• $28,9185
  • €31,311
  • 1881.47
  • 8087.24
3 Temmuz 2023 Pazartesi

Gezi Kalkışmasının “Endişelilerinden” Fransa'da Eylemler

Fransa'nın başkenti Paris'in banliyösü Nanterre'de 27 Haziran'da bir polis memuru Cezayir asıllı 17 yaşındaki Nael M.'e ateş ederek hayatını kaybetmesine neden oldu. Paris'te başlayan eylemler ülke geneline yayıldı. Polisin orantısız şiddet kullandığı eylemlerde olağanüstü hal uygulanması tartışılıyor. Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin "OHAL ilan etmemiş olmanız, elimizde imkânların olmadığı anlamına gelmez" diye konuşarak "Hiçbir ihtimali göz ardı etmediklerini" söyledi. Darmanin, ayrıca şiddet eylemleri yapmak için sosyal medyayı kullanan herkes hakkında dava açacaklarını ifade etti. Türkiye'de gezi kalkışması başta olmak üzere birçok şiddet olayını destekleyen Fransa'nın olağanüstü hal, sosyal medya kullanıcılarına dava ve hiçbir ihtimali gözardı etmeme tutumu iki yüzlü politikalarının bir göstergesidir.

Fransa Adalet Bakanı çocukları protestolara karışan ebeveynlere 2 yıl hapis ile 30 bin avro para cezası verileceğini söyledi. Gezi kalkışmasında "gezinin güzel çocukları" güzellemesi yapan ülke şimdi eylemlere katılan çocukların ailelerine 2 yıl hapis cezası ve 30 bin avro para cezası verileceğini söylüyor. Türkiye'de olsa ABD, AB kurumları, insan hakları örgütleri ve uluslararası sendikalar sürekli açıklama yaparlardı. Uluslararası raporlarda Türkiye aleyhine sayısız eleştiri dile getirirlerdi. Fransa'da olduğu için 'ulusal güvenlik' gerekçesiyle yapıldığı kabul edilecek ve insan haklarına aykırılıklar görmezden gelinecek.

Eylemlere ilişkin ilginç bir tepki de polis sendikalarından geldi. Fransa'da iki polis sendikası olan UNSA Police ve Alliance Police ortak açıklama yaptı. Eylemleri "savaş" olarak niteleyen sendikalar açıklamalarında "Bu vahşi kalabalık karşısında artık sükuneti aramak yeterli değil, (sükunet) empoze edilmelidir" ifadelerini kullandı. Daha önce çalışma yasasına yönelik eylemler, sarı yeleklilerin eylemleri ve emeklilik yaşının 64'e çıkarılması nedeniyle yapılan eylemlerde de benzer şiddet görüntülerini tüm dünya görmüştü.

Türkiye'de terör örgütlerine verilen destek eylemlerine bile güvenlik güçleri müdahale etse batılı ülkeler, AB kurumları ve uluslararası örgütler habbeyi kubbe yaparak anında Türkiye'ye tepki verirler. Tüm dünyayı Türkiye'ye tepki vermeye davet ederler. Yetmez, AB İlerleme raporlarına ve insan hakları raporlarına Türkiye'ye dair yanlış ifadeler yazarlar. Türkiye'yi suçlamak için yarışa giren ülkelerde demokratik eylemler olduğunda aşırı güvenlikçi politikalar uygularlar. Ulusal güvenliklerini gerekçe göstererek demokrasiyi rafa kaldırırlar. Ama sorsanız onlar demokratik!, Türkiye otokratik! bir ülke. Ancak iş söyleme değil eyleme dönüştüğünde oluşturdukları algının tersine batılı ülkelerin ne kadar demokratik! olduğunu görürüz.

Sonuç olarak ne olacak? Gezi eylemlerinde olduğu gibi CNN, BBC, Reuters ve benzeri uluslararası medya kuruluşlarının savaş muhabirleri 24 saat canlı yayın yapmayacak. Gezi eylemlerinde olduğu gibi Avrupa başkentlerinden ardarda "endişeliyiz" açıklamaları yapılmayacak. Protesto haklarını kullananlara yönelik polis şiddetini insan hakları örgütleri görmeyecek. Peki eylemcilerin seyri nasıl olacak? Fransa Hükümeti, bu eylemleri bahane ederek zaten yükselen yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı politikalarını artırırsa durum daha da kötüye gidebilir. Biz Fransa'da yaşayan başta Cezayirliler olmak üzere tüm yabancılar için endişeliyiz. Acaba Fransa, ülkesindeki bu eylemlerle ilgili olarak gezi kalkışmasındaki kadar endişe duyuyor mu?

<p>Mardin kırsalında gerçekleştirilen Kahramanlar-32 Operasyonunda biri kırmızı kategoride olmak üze

Mardin'de 'Kahramanlar' operasyonu

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti