• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
12 Ocak 2024 Cuma

Soykırım tescillenecek mi?

İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımı devam ediyor. Her geçen gün ortaya çıkan yeni görüntüler bütün dünyanın insanlığını sorguladığı soykırımı gözler önüne seriyor. Bombaların ve kimyasal silahların hedefi olan, hayatlarını ve uzuvlarını kaybeden, tıbbi imkânlardan yoksun çocuklar, kadınlar, yaşlılar dünya milletlerinin vicdanında derin yaralar açıyor.

Yaşananlar karşısında şimdiye kadar vicdan sahibi insanların seslerini yükseltmek, Filistin'e destek yürüyüşleri yapmak ve İsrail ürünlerinin boykot etmek dışında hiçbir somut adım atılamadı maalesef. Dün itibarıyla insanlığın vicdanını temsil eden tepkilerin yeni bir boyuta ulaştığını söylemek mümkün. Güney Afrika Cumhuriyeti'nin, İsrail'in soykırım sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı davanın ilk duruşması başladı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve bazı milletvekillerinden oluşan heyet duruşmaları takip etmek için Lahey'e gitti.

Uluslararası hukukta bir suçun "soykırım" olarak nitelendirilmesi için birtakım özelliklerin olması gerekir. Birleşmiş Milletler'in 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi; soykırımı, bir ulusal, etnik, ırksal ya da dini grubun kısmen ya da tamamen yok edilmesi amacıyla girişilen fiiller olarak tanımlıyor. Bu fiiller arasında grubun üyelerini öldürmek, grubun üyelerine ciddi fiziksel ya da psikolojik zarar vermek, fiziksel yok oluşu sağlamak üzere tasarlanmış yaşam koşullarına kasten maruz bırakmak gibi Filistin'de her türlüsüne yıllardır tanık olduğumuz fiiller yer alıyor.

Soykırımın ispatlanması en zor uluslararası suçlardan biri olduğunun da altını çizmekte yarar var. Çünkü genellikle bu suçu işleyen birey ya da devletler tespit edilmemesi için gereken önlemleri de alırlar. Yalan propaganda da dünyanın en becerikli işgalcilerinden biri olan İsrail 75 yıldır sistematik biçimde soykırımın yapmasına rağmen bu suçtan mahkum olmadı. Ancak Filistin'de devlet yöneticilerinin söylemleri, yapılan saldırılarda izlenen yöntemler ve vahşi uygulamalar yapılanların soykırım suçu olduğunu gösteriyor. İsrail'in tüm önleme girişimlerine rağmen Gazze'de gazeteciler canları pahasına yaşanan vahşeti dünya kamuoyuyla paylaştı. Bu durum suçun tespitini kolaylaştırdı. Anadolu Ajansı'nın foto muhabirlerinin Gazze'de çektiği fotoğraflar soykırım delili olarak mahkeme heyetine gösterildi.

İsrail'in işlediği soykırımın adalet mercilerine taşınması elbette çok önemli bir adım. Ancak İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımı suçu dünyada insan haklarının ve uluslararası hukukun İsrail için bir anlamı olmadığını gösterdi. Her ne kadar İsrail daha önce kendisiyle ilgili verilen uluslararası hukuk kararlarına uymasa da buradan çıkacak bir soykırım kararı suçun tescillenmesi açısından değer taşıyor.

Ancak bu noktada Uluslararası Adalet Divanı'nın geçmiş uygulamalarına baktığımızda çok da ümitli olmamızı gerektirecek bir durum olmadığını söyleyebilirim. Çünkü Bosna Hersek ile ilgili davada verdiği karar hafızalarımızda halen tazeliğini koruyor. Bosna'da soykırım yapanlara ilişkin kararda suçlular tam olarak cezalandırılmadı. İşgalci İsrail'in yaptıklarının bedelini hukuk önünde ödemesini herkes gibi biz de bekliyoruz. Mahkemeden çıkacak karar ne Filistin'de yitirilen binlerce canı geri getirecek, ne de oradaki insanların acılarını hafifletecektir. Çıkacak adil bir karar ancak ve ancak dünyanın vicdanlı insanlarının aradığı adaletin tecelli etmesini sağlayacaktır. Dünyanın geleceğine dair güvenini tazeleyecektir.

<p>Denizli'deki suç örgütü operasyonunda yakalanan 21 şüpheliden 17'si tutuklandı. </p><p>İl Emniyet

Suç örgütüne yönelik operasyon: 17 kişi tutuklandı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi