı seferlerde başlattığı alkol yasağı hususları gerek ulusal, gerekse uluslararası medyada haklı olarak çok tartışılıyor. Köşemizin konusu havacılık olduğundan, konuyu bu açıdan değerlendirmezsek görevimizi hakkıyla yerine getirmemiş olacağımızı düşünüyor ve görüşlerimi paylaşmak istiyorum. 

THY’nin son yıllarda inkâr edilemeyecek bir ticari başarı öyküsü var. Bu başarının en önemli sebebiyse yarattıkları marka imajı. Bunu pekiştirebilmek için Kobe Bryant, Lionel Messi, Manchester United, Barcelona ve diğer çok önemli küresel marka değeri olan kişi ve gruplara sponsor oldular. İlaveten zengin ikramlarıyla Türk misafirperverliğinden örnekler sundular. Rekabetin çok yoğun olduğu bir sektörde başarının ayrıntılarda gizli olduğunu bizlere tekrar hatırlattılar. 
Ancak ne var ki ayrıntılarla başarıya gidilen yolda makro tablodan uzaklaşırsanız tökezlemeye başlarsınız. Tıpkı bugünlerde THY’nin yarattığı marka algısının erozyona uğraması gibi… Aslında ilk sinyaller geçtiğimiz yıl yaşanan gerilimli ve agresif işten çıkartmalarla başlamıştı, şimdi de uçuş ekiplerinin kıyafetleri ve bazı seferlerde alkol ikramının kaldırılmasıyla süregeliyor. Tuhaf olan, THY üst yönetiminin gelen tepkilere karşı aldığı tavır ve kamuoyunu yanlış yönlendirmesi. Yabancı basında son haftalarda THY ile ilgili makalelerde sürekli bir muhafazakârlık ve dini kimliğe vurgu yapılmasını takip ediyorum. Korkarım ki bu şekilde bir algı yaratmak ülkemizin en değerli markalarından olan THY’ye ticari anlamda başarı getirmez. Açıkçası tasarlanan örnek kıyafet çalışmalarının basında gündeme gelmesinin hemen ardından, iç hatlarda ‘business class’ yolcularına, 6 hat dışında içki servisinin kaldırılması ve dış hatlarda  8 ülkeye (toplamda 20 hat) içki servisinin yapılmaması, “THY acaba ‘Globally Yours’ sloganını ‘Globally Ottoman’ olarak mı değiştiriyor?” sorusunu aklıma getirdi.

Dünyadan örnekler
THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu’nun Habertürk’te yayınlanan mülakatını izledim. Kendisine bazı bilgiler yanlış iletilmiş. 
Topçu “ABD’de 4 saate kadar olan iç hat uçuşlarda içki servisi yok” dedi. Ancak bu bilgi tamamen yanlış, zira ABD’de tüm iç hat uçuşlarında business (ABD de iç hatlarda first class olarak uygulanır) sınıfında içki ikramı vardır. Ekonomi sınıfında ise ücret karşılığı yapılmaktadır. Bu uygulama çoğu Avrupalı ve diğer havayollarında da benzerdir. İlaveten dünyada birçok düşük maliyetli havayolu kısa uçuşlarda ekonomi sınıfında alkol satışı yaparak ciddi cirolar elde etmektedir. Dubai ve Abudabi merkezli havayollarında bile bir iki katı İslam ülkesine olan seferler hariç alkol servisi zengin bir şekilde mevcuttur. Aynı mülakatta Topçu iç hatlarda az business yolcu olduğunu, alkol yüklemesi yapmanın ticari ve lojistik olarak doğru olmadığına vurgu yaptı. Ticari olarak bu kadar başarılı bir şirketin bir miktar küçük alkol şişesinin yarattığı lojistik ve ticari kayıptan çok, business class doluluğunu arttırma konusuna odaklanması gerekmez mi? İlaveten daha verimli bir gelir yönetimiyle bu küçük giderler kâra bile dönüştürülebilir. Zira uzun hat uçuşlarında THY’yi başarılı kılan en önemli neden zengin ikram çeşitlerinin olmasıdır. Alkol ikramı polemiğiyle THY bu zenginliği kısıtlamaya gidiyor, konuyu dini-politik bir eksene çekerek marka değerine zarar veriyor.
Özetle THY yönetiminin değiştirmeyi planladığı uçuş ekip kıyafet tasarımları ve alkol servisini bazı hatlarda kaldırmasıyla ilgili ortaya attığı gerekçeler ikna edici olmaktan maalesef çok uzak. "Dilerim böyle polemiksel hususlarla harcamak yerine enerjisini sendika, yakıt giderleri, alt yapı yatırımları ve uçuş emniyetini arttırmak gibi çok daha elzem hususlara yoğunlaştırırlar." 
İngilizce bir deyim vardır “If it ain’t broke, don’t try to fix it”, tercüme etmek gerekirse “Bir şey bozuk değilse düzeltmeye çalışmayın.”

11 milyar dolarlık dev
Uzun süredir birleşmesi beklenen American Airlines ve US Airways geçtiğimiz günlerde bu kararı resmen duyurdular. Yeni havayolunun adı  New American Airlines Group CEO’su US Airways’da bu görevi yapan Doug Parker, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ise American Airlines’ın CEO’su Tom Horton olacak. Planlanan birleşme sonrası havacılığın lider ülkesinde 3 mega network taşıyıcısı olacak: United, Delta ve American... Hatırlanacağı üzere birkaç yıl önce United-Continental ile Delta da Northwest ile birleşmişti. 
American-US Airways havayollarının birleşme sonrası ABD’de iç hat uçuşlarında özellikle doğu ve orta-batı kısmında çok güçlü olması bekleniyor. US Airways THY’ninde üye olduğu StarAlliance, American Airlines ise OneWorld ittifaklarına üye. Birleşme sonrasında muhtemelen Star Alliance ABD’li bir üyesini kaybetmiş olacak, zira American Airlines OneWorld grubunun kurucularından olduğu gibi British Airways ile transatlantik uçuşlarında ciddi bir ittifak içinde. Her ne kadar birleşme kararı alınmış olsa bile her iki havayolunun önünde sıkıntılı aylar var. Zira American Airlines Chapter 11 iflas koruması altında ve süreç daha tamamlanmadı. İlaveten sendikalardan onay alma süreci de bayağı zorlu geçecektir. Ayrıca her iki havayolu da toplamda yolcu sayısı sadece %1.5 a tekamül eden business class ve elit kart üyesi sahibi üyelerini bu geçiş sürecinde küstürmemek ve rakiplerine kaptırmamak için azami çaba göstereceklerinin altını çiziyorlar. Zira bu grup havayolunun toplam cirosunun % 26 lık bir bölümünü sağlıyor. Dileriz ki THY de son zamanlarda değiştirdiği alkol ikramı uygulamasında küstürme potansiyelinin yüksek olduğu bu grubun toplam ciroya etkisi üzerinden hareket ediyordur. Tahminlere göre American ve US Airways havayollarının birleşme sürecinin tam olarak sonuçlanması 2-3 yılı bulabilir.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor