• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
26 Ağustos 2021 Perşembe

Zenofobinin yalnızca objesi değişiyor

B.

Her ne kadar, tahkir edilmesi meşru olanların hangisinin diğerlerinden daha meşru şekilde tahkir edilebileceğini ortaya koyan yazılı bir kaide ortaya konmuş değilse de, gayrı metluv bir kaideler bütünü üzerinde hemen her topluluk ittifak etmektedir.

Ne demek istediğimi açıkça ortaya koymamı sağlayacak üç beş örnek aklıma gelmedi değil. Velakin yazmaya cesaret edemedim. Bu haseple bundan sonrasını siz kıymetli okurlarımızın ferasetine havale ederek devam etmek mecburiyetindeyim.

Ülkemiz zenofobiklerinin de üzerinde ittifak ettikleri yazılı olmayan kurallar vardır.

Elbette Zenofobi de bir sektördür ve bu sektörün köşe başlarını tutmuş, ekmeğini yiyen "image maker"lar vardır.

Onların işaret ettikleri dini-etnik yapılar dönemsel olarak tahkire daha müstehak kabul edilir ve tahkirin objesi haline getirilirler.

Şu günlerde Afganistan göçmenleri revaçta.

Hanidir "Suriyeli" sözcüğünü zebanına vird edinenlerin dünyası, Asya'nın rengarenk kumaşlarını taşıyan çocukları ile renklendi bu sayede.

Şu sıralar "Suriyeli" demeye ara verdiler.

Esasen kendilerinden şikayet etmeyi en çok istedikleri iki topluluk var ki, tahkir edilmesi kamuoyunda eskisi kadar meşru karşılanmadığı için açık açık tahkir edilmemektedirler.

Bunların Kürt ve Roman vatandaşlarımız olduğunu sanırım henüz okurken anlamışsınızdır.

Yazıyı ferasetinize havale ederek sürdürmek, bendenizde böyle bir itimat hissi oluşturdu.

Zenofobinin yalnızca objesinin değiştiğini, içerik itibariyle herhangi bir farklılığının olmadığını büyük bir inanmışlıkla iddia edebilirim.

Evet, Türk milleti tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde de Batı'ya akan bir nehirdir.

Önümüzü garba, arkamızı şarka döndük. Bila şüphe böyledir.

Bu sebeple Batılılaşmayı kendine şiar edinen herkes için bulunduğu noktanın bir metre doğusu bir metre batısından daha sevimsizdir.

Doğuya ait kabul edilen her türlü alamet bu sebeple Zenofobinin objesi olabilir. Ten rengi, aksan, hal-tavır....

Batı'ya yöneltilmiş bir ırkçılık imal edilemez bundandır ki memleketimizde.

Ahlaklı olan zaten üretmez de, ahlaksız olan da ağzı açık ayran budalası gibi Batı'ya serfuru ederken bir yandan, diğer yandan Doğu'ya çifte atmanın derdindedir.

Gelgelelim, ırkçılığı ırkçılık suretinde yapmak, günümüz ahlak kanonu açısından merdut bir şeydir.

Bu sebeple alenen Kürt yahut Roman düşmanlığı yapamazlar.

Bunu Ulus devlet kalıpları üzerinden anlamlandırıp, pasaport üzerinden bir karşıtlık yahut düşmanlık üretmeyi kendilerince açık gözlü bir tutum olarak benimsemiş; içlerindeki yabancıya olan düşmanlık hissini tatmin etmek üzere farklı milletlerin evlatlarını tercih eder olmuşlardır.

Velakin dem gelip de, o derunlarında taşıdıkları ve hiçbir zaman kendisinden pişman olmadıkları Kürt düşmanlığı ağızlarından çıkıverince bunu te'vil etmenin kırk yolunu aramaktadırlar.

Uzun uzun izah etmenin alemi yoktur.

Sizler zenofobiksiniz!

Evet burası Türkiye Cumhuriyeti. Burada Romanlar ve Kürtler yaşarlar.

İşinize gelirse....

<p class='MsoNormal'>Gülenay Kalkan, geçen sezon FOX dizisi Yasak Elma'da Feride  karakteriyle izley

'Yasak Elma'dan neden ayrıldığını Akşam'a açıkladı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor