• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
17 Kasım 2023 Cuma

İşgalin ve soykırımın bedeli olmayacak mı?

İsrail'in, Gazze'de 41 günde yaptığı soykırım suçunda ağır bir tablo var. Büyük bir yıkımın olduğu saldırılarda soykırımcı İsrail, 4 bin 710'u çocuk, 3 bin 160'ı kadın olmak üzere 11 bin 500 kişiyi katletti. Kuvözdeki, kundaktaki bebeklerin, hastane önünde bekleyen hastaların, haber yapan gazetecilerin, arama kurtarma ekiplerinin, BM çalışanlarının, sağlık görevlilerinin, evlerinden ettikleri insanların başlarına bomba yağdırdılar. İsrail'in bu suçlarını insan olan yapmaz. Ancak Kur'an-ı Kerim'de "hayvanlardan da aşağıda" olan insan grubu olarak bahsedilen "belhüm adal" olanlar yapabilir.

Hastanelere saldırmak savaş suçu sayılmasına rağmen işgalci İsrail, Gazze'de bulunan 34 hastanenin tamamına saldırdı. Ayakta kalan birkaç hastane dışındaki tüm hastaneler hizmet veremeyecek duruma getirildi. Gazze Şeridi'nde ayakta kalan Şifa Hastanesi, Siyonist İsrail askerleri tarafından önce bombalandı, sonra kuşatıldı. "Filistinli silahlı grupların" üssü olduğu iddiasıyla hastane işgal edilerek, sözde deliller arandı. Gerçekten de insanlık tarihinin en vahşi saldırıları bile İsrail'in bu yaptıklarının yanında daha masum kalır. Dünyanın başka bir yerinde hastaneler bombalansa ve sonra işgal edilse dünya ayağa kalkardı. Ancak suçlu işgalci olan İsrail, zulme maruz kalanlar da Filistinli Müslümanlar olunca emperyalistler görmezden geliyorlar.

Irak'ı da gerçekte olmayan kimyasal silahları gerekçe göstererek işgal etmişlerdi. Sözde demokrasi getirmek için girdikleri Irak'ı yıktılar, 1 milyon sivili katlettiler ve günün sonunda ortada herhangi bir kimyasal silahın olmadığı ortaya çıktı. Aynı propagandayı işgal etmek istedikleri başka ülkeler için de kullandılar. Gazze'de de katliama başladıklarından itibaren benzer yalanlar ve propaganda yöntemleri kullanarak soykırımı ve işgali meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

İşgalci İsrail'in hastanelere saldırılarına gerekçe olarak kullandığı argümanlar ile soykırımı meşrulaştırma faaliyetleri yeni bir durum değil. Neredeyse 75 yıldır aynı gerekçelerle soykırım yaptılar, aşama aşama Filistin topraklarını işgal ettiler. İsrail için uluslararası hukuk kuralları, ahlaki değerler ve insan hakları kendi çıkarları söz konusu olduğunda değersiz birer kavramdır.

Siyonist İsrail'in ilk Dışişleri Bakanı ve ikinci Başbakanı Moşe Şaret günlüklerinde İsrail'in hukuk tanımazlığının ve pervasız biçimde cinayet işlemelerinin nedenlerini şöyle anlatıyor:

"Gözümüzün önünde günbegün yerleşen olgu, hukukun çiğnenmesine ve ahlaki düşkünlüğe karşı artık hiçbir duyarlık kalmamış olmasıdır... Bizler için hukuku çiğneyen bir devlet alışılmamış bir şey değildir... Ahlaki sorunlara, ahlaki açıdan değil, pragmatik açıdan yaklaşıyoruz. Bir keresinde İsrail askerleri kör intikam hırsıyla birkaç Arap'ı öldürmüştü... Bu olaydan hiçbir ders çıkarılmadı, hiç kimsenin rütbesi indirilmedi. Kimse görevinden alınmadı. Sonra Kafr Kassen olayı gerçekleşti... Sorumlular bundan da hiç ders almadı. Ancak bu kamuoyunun, polisin, ordunun olaylardan hiç ders çıkarmadığı anlamına gelmez; çıkardıkları ders Arap kanını serbestçe akıtabilecekleri oldu..."

Gerçekten de işgalci İsrail'in son soykırım dahil 75 yıldır yaptığı katliamlardan ve işlediği sayısız cinayetten çıkardığı tek ders Filistinlilerin kanını akıtmanın hiçbir bedeli olmadığıdır. Bu nedenle insanlık dışı suçlarının ve barbarlığının derecesini her geçen gün artırıyor. Medeni dünyanın desteğiyle hukuk kurallarını ve tüm insani değerleri ayaklar altına alıyor. İnsan ve yaşam hakkı ilkelerini tanımayan ve orman kanunlarına göre davranan bir terör devleti durumundan rahatsızlık duymuyor.

<p>Şanlıurfa'da silah ve mühimmat kaçakçılarına yönelik operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. İl J

Şanlıurfa'da silah kaçakçılığı operasyonu: 5 gözaltı

70 bin TL'den başlıyor: Kaçıran pişman oluyor! İşte adeta kapış kapış giden otomobiller

Tokat'ta bir garaj alev alev yandı! 4 araç kullanılamaz hale geldi

Polonya'nın güneyi beyaza büründü